İçinde BELA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bela" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bela bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bela ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bela olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TABELACILIK, TÜRBELARLAR

10 harfli kelimeler

BELAGATSİZ, BELