İçinde İNCELEM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "incelem" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde incelem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu incelem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında incelem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

İNCELEMECİLİK

10 harfli kelimeler

İNCELEMECİ, ÖNİNCELEME, YİNCELEMEK, ZİNCELEMEK

9 harfli kelimeler

İNCELEMEK

8 harfli kelimeler

İNCELEME

7 harfli kelimeler

İNCELEM

Bazı kelimelerin anlamları

İNCELEM

Bir konuyu incelemek ya da bir durumu saptamakla görevlendirilen kişice hazırlanmış, yazılı açıklama ve görüşler.

ÖNİNCELEME

Bir araştırma konusunda ön bilgilerin yetersiz olduğu durumlarda başvurulan ve konunun içerimlerini saptamaya yarayan kılavuz inleme.

ZİNCELEMEK

Üzmek.

İNCELEMEK

Bir işi veya bir şeyi ele alıp özelliklerini, ayrıntılarını inceden inceye, özenli bir biçimde anlamaya, öğrenmeye çalışmak, tetkik etmek.

İNCELEMECİLİK

İncelemeci olma durumu.

YİNCELEMEK

Sarsmak.

İNCELEME

İncelemek işi, tetkik. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma.

İNCELEMECİ

İnceleme yapan kimse.

  -   -   -  

Anlamında İNCELEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNCELEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜŞÜNMEK

Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

EZBERE

Ezberleyerek, bir yerden okumayarak, bir yere bakmayarak. Aslını, gerçeğini anlamadan, bilmeden, düşünmeden, incelemeden.

GEZMEK

Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.

GASTROSKOPİ

Gastroskopla yapılmış olan inceleme.

FELSEFECİ

Felsefe incelemeleri yapan kimse. Felsefe öğretmeni.

ÇÖZÜMLEMEK

Çözümleme yoluyla bir şeyi incelemek, tahlil etmek, analiz etmek. Anlamı ve niteliği anlaşılamayan bir konuyu açıkladıktan sonra sonuca bağlamak, tahlil etmek, analiz etmek.

DERİNLEŞTİRMEK

Derin duruma getirmek. Ayrıntılarına kadar incelemek, derinliğine incelemek.

EKSPERTİZ

Bilirkişi tarafından yapılmış olan inceleme.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

ELEŞTİRİ

Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

DİYALEKTİK

Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören akıl yürütme yöntemi, eytişim.

FİLOLOJİ

Dili ve yazılı belgeleri dil ve tarih açısından inceleme. Dil bilimi.

ETÜT

Herhangi bir konuda yapılmış olan inceleme, araştırma. Belli bir konuyu inceleyen, araştıran eser veya yazı. Ön çalışma. Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışmaları, mütalaa, müzakere.

ÇALIŞTAY

Bilim adamlarının ve uzmanların bir konuda ön hazırlık yapmak üzere katıldığı inceleme ve değerlendirme toplantısı.

FRENOLOJİ

Kafatasının biçimine bakarak insanın karakterini ve zihinsel yeteneğini inceleme.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

BİYOPSİ

Mikroskopta yapısını incelemek amacıyla canlıdan bir doku parçası alma.

BATİSKAF

Deniz diplerinde inceleme yapmak için kullanılan araç.

DENETLEMEK

Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük