İçinde DUVA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "duva" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde duva bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu duva ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında duva olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ŞEYTANDUVAĞI, TANDIRDUVAĞI

11 harfli kelimeler

DUVAKLANMAK, DUVARSEDEFİ, KALKANDUVAR

10 harfli kelimeler

DUVAKLAMAK, DUVAKLANMA, DUVARCILIK, DUVAKCILIK, DUVAKÇILIK, DUVARAYAĞI

9 harfli kelimeler

DUVAKLAMA, AYNADUVAR, DUVAKLICA, DUVARGÖZÜ, ECİMDUVAR, KOCADUVAR, SEKİDUVAR

8 harfli kelimeler

DUVAKSIZ, DEŞDUVAN, GÖTDUVAR, KARADUVA, LERDUVAN, MERDUVAN, MULDUVAN, SANDUVAÇ

7 harfli kelimeler

ARDUVAZ, DUVAKÇI, DUVAKLI, DUVARCI, DUVADAK, DUVAHLI, DUVAHLİ, DUVARLI, ELDUVAN

6 harfli kelimeler

BEDUVA, DUVAGI, DUVAĞI, ENDUVA

5 harfli kelimeler

DUVAK, DUVAR, DUVAÇ, DUVAG, DUVAĞ, DUVAH, DUVAN

4 harfli kelimeler

DUVA

Bazı kelimelerin anlamları

DUVA

Dua.

DUVAKÇILIK

Duvakçının yaptığı iş.

DUVAKLANMAK

Duvak örtünmek. Gelin olmak.

DUVARGÖZÜ

Raf olarak kullanılmak üzere duvar içine açılmış oyuk. İçine heykel yerleştirilen, üstü küçük yarım kubbeli ya da düz olan duvar oyuğu.

DUVARAYAĞI

(Mimarlık) Yapılarda süs öğesi olmaktan başka görevi olmayan, duvara yapışık, üzerinde yukarıdan aşağı yivler bulunan yarım ayak.

KALKANDUVAR

Ev çatısını korumak amacıyla kiremitlerin üstüne örülen basık duvar engel. (Bursa).

DUVARCILIK

Duvarcının yaptığı iş.

DUVAKCILIK

Tandır üzerine sert ve yassı taştan kapak yapma sanatı.

AYNADUVAR

(Mimarlık) Mimarlıkta çevresi silmeli düz yüzey.

ŞEYTANDUVAĞI

Şeytantırnağı, tırnağın yanlarından sertleşip kalkan deri.

DUVAKLAMAK

Başını ve yüzünü duvakla örtmek.

DUVAKLANMA

Duvak örtünme.

DUVAKLICA

Yenilebilen, lezzetli bir çeşit mantar.

TANDIRDUVAĞI

Tandır kapağı.

DUVAKLAMA

Duvaklamak işi.

DUVARSEDEFİ

Dalak otu.

  -   -   -  

Anlamında DUVA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DUVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARBATA

Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.

BEDEN

Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Giysilerde ölçü. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Kale duvarı.

BEZEKÇİ

Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

BAĞLAMA

Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

BURÇ

Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.

BAĞDADİ

Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

BARBAKAN

Kale duvarlarında düşmana ok atmak için açılmış delik.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

BALKON

Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

BALYOZ

Taş kırma, kazık çakma, duvar yıkma vb. işlerde kullanılan, çok iri, ağır çekiç, varyos.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

AVLU

Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

APLİK

Duvar şamdanı, duvar lambası.

ALÇICI

Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.