İçinde EMÜ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "emü" olan, toplam 65 tane kelime bulunuyor. İçerisinde emü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu emü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında emü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

EMÜLSİYONLAYICI

11 harfli kelimeler

ÇEMÜLLENMEK, ÇEMÜRLENMEK, DEMÜRLENMEK, EMÜLSİFİYER, PREMÜNİSYON, TEMÜZCEGİNE

10 harfli kelimeler

DEMÜRLEMEK

9 harfli kelimeler

BELDEMÜRÜ, ÇEMÜLEMEK, EMÜLGATÖR, EMÜLSİYON, EMÜLZİYON, TEMÜRTAHT, UZUNTEMÜR

8 harfli kelimeler

BEKTEMÜR, CETLEMÜK, ÇİYSEMÜK, DEMÜRLEK, ECEREMÜK, EYİDEMÜR, GEMÜRMEK, GEMÜRÜYH, GEVŞEMÜK, SEMÜRMEK, SÖYLEMÜK, TEMÜRAĞA, TEMÜRKÖY, VEZLEMÜK

7 harfli kelimeler

ALTEMÜR, BELEMÜR, BÖREMÜT, ÇEREMÜK, ÇİSEMÜK, DELEMÜT, KEÇEMÜK, KEMÜCEK, NEMÜSLÜ, TELEMÜK, TEMÜKLÜ

6 harfli kelimeler

ECEMÜK, ELEMÜK, ELEMÜT, EMÜŞÜK, EREMÜK, INEMÜK, İŞEMÜK, KEMÜRE, MEMÜLÜ, ÖZEMÜK

5 harfli kelimeler

ÇEMÜT, DEMÜR, GEMÜK, KEMÜK, KEMÜS, KEMÜŞ, MEMÜK, MEMÜZ, SEMÜR, SEMÜZ, TEMÜS, TEMÜZ

4 harfli kelimeler

DEMÜ, GEMÜ

3 harfli kelimeler

EMÜ

Bazı kelimelerin anlamları

EMÜ

Hala.

EMÜLZİYON

Bir sıvı parçacıklarının yine bir sıvı içinde dağılması. Bir sıvı parçacıklarının yine bir sıvı içinde dağılması. bk süspansiyon.

PREMÜNİSYON

Konağın parazitlerle enfeksiyonunda, var olan enfeksiyon sayesinde reenfeksiyona veya süperenfeksiyona direnç göstermesi, konkomittant bağışıklık.

BELDEMÜRÜ

Toprağı sürmeye yarayan tarım aleti, bel.

ÇEMÜLLENMEK

Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.

DEMÜRLENMEK

Perçinlenmek, kenetlenmek. Bukağılanmak.

EMÜLSİYONLAYICI

Emülsifiyer.

EMÜLGATÖR

Bir gıda katkı maddesinde yağ ve su gibi iki veya daha fazla fazın karışımlarının katmanlara ayrılmasını önlemeye yardım eden maddeler. Süt ikame yemi gibi suya karıştırılarak çoğaltılıp kullanılacak maddelerin ortamda bağdaşık bir biçimde dağılmasını sağlayan, yemlere katılarak onların kararlı emülsüyon durumuna gelmesini sağlayan lesitin, mono ve digliserit gibi maddeler. Bir gıda maddesinde, yağ, su ve benzerleri iki veya daha fazla farklı fazın bağdaşık karışımını sağlayan veya sabit tutan madde.

EMÜLSİYON

Bir sıvının çözünmediği başka bir sıvı içinde mikroskobik boyutlu damlacıklar halinde dağılıp asılı kalması sonucu oluşan karışım. Bir sıvı molekülünün başka bir sıvı içinde dağılması. Birbiriyle birleşmeyen iki sıvının biri diğeri içinde küçük zerrecikler durumunda dağılarak oluşturduğu heterojen karışım, sübye.

TEMÜRTAHT

Tunceli şehri, Mazgirt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

UZUNTEMÜR

Sivas şehrinde, İmranlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

DEMÜRLEMEK

Demire urmak.

TEMÜZCEGİNE

Temizce, tertemiz.

EMÜLSİFİYER

Büyük yağ küreciklerini daha küçük ve bağdaşık parçacıklar biçiminde bir sıvı içinde süspansiyon durumunda dağılmasını sağlayabilen madde, emülsiyonlayıcı.

ÇEMÜLEMEK

Ağlamak.

ÇEMÜRLENMEK

Kolunu veya paçalarını sıvamak, eteğini toplamak.

  -   -   -  

Anlamında EMÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EMÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İGEPON

N-metil taurin veya n-siklohekzil taurin ve yağlı asitten türetilmiş sülfoamidler, oleik asit ve sodyum isetiyonatın esterlerini içeren, köpük yapıcı ıslatıcı dağıtıcı, emülsiyonlaştırıcı olarak kullanılan anyonik yüzeyaktif maddelerin bir serisi için ticari ad.

SÖYLEMÜK

Sessiz : Bırak şu söylemük sümsüğü.

FOSFATİDİLKOLİN

Hücre zarlarında bol bulunan ve ek grup olarak kolin taşıyan bir fosfolipit Lesitin. Fosfatidik aside bağlı ek grup olarak kolin taşıyan, hücre zarlarında en çok bulunan, kolinin vücut deposu olan ayrıca yağ oranı yüksek gıdalarda emülgatör olarak kullanılan bir fosfolipit, lesitin.

OTORADYOGRAFİ

Radyasyonun fotoğrafik emülsiyonlar üzerindeki etkisiyle dokularda radyoaktif maddelerin yerinin belirlenmesi veya radyoaktif maddelerin yaydığı ışınlarla radyoaktiviteye duyarlı materyallerin üzerinde görüntü oluşturma yöntemi. Önceleri radyoaktif birleşiklerle işleme tabi tutulan doku kesitleri, ışığa duyarlı emülsiyonlarla kaplanarak buzdolabında ışık geçirmeyen kapalı bir kutuya yerleştirilir ve değişik zamanlarda pozlanmasıyla radyoaktif maddenin yeri belirlenir. Organların, hücre kısımlarının, büyük moleküllerin ya da moleküllerdeki belirli bir grup ya da atomun radyoizotoplarla işaretlenip bir film üzerinde gösterilmesi tekniği. Radyootografi.

SAPONİN

Birçok bitkide bulunan ve suda köpüklü bir çözelti veren çeşitli steroit gliseritler. Suyla çalkalandığında dayanıklı köpük oluşturarak yüzey gerilimini artırıcı etkilerinden dolayı suda çözünmeyen maddeleri emülsiyon veya süspansiyon hâlinde tutmak için kullanılan, alyuvarların parçalanmasına neden olan bir glikozit türü. Yonca gibi bitkilerde bulunur, sığır ve koyunlarda ciddi şişkinliğe neden olabilirler.

STABİLİZÖR

Stabilizatör. Gıdalarda fiziksel yapının veya rengin koruması amacıyla özellikle emülsifiye ürünlerde kullanılan gıda katkı maddesi.

FREUNDADJUVANI

Bağışık cevabı artırmak için kullanılan, fosfat ve alüminyum hidroksit gibi mineral tuzları, mineral yağ-su emülsiyonları gibi maddeler.

SÜBYE

Mürekkep balığı. Badem içi, ezilmiş sarımsak, kavun çekirdeği vb.nden yapılan boza koyuluğunda sıvı. Emülsiyon.

FOSFATLAR

Bitkiler için gerekli besin niteliği taşıyan, insan ve hayvan gıdasının normal bileşeni olan, su ortamlarında aşırı birikmeleri durumunda ötrofikasyona neden olan fosfat bileşikleri. Şelat yapıcı, tampon, emülgatör, renk koruyucu, su tutma kapasitesini artırıcı özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanılan, amonyum fosfat, sodyum asit pirofosfat, pirofosfat gibi gıda katkı maddeleri.

VEZLEMÜK

Cansız, sıska, yorgun, miskin: -Haydi ordan vezlemük sen de!.

ÖZEMÜK

Gevşek : İplik özemük.

LİLİKUİT

Emülsiyonlar gibi dispers veya kolloidal iki sıvı fazlı sistem.

LİGNOSÜLFONATLAR

Ayırıcılar, kararlaştırıcılar, emülsiyonlaştırıcı ve kompleks yapıcı reaktifler, öğütücüler gibi çok geniş kullanım alanına sahip bileşikler.