İçinde DÖNÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dönük" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dönük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dönük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dönük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

İÇEDÖNÜKLÜK

8 harfli kelimeler

DÖNÜKGÖZ, DÖNÜKLÜK, DÖNÜKMEK, İÇEDÖNÜK

5 harfli kelimeler

DÖNÜK

Bazı kelimelerin anlamları

DÖNÜK

Dönmüş, çevrilmiş kimse. Yönelmiş. Su çevirisi. Cüzam hastalığı. Ayak altında ezilmekten meydana gelen yara. Hastalık sebebiyle renk sararması. Çirkin. Yaramaz. Huysuz, asıkyüzlü kişi. Sözüne güvenilmeyen, sözünde durmayan. Din değiştirmiş kimse, dönme. Tersine çevrilmiş. Eğri, eğrilmiş. Kılıksız, kıyafetsiz kimse.

DÖNÜKLÜK

İrtica.

İÇEDÖNÜKLÜK

Kişinin dikkat ve ilgisinin dış çevreden çok öncelikle kendi duygu ve yaşantıları üzerinde toplanma durumu.

DÖNÜKGÖZ

Şaşı.

İÇEDÖNÜK

Gerginlik ve çatışma durumlarında kendi içine kapanarak başkalarından kaçan kişi.

DÖNÜKMEK

Bir iş üzerinde çok uğraşmak, kendini işe canla başla vermek: Bu işi bitireyim diye dönüküp dururum.

  -   -   -  

Anlamında DÖNÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÖNÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALGOL

Matematiksel ve bilimsel sorunların çözümüne ilişkin algoritma tanımlamaya dönük, öbek yapılı, yüksek düzeyli izlenceleme dili.

KANCAÇENE

Boru anahtarının, setleri içe dönük hareketli çenesi, (bk. Şek. 1).

KÖPRÜ

Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.

KAYŞAK

İçine dönük, içe kapanık kişi.

ATAKER

Dışa dönük, canlı, girişken kimse. Eli açık, cömert kimse. Atıcı, nişancı kimse.

DÜZENLEYİM

Devlete ve kişilere ait ormanların, önceden hazırlanıp kabul edilmiş esaslara uygun olarak işletilmesi, amenajman. Doğal kaynakların işletilmesi, amenajman. Bir kentin, kasabanın tümünün ya da bir yerleşim yerinin bir bölümünün kendiliğinden gelişmesine engel olmak, bu gelişmeye toplum yararına bir biçim vermek amacıyla, yerleşim yerinin işlevleriyle toprak kullanımı arasında bir ilişki kurmayı öngören, geleceğe dönük bir kamusal eylem türü. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Bir konuyu oluşturan düşünceleri uygun bir biçimde birbirine bağlama işi ve bundan doğan sonuç, bk. yazınç.

BASIC

Uzakta bulunan bir bilgisayar dizgesine bağlı bir uç üzerinde konuşmalı düzende kullanım için elverişli, kolay öğrenilir, aritmetik işlemlere dönük genel amaçlı bir bilgisayar izlenceleme dili.

ÖZEKÇİL

Özeğe dönük.

ÖNDEN

Önce, ilkönce. (Resim, Heykel) Önyüzü bakana dönük (duruş). Ay. bk. yarıyandan, yandan.

TIRMANICILAR

İki parmağı öne, iki parmağı arkaya dönük tırmanma özelliği olan gugukgiller, papağangiller vb. kuşlar takımı, tırmananlar.

COBOL

Tecimsel ve yönetimsel bilgi işlem uygulamalarına dönük, İngilizce tümcelere benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.

FORTRAN

Bilimsel ve teknik amaçlarla kullanılan bir bilgisayar programlama dili. "Formula translation" ifadesinden kısaltmadır. Matematiksel ve bilimsel uygulamalara dönük, daha çok cebirsel formüllere, yer yer de İngilizceye benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.

DOĞACILIK

Toplumsal kuruşların ve yaşayış biçiminin doğaya dönük olmasını amaç edinen öğreti, natürizm.

KAPALI

Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

DİNEİN

Sillerin çift olarak bulunan çevresel mikrotüpçüklerinin (A ve B ipliği) küçük ve merkeze dönük (A ipliği) olanından uzanan ve proteinden oluşan iki çıkıntıya verilen ad. İki çıkıntıdan içtekine iç kol, dıştakine dış kol denir ve yan yana gelen çiftler arasında dineinler ile köprüler kurularak ve kurulan köprüler koparılarak kayma hareketi ile silin hareketi sağlanır. Sil ve flagellaların yapısında yer alan kasılmada görevli bir protein.

ÇEVRİK

Çevrilmiş, dönük.

ECHİNORHYNCHUS

Vücudu küçük veya orta büyüklükte, proboskis uzun ve ventrale dönük, 9-26 çengel sırasına sahip olup her sırada 5-16 adet çengel bulunan bir Akantosefala cinsi.

ÇEVRİLİ

Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.

BİJİK

Kuyruğu kısa ve yukarı dönük, dağlıç cinsi yerli koyun.

ÖKÇEÇENE

Boru anahtarının kola bağlı olan, setleri dışa dönük hareketsiz çenesi, (bk. Şek. 1).

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük