İçinde DÜZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "düz" olan, toplam 376 tane kelime bulunuyor. İçerisinde düz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu düz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında düz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DÜZELTİLEBİLMEK, DÜZENLENEBİLMEK, DÜZENLETEBİLMEK, DÜZENLEYEBİLMEK, ISILDÜZENLEYİCİ, YUKARIDÜZMEYDAN

14 harfli kelimeler

DÜZENLEMECİLİK, DÜZENLEYİCİLİK, AŞAĞIDÜZMEYDAN, DÜZELTİLEBİLME, DÜZENLENEBİLME, DÜZENLETEBİLME, DÜZENLETTİRMEK, DÜZENLEYEBİLME, GERÇEKMEDÜZLER

13 harfli kelimeler

TEKDÜZELEŞMEK, DÜZELTEBİLMEK, DÜZELTMECİLİK, DÜZENLEŞTİRME, DÜZENLETTİRME, DÜZGÜNGİNELİK, DÜZKANATLILAR, DÜZMEBAZİLİKA, DÜZMEDİPTEROS, SICRAMAGÜNDÜZ, YARIDÜZGÜNLÜK, YUKARIYOLDÜZÜ

12 harfli kelimeler

DÜZELTİCİLİK, GÜNDÜZSEFASI, TEKDÜZELEŞME, ÇOKDÜZEYLEME, DEĞİRMENDÜZÜ, DEREGÜNDÜZLÜ, DÜZAKÇAŞEHİR, DÜZANLATIŞLI, DÜZDEĞİŞMECE, DÜZELEBİLMEK, DÜZELTEBİLME, DÜZELTTİRMEK, DÜZGENLEYİCİ, DÜZGÜNLENMEK, DÜZLEMSELLİK, DÜZLEŞTİRMEK, ISIDÜZENLEME, MERCİMEKDÜZÜ

11 harfli kelimeler

DÜZELTİLMEK, DÜZENLEMECİ, DÜZENLENMEK, DÜZENLEYİCİ, DÜZENSİZLİK, DÜZEYSİZLİK, DÜZTABANLIK, AŞIRIDÜZLEM, BÜYÜKDÜZLÜK, DÜZÇİFTLİĞİ, DÜZDİŞLİLER, DÜZELEBİLME, DÜZELTTİRME, DÜZENBAZLIK, DÜZENLETMEK, DÜZENNEMEYH, DÜZENTARAĞI, DÜZENTİLEME, DÜZGÜNCÜLÜK, DÜZGÜSÜZLÜK, DÜZKANTARMA, DÜZKARAAĞAÇ, DÜZLEMYUVAR, DÜZLEŞTİRME, DÜZMEKLASİK, GÜNDÜZCÜLÜK, ISIDÜZENLER, İKİDÜZLEMLİ, KÜÇÜKDÜZLÜK

10 harfli kelimeler

DÖRDÜZLEME, DÜZENCİLİK, DÜZENLEMEK, DÜZENLEŞİK, DÜZENLİLİK, GÜNDÜZLERİ, GÜPEGÜNDÜZ, TEKDÜZELİK, ALİBEYDÜZÜ, ÇAKMAKDÜZÜ, ÇELTİKDÜZÜ, ÇİÇEKLİDÜZ, DÖNGELDÜZÜ, DÜZANLATIŞ, DÜZCELİLİK, DÜZEBİLMEK, DÜZELİŞMEK, DÜZELTİLME, DÜZELTMECİ, DÜZENLENME, DÜZENLEŞİM, DÜZENLETME, DÜZENLEYEN, DÜZENLEYİM, DÜZENLEYİŞ, DÜZENNEMEK, DÜZENTASAR, DÜZEYÖLÇER, DÜZEYSİZCE, DÜZGENALLI, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

BEŞİKDÜZÜ, DALGÜNDÜZ, DÜZEÇLEME, DÜZELTİCİ, DÜZELTMEK, DÜZELTMEN, DÜZENLEME, DÜZGÜNLÜK, DÜZLEMSEL, DÜZLENMEK, DÜZLEŞMEK, DÜZLETMEK, GÜNDÜZLÜK, SARAYDÜZÜ, ÇEKİDÜZEN, YOLDÜZLER, ABDÜZZEKİ, BAYIRDÜZÜ, CİRİTDÜZÜ, ÇANAKDÜZÜ, ÇAYIRDÜZÜ, ÇINARDÜZÜ, ÇOBANDÜZÜ, DÜVERDÜZÜ, DÜZCEALAN, DÜZDÜRMEK, DÜZEBİLME, DÜZENKOLU, DÜZERLEME, DÜZGELEME, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

