İçinde ERECEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "erecek" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde erecek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu erecek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında erecek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ERECEK

Çanakkale şehrinde, Ayvacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan kenti, Cengerli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya şehrinde, Yazıhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ili, Şehitnusretbey bucağına bağlı bir bölge.

VERECEK

Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

VERECEKLİ

Birine vereceği olan, borçlu, alacaklı karşıtı. Birinden para yönünden veya iyilik vb. yardımlar görerek borçlanan (kimse), medyun.

BERECEKDOR

Projektör.

  -   -   -  

Anlamında ERECEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERECEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LİKİDE

Alacak ve verecekleri hesaplayarak sonucu belirlenmiş.

HUKUK

Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.

ALACAK

Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

HAKLAŞMAK

İki taraf birbirine hakkını verip alacak verecekleri kalmamak, ödeşmek.

BORÇLU

Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.

KİRLETMEK

Kirli duruma getirmek, pisletmek. Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek. Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek.

MEDYUN

Verecekli, borçlu.

İŞLERLİK

Gereken sonucu verecek nitelikte çalışma durumu.

İSLİ

İsi olan, islenmiş, is bulaşmış. İs verecek bir biçimde (yanmak).

KREŞENDO

Çalgıların giderek daha yüksek ses verecek biçimde çalınma durumu.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

KÖTÜLÜK

Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış ya da söz.

KIŞKIRTMA

Kışkırtmak işi, tahrik. Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.

ALACAKLI

Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.

KORUGAN

Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan, korunmaya elverişli, kare biçimindeki ev. Ateş etmeye imkân verecek biçimde hazırlanmış delik ve mazgalları bulunan yer.

KOLTUKLAMAK

Koltuğu altına almak. Kıvanç verecek biçimde övmek, koltuklarını kabartacak sözler söylemek, pohpohlamak. Koltuğa girmek.

HİJYEN

Sağlık bilgisi. Sağlık koruma, hıfzıssıhha. Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü.

DIRDIR

Bezginlik verecek biçimde söylenen söz.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.