İçinde BOR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bor" olan, toplam 183 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bor bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bor ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bor olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BORAZANKUŞUGİLLER

16 harfli kelimeler

GUMBOROHASTALIĞI

15 harfli kelimeler

BORÇLANDIRILMAK, LYMEBORELİYOZİS, YUKARIBORANDERE

14 harfli kelimeler

KARABORSACILIK, AŞAĞIBORANDERE, BORNOVAMİSKETİ

13 harfli kelimeler

BORAZANCIBAŞI, BORÇLANDIRMAK

12 harfli kelimeler

BORAZANCILIK, BORÇLANDIRMA, BORÇLANILMAK, ANTİSEBOREİK, BORKİŞTİRMEK

11 harfli kelimeler

BORÇLANILMA, BORDOMTIRAK, KARABORSACI, KARBORUNDUM, LABORANTLIK, LABORATUVAR, KARBORANDUM

10 harfli kelimeler

ACEMBORUSU, BORÇLANMAK, BORDALAMAK, SİBORGİYUM, BORANLAMAK, BORCABAHAR, BORRELİDİN, BORSACILIK, BORTDÜRMEK, BORTLAYICI, KOLOMBORNA, SUBORBİTAL

9 harfli kelimeler

ARBORETUM, BORAZANCI, BORÇLANMA, BORÇLULUK, BORDALAMA, BORUCULUK, KALİBORİT, KEÇİBORLU, KARABORSA, ABORSİYON, BORTLAMAK, BORUKKUYU, BORUKTOLU, SİBSİBORU

8 harfli kelimeler

LABORANT, ULUBORLU, BORAHANE, BORAMBOŞ, BORANALP, BORANBAY, BORIBARA, BORLAMAK, BORRELİA, BORSAMAK, BORŞEVİK, BORTLACI, BORTLAMA, EMERBORU, GELEBORU, GOCABORU, HARÇBORÇ, İTBORUĞU, KARABORU, SEBOREİK

7 harfli kelimeler

ABORJİN, ALABORA, BORASİT, BORAZAN, BORÇSUZ, BORİKLİ, BORNOVA, BORSACI, ABORTİF, ABORTUS, BAYBORA, BORABOY, BORAĞAN, BORAHAN, BORAKAN, BORAKIS, BORAMUT, BORANLI, BORANNI, BORANSÜ, BORANTI, BORATAŞ, BORATAV, BORATAY, BORLUVU, BORTLAK, BORTLEN, BORUCAK, BORUCUK, BORUÇUL, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ABORDA, BORAKS, BORALI, BORANİ, BORÇKA, BORÇLU, BORDRO, BORDÜR, BORİNA, BORNOZ, BORUCU, BORULU, ABORAL, AKBORA, ALBORA, AYBORA, BORACA, BORADA, BORANA, BORANI, BORANO, BORATA, BORAYI, BORAZA, BORBAL, BORBAY, BORBOH, BORBUR, BORBUT, BORCAK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

BORAK, BORAN, BORAT, BORDA, BORDO, BORİK, BORSA, BORUK, ABORE, ABORT, ARBOR, BORAÇ, BORAZ, BORLA, BORLU, BORRE, BORTA, BORUÇ, BORUH, BORUM, BORUŞ, BORÜL, BORYA, BORZA

4 harfli kelimeler

BORA, BORÇ, BORU, BORİ, BORK, BORO, BORŞ

3 harfli kelimeler

BOR

Bazı kelimelerin anlamları

BOR

İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.

BORÇLANDIRMAK

Borçlanmasına yol açmak, borçlu duruma getirmek.

BORÇLANILMAK

Borca girilmek, borç edilmek.

BORNOVAMİSKETİ

Bir çeşit üzüm.

BORAZANKUŞUGİLLER

(Psophidae),iyi bilinir.

KARABORSACILIK

Karaborsacı olma durumu.

GUMBOROHASTALIĞI

Enfeksiyöz bursal hastalık.

LYMEBORELİYOZİS

Lyme hastalığı.

YUKARIBORANDERE

Kayseri ili, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ANTİSEBOREİK

Yağ bezlerinin aşırı salgı üretmesiyle oluşan yağlanmayı ortadan kaldıran.

AŞAĞIBORANDERE

Kayseri şehrinde, Pınarbaşı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BORAZANCILIK

Borazancının yaptığı iş.

BORÇLANDIRILMAK

Borçlanmasına yol açılmak.

BORÇLANDIRMA

Borçlandırmak işi.

BORAZANCIBAŞI

Borazancıları yöneten kimse. bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi.

BORKİŞTİRMEK

Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak.

  -   -   -  

Anlamında BOR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

BAT

Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

BATKIN

Borçlarını ödeyemez duruma düşen, iflas etmiş (kimse), müflis.

ALACAKLI

Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.

AŞOZ

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

BATAKÇI

Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).

BATARYA

En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.

AKONT

Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.

AKLAMAK

Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.

ALABANDA

Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı.

ARMUZ

Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

AGAMİ

Borazan kuşu.

BAKİYE

Artık, artan, kalan, geri kalan şey. Kalıntı. Alacak ve borçlar arasındaki fark.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük