İçinde D geçen 3 harfli kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "d" olan 3 harfli toplam 170 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde d harfi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Bunun yanında sonu d harfi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında d harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DIĞ

Saçsız, kel.

AND

yemin. -içmek: yemin etmek. Yemin, ahit, söz verme.

DÜR

İnci.

HOD

Hatır gönül dinlemeden konuşan, tok sözlü kişi.

ÇİD

Kapıların alt kısımlarına tavukların geçmesi için açılan delik. (Akbaş Güdül Ankara). Ağzı geniş saman taşıma sepeti. (Hacılar Güdül Ankara).

DUR

Yarışma sırasında dürtüş ya da bir vuruşu görmek, karşılaşmanın sakıncalı duruma girmesini önlemek için, baş yargıcının verdiği durdurma komutu. Yumrukoyununu durdurmak için verilen komut.

DÜH

Pehlivanları kışkırtmak için söylenen söz.

DÜĞ

Sulu kar. İğ.

DOZ

Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj. Genellikle bir davranış, bir konuşma vb.nde yeterli görülen ölçü, dozaj. Bir maddenin bir birleşiğe, bir karışıma giren veya girmesi gereken belli miktarı, düze, dozaj.

DEE

Şaşma ünlemi.

DUZ

Tuz. Eski türkçe tuz: tuz. Düz yer, düzlük. Düz, düzlük; yaylada evlerin kurulduğu alan.

DEK

Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin. Düzen, hile, entrika. Belirtilen zamanı, yeri vb.ni içine almayacak bir biçimde, kadar, değin. Tokuşma, çatışma. Sağlam.

ARD

Buğdayı azar azar döken değirmen hunisi. Çok iyi. Art, arka. (karşılık: posteriyör),Bir hayvanın ya da bir bölgesinin bir eksene göre geri kısmı.

DÖR

Köyün dışında koyun sağılan düzlük yer. Eski evlerde büyük odanın oturulan kısmı. Konuk odası.

SAD

Saat, karşılığı saad.

MOD

Tomurcuk.

DÖY

Değil.

UAD

O vakit.

DUY

Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük