İçinde HEP geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hep" olan, toplam 100 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hep bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hep ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hep olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ENTEROHEPATİTİS, GASTROHEPATİTİS, HEPATNAVİRÜSLER, HEPATOSPLENİTİS, SPLENOHEPATİTİS

14 harfli kelimeler

HEPADNAVİRİDAE, HEPATOHÜCRESEL, HEPATOLİTYAZİS, HEPATOPANKREAS, HEPATOSELLÜLER, HEPATOVİRÜSLER, HEPATOZOONOZİS, PLÖROHEPATİTİS

13 harfli kelimeler

EKSTRAHEPATİK, HEPATOBLASTOM, HEPATOKUPREİN, HEPATOTOKSEMİ, PERİHEPATİTİS, SEROHEPATİTİS

12 harfli kelimeler

HEPATİZASYON, HEPATOCYSTİS, HEPATOFLAVİN, HEPATOMEGALİ, HEPATOPORTAL, HEPATOPTOZİS, HEPATOTERAPİ, HEPATOTOKSİK, HEPATOTOKSİN, MEGALOHEPATİ

11 harfli kelimeler

HEPATOLOJİK, MEZHEPÇİLİK, HEPATEKTOMİ, HEPATİKOLOZ, HEPATOGRAFİ, HEPATOJENİK, PERİHEPATİK

10 harfli kelimeler

HEPATİCOLA, HEPATOLOJİ, HEPATOPATİ, HEPATORAFİ, HEPATOZOON, HEPŞELEMEK

9 harfli kelimeler

HEPATALJİ, HEPATİKUS, HEPATİTİS, HEPATOLİT, HEPATOSİT, HEPATOZİS, HEPÇİLLİK, HEPÇİRMEK, HEPELEMEK, HEPHEPİNE, HEPİLEMEK, HEPTOZLAR, HEPYÜKSEL

8 harfli kelimeler

MEZHEPÇİ, MÜZEHHEP, HEPÇEKEN, HEPÜCÜĞÜ, HEPYENER, HERHEPSİ

7 harfli kelimeler

HEPATİT, HEPARİN, HEPATİK, HEPATOM, HEPEDEK, HEPENEK, HEPENGH, HEPENGİ, HEPİCİK, HEPPİSİ

6 harfli kelimeler

HEPÇİL, HEPTEN, HEPYEK, MEZHEP, HEPCEK, HEPENK, HEPEYH, HEPEYİ, HEPGÜL, HEPİCİ, HEPİSİ, HEPLEM, HEPSEM, HEPŞEN, HEPTOZ, MERHEP

5 harfli kelimeler

HEPSİ, HEPAR, HEPEK, HEPEN, HEPER, HEPİS, HEPİT, HEPİY, HEPPİ, HEPTA, HEPÜK

4 harfli kelimeler

HEPİ

3 harfli kelimeler

HEP

Bazı kelimelerin anlamları

HEP

Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak. Sürekli olarak, her zaman, daima.

HEPATOVİRÜSLER

İnsan hepatitis A virüsünün de bulunduğu, Picornaviridae ailesinde bir virüs cinsi.

EKSTRAHEPATİK

Karaciğerin dışında olan veya bulunan.

HEPATOZOONOZİS

Köpeklerde Hepatozoon canis‘in neden olduğu, Rhipicephalus sanguineus türü kenelerle bulaşan, aralıklı ateş, hafif anemi, kaslarda aşırı duyarlılık, irinli göz ve burun akıntısı, bazen ishal gibi belirtilerin görüldüğü enfeksiyöz, bazen öldürücü hastalık.

HEPATOBLASTOM

Embriyonel dönemdeki hepatositlere benzeyen hücrelerin, küçük, düzensiz kordonlar ve portal alanları bulunmayan kümeler oluşturması ve alfa fetoprotein düzeyinin yükselmesiyle belirgin, yeni doğmuş ve gençlerde görülen kötücül karaciğer tümörü.

GASTROHEPATİTİS

Mide ve karaciğerin yangısı.

HEPATOHÜCRESEL

Karaciğer hücrelerini etkileyen veya karaciğer hücrelerine ait, hepatosellüler.

HEPATOSELLÜLER

Hepatohücresel.

SPLENOHEPATİTİS

Dalak ve karaciğerin yangısı.

HEPATOSPLENİTİS

Karaciğer ve dalağın yangısı.

HEPATOPANKREAS

Salyangozlarda bulunan ve trematodların sporokist evreden serker evresinea geçtiği glanduler organ. Birçok omurgasız hayvanlarda bulunan bir sindirim bezi olup yüksek yapılı hayvanlardaki karaciğer ve pankreasın görevine benzer bir görevi vardır.

ENTEROHEPATİTİS

Karaciğer ve bağırsağın birlikte yangısı. Karabaş hastalığı.

HEPADNAVİRİDAE

İnsanlarda hepatit B hastalığına ve karaciğer tümörlerine sebep olan, 42 nm çapında, çift iplikli DNA içeren, kılıflı, kapsidi ikozahedral şekilli, bir virüs familyası. Hepatnavirüsler.

PLÖROHEPATİTİS

Karaciğere yakın göğüs zarı yangısıyla birlikte seyreden karaciğer yangısı.

HEPATNAVİRÜSLER

İnsan hepatit B virüsü ve hayvanlardaki hepatit B virüs benzeri virüsleri bünyesinde bulunduran, kısmi çift iplikli DNA genom yapısına sahip, zarflı ve yaklaşık 42 nm büyüklüğe sahip virüslerin oluşturduğu aile, Hepadnaviridae.

HEPATOLİTYAZİS

Karaciğerde ve safra kesesinde taş oluşumu.

  -   -   -  

Anlamında HEP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIVILDAŞMAK

Hep birden cıvıldamak.

CEMAN

Toplam olarak, hepsini içine alarak.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

CEMİ

Bütün, hep.

BENBENCİ

Kendini çok öven, hep kendinden söz eden, kibirli, gururlu.

BOŞALTMAK

Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.

BİYOKATALİZÖR

Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.

CUMHURCA

Toplu olarak, hep birlikte.

BAĞRIŞTIRMAK

Bağırmasına yol açmak, hep birden bağırtmak.

BÜTÜN

Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

ARYANİZM

IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.

BANKO

İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.

BİLUMUM

Bütün, hep, kamu, . -in hepsi.

BİLCÜMLE

Bütün, hep.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

BİRLİKTE

Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

BENLİKÇİ

Her konuda hep kendini ileri süren, hep kendinden söz eden. Benlikçilik yanlısı olan.

BİRDEN

Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.

BENGİ

Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz, ebedî. Ege ve Güney Marmara bölgesinin halk oyunlarından biri.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.