DÜZELMEK, DÜZELTİM, DÜZELTME, DÜZENBAZ, DÜZENSİZ, DÜZEYSİZ, DÜZGÜNCÜ, DÜZGÜNLÜ, DÜZGÜSEL, DÜZGÜSÜZ, DÜZLEMEK, DÜZLENME, DÜZLEŞME, DÜZLETME, DÜZTABAN, DÜZÜLMEK, GÜNDÜZCÜ, GÜNDÜZKİ, GÜNDÜZLÜ, GÜNDÜZÜN, ALTDÜZEY, ARKDÜZEN, AYVADÜZÜ, BELLEDÜZ, BİDÜZEYE, BİDÜZİYE, BÜYÜKDÜZ, CAMİDÜZÜ, ÇALIDÜZÜ, ÇAMLIDÜZ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DÜPEDÜZ, DÜZAYAK, DÜZELME, DÜZELTİ, DÜZEMEK, DÜZENCE, DÜZENCİ, DÜZENEK, DÜZENLİ, DÜZEYLİ, DÜZGÜLÜ, DÜZLEME, DÜZMECE, DÜZMECİ, DÜZÜLME, KABADÜZ, TEKDÜZE, DÜZYAZI, ANNADÜZ, ÇAYDÜZÜ, ÇOMUDÜZ, DAĞDÜZÜ, DELEDÜZ, DİBİDÜZ, DÜBÜDÜZ, DÜMEDÜZ, DÜZAĞAÇ, DÜZAĞIL, DÜZALAN, DÜZCELİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

BÜGDÜZ, DÖRDÜZ, DÜMDÜZ, DÜZEME, DÜZGÜN, DÜZİÇİ, DÜZİKO, DÜZİNE, DÜZKÖY, DÜZLEM, DÜZLÜK, DÜZMEK, GÜNDÜZ, ALADÜZ, BÜYDÜZ, DÜBDÜZ, DÜĞDÜZ, DÜPDÜZ, DÜZARA, DÜZBAĞ, DÜZBEL, DÜZBER, DÜZÇAM, DÜZDAĞ, DÜZDİŞ, DÜZEGİ, DÜZENİ, DÜZGEÇ, DÜZGEN, DÜZGÜÇ, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

DÜZCE, DÜZEÇ, DÜZEM, DÜZEN, DÜZEY, DÜZGÜ, DÜZME, MEDÜZ, DÜZEL, DÜZGE, DÜZÜM

4 harfli kelimeler

DÜZE

3 harfli kelimeler

DÜZ

Bazı kelimelerin anlamları

DÜZ

Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.

DÜZENLEYEBİLME

Düzenleyebilmek işi.

DÜZENLENEBİLME

Düzenlenebilmek işi.

DÜZELTİLEBİLMEK

Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZENLEYİCİLİK

Düzenleyicinin yaptığı iş.

DÜZENLETEBİLMEK

Düzenletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

YUKARIDÜZMEYDAN

Ağrı ili, Taşlıçay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DÜZENLETTİRMEK

Düzenletme işini yaptırmak.

DÜZENLEYEBİLMEK

Düzenleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZENLETEBİLME

Düzenletebilmek işi.

DÜZELTİLEBİLME

Düzeltilebilmek işi.

DÜZENLENEBİLMEK

Düzenlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

AŞAĞIDÜZMEYDAN

Ağrı ili, Taşlıçay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GERÇEKMEDÜZLER

(Scyphozoa),en iyi bilinen türüdür.

DÜZENLEMECİLİK

Düzenlemecinin yaptığı iş.

ISILDÜZENLEYİCİ

Bir yerin sıcaklığını, ısı kaynağını düzenleyerek denetleyen aygıt.

  -   -   -  

Anlamında DÜZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AÇINIM

Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

AHENKSİZ

Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

AKÇAKOCA

Düzce iline bağlı ilçelerden biri.

AĞITLAMA

Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.

AHENKSİZLİK

Uyumsuzluk, düzensizlik.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

AHENKLİ

Uyumlu, düzenli. Eğlenceli.

AKI

Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.

AKBABAGİLLER

Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).