İçinde HAVUZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "havuz" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde havuz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu havuz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında havuz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

HAVUZLANMAK

10 harfli kelimeler

HAVUZCULUK, HAVUZLAMAK, HAVUZLANMA, HAVUZLUÇAM

9 harfli kelimeler

HAVUZLAMA, HAVUZBAŞI, HAVUZDERE

8 harfli kelimeler

HAVUZCUK, HAVUZSUZ, HAVUZKÖY

7 harfli kelimeler

HAVUZCU, HAVUZLU, ÇAHAVUZ

5 harfli kelimeler

HAVUZ

Bazı kelimelerin anlamları

HAVUZ

Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.

HAVUZLUÇAM

Kilis şehrinde, Elbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

HAVUZCU

Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli. Havuz yapan kimse.

HAVUZLANMAK

Gemi, onarılmak için havuza çekilmek.

HAVUZBAŞI

İzmir ili, Çırpı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehri, Ömerli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

HAVUZDERE

Yalova ilinde, Altınova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HAVUZLAMAK

Gemiyi onarmak için havuza çekmek.

HAVUZSUZ

Havuzu olmayan.

HAVUZLU

Havuzu olan.

HAVUZLANMA

Havuzlanmak işi.

HAVUZCUK

İdrar borularının böbrekle birleştikleri yerde huni biçimindeki genişlik.

HAVUZCULUK

Havuzcunun yaptığı iş.

HAVUZLAMA

Havuzlamak işi.

HAVUZKÖY

Gaziantep şehrinde, Yavuzeli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÇAHAVUZ

Akbaba.

  -   -   -  

Anlamında HAVUZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAVUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SULUK

Öğrencilerin okula su götürdükleri kap. Oda içinde yıkanmak için ayrılmış küçük yer, gusülhane. Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap. Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen. Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz. Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. Kuş kafeslerinde su konan kap.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

ASLANAĞZI

Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.

NİLÜFER

Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea). Bursa iline bağlı ilçelerden biri.

ŞADIRVAN

Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz.

AVGUN

Üstü açık sarnıç. Üstü kapalı veya açık su yolu, ark, bahçe duvarlarında açılan su deliği. Lâğım. Kanalla gelen suyun çeşmelere ayrılacağı yerde biriktiği küçük taş havuz. Sulak, bol sulu yer. Esas arktan ayrılan su yolunda açılıp, kapatılan yer, kapak. Birkaç kere sürülüp kabartılmamış tıkız tarla Avgun olan yerde ekin olmaz. Boğasak, boğa istiyen inek: Bizim inek avgun olmuş. Ayçiçeği. Avcılıkta kuşlara kurulan tuzak. Su kanalı (Çayağzı). Yer altındaki su yolu.

CANKURTARAN

Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.

ATRİYUM

Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.

LOK

Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.

JAKUZİ

Sağlık havuzu.

ABIKEVSER

Cennette bulunduğuna inanılan ırmak, havuz veya çeşmenin suyu.

ALTINBALIK

Sazangiller familyasından olup, çeşitli solucanlara arakonakçılık eden balık türü; havuz balığı, kırmızı balık, kırmızı havuz balığı. Sivrisinek kurtçuklarını yediği için bir bakıma yararlıdır.

TUZLA

Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Tuzlak.

GÖLET

Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet. İçinde ham deri ıslatılan taş havuz.

KABANA

Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.

BİKİNİ

Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi.

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.

KEVSER

Cennette bulunduğuna inanılan kutsal ırmak, havuz veya çeşme.

LİVAR

Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.

PİSİN

Yüzme havuzu.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük