İçinde İKİLİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ikili" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ikili bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ikili ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ikili olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DİKİLİVERMEK

11 harfli kelimeler

BÜYÜKDİKİLİ, DİKİLİVERME, KÜÇÜKDİKİLİ

10 harfli kelimeler

KIRKİKİLİK, DİKİLİKAYA, İKİLİBİRLİ

9 harfli kelimeler

MALİKİLİK, DİKİLİTAŞ

8 harfli kelimeler

İKİLİKLİ, ONİKİLİK

7 harfli kelimeler

DİKİLİŞ, DİKİLİK

6 harfli kelimeler

DİKİLİ, İKİLİK, İKİLİM

5 harfli kelimeler

İKİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

İKİLİ

İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda iki işareti bulunan (kâğıt veya pul). İki taraf arasında yapılmış. İki kişiden oluşmuş topluluk. İkili bahis. İki çalgı veya iki ses için düzenlenmiş müzik parçası, düet.

DİKİLİKAYA

Eskişehir ilinde, Çifteler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

DİKİLİŞ

Dikilme işi.

ONİKİLİK

Bir malın on iki tanesi. II. Mahmut zamanında basılan bir altın para.

İKİLİKLİ

Kuması olan kadın.

İKİLİK

İki değişik kullanımı veya uygulaması olma durumu. Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, tefrika. Görüş veya düşüncede ikiye bölünmüş olma durumu, anlaşmazlık. Birlik notanın yarı süre değerindeki nota. İki kuruşluk gümüş akçe. İkisi bir arada, iki taneden oluşmuş, iki tane alabilen.

DİKİLİTAŞ

(Mimarlık) Önemli bir olayın ya da bir utkunun anısı için dikilmiş tek parça yüksek taş. Dikine yerleştirilmiş, tek parça taştan yapılmış anıt. Adana ilinde, Kozan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Adana şehri, Kösreli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Adıyaman şehri, Kızılin nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Ankara kenti, İkizce nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İçel kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Seydişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Niğde şehri. Sivas kenti, Yavu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

İKİLİBİRLİ

Elma, armut, ceviz ve benzerleri şeylerin bir kilosunun, buğday, pirinç ve benzerleri şeylerin iki kilosuyla değiştirilmesi işlemi. İki pay birine, bir pay birine verilerek yapılan ortaklık.

KÜÇÜKDİKİLİ

Adana ili, Seyhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DİKİLİ

Dikilmiş olan. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

BÜYÜKDİKİLİ

Adana şehrinde, Seyhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

MALİKİLİK

Maliki mezhebi.

DİKİLİVERMEK

Ansızın veya çabucak dikilmek.

KIRKİKİLİK

Namlusu 42 milimetre çapında olan bir tabanca türü.

DİKİLİVERME

Dikilivermek işi.

DİKİLİK

Yün ve tiftikten bükülerek yapılan ince ip.

  -   -   -  

Anlamında İKİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İKİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MEYVELİK

Meyve ağacı dikili, belirli büyüklükte yer, yemişlik. Meyve konulan kap, yemişlik.

PENCÜDÜ

Zarla oynanan oyunlarda zarların üst yüzünün birinin beşli, öbürünün ikili gelmesi, beş iki.

DOLMEN

İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı.

ANLAŞMAZLIK

İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.

CİHARIDÜ

Zarla oynanan oyunlarda zarlardan birinin dörtlü, öbürünün ikili düşmesi.

REASÜRANS

İkili sigorta.

PİRAMİTÇİK

Eski Mısır piramitlerinde ve dikili taşlarında tepelik olarak yer alan küçük piramit.

KONÇİNA

İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları.

ÖĞLENCİ

İkili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı.

FLORÜR

Florun başka bir elementle verdiği ikili birleşik.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

HARÇ

Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

KUKULETA

Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık.

ÇİFTE

İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

ÇİFTLENMEK

İkili duruma getirilmek.

GERÇEKLİK

Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.

DİP

Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü. Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü. Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı. Taban. Arka, kıç.

OBELİSK

Dikili taş.

SABAHÇI

Nöbeti sabaha doğru olan veya sabaha rastlayan kimse. İkili öğretim yapan okullarda öğleden önce ders gören öğrenci, öğlenci karşıtı. Uyumadan sabahı bulan kimse.