İçinde DDU geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ddu" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ddu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ddu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ddu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ADDUKSİYON

9 harfli kelimeler

ADDURACAK, DUDDURCAK

8 harfli kelimeler

ADDUKTOR, ADDUSERE, UDDURMAK

7 harfli kelimeler

BİDDUMA, DADDULA, KUDDUSİ

6 harfli kelimeler

BEDDUA, GODDUŞ, HODDUK, KADDUS, KEDDUM, KUDDUK, KUDDUS, MEDDUP, YUDDUM

5 harfli kelimeler

CODDU, HUDDU

3 harfli kelimeler

DDU

Bazı kelimelerin anlamları

DDU

Malın, dışalımın yapılacağı ülkede, sözleşmede belirlenen yerde gümrük vergisi ödenmemiş olarak alıcıya ulaştırılmasını öngören D grubu teslim biçimi ve buna dayalı fiyatı.

ADDUKSİYON

Yaklaştırma, merkeze doğru yaklaştırma hareketi.

DADDULA

Çok ekşi.

KUDDUSİ

Kutsal niteliklere ulaşmış olan kimse.

KADDUS

Saçtan yapılmış kulplu su kabı.

BEDDUA

Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.

ADDUKTOR

Vücut orta çizgisine yaklaştıran, yaklaştırıcı, çeken.

KUDDUK

Kurnaz kişi.

GODDUŞ

Gözü açık, kurnaz. Usta, becerikli. Görgülü.

ADDUSERE

Orta çizgiye doğru çekme.

BİDDUMA

Bir parça, azıcık, biraz.

UDDURMAK

Oyunda, kumarda yitirmek.

HODDUK

Söğüt ve kavak ağaçlarının kabuğunu çıkararak yapılan düdük.

KEDDUM

Tek ağızlı kazma.

DUDDURCAK

Ocaktan tencere indirmek için kullanılan bezden yapılmış tutacak.

ADDURACAK

Ormanlarda, yüksek yamaçlardan tomruk kaydırılan yer.

  -   -   -  

Anlamında DDU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

BEYDEVA

Beddua, ilenç.

İLENMEK

Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek.

KARGIŞ

Kargıma işi veya bu maksatla söylenen sözler, lanet, telin, beddua, ilenç, alkış karşıtı.

AHLI

Duygulu, içli kimse. Ah almış, ilençli, beddualı kimse.

BEDOVA

Beddua, kargış.

GARĞILAMAK

Beddua etmek.

BEDDAA

Beddua, ilenç.

BEDDA

Beddua, ilenç.

LANETLEMEK

Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.

BEYDAVA

Beddua, ilenç.

İNTİZAR

Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme. İlenme, beddua, inkisar.

KAHRETMEK

Ezmek, perişan etmek. Kendine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek. İlenmek, beddua etmek. Çok üzmek.

GARGIŞ

İlenç. Beddua: gargış gargamak. Beddua. Kargış, beddua.

LANET

Tanrı'nın sevgi ve ilgisinden yoksun olma, beddua. Kötü, berbat, çok kötü. Bir ilenme sözü.

TUTMAK

Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.

BEDUVA

Beddua, ilenç. Beddua.

İLENÇ

Beddua, kargış.

DAVU

Konu, konuşulan şey. Beddua, ilenç.

BEDVA

Beddua, ilenç. Beddua, bk. bedduva.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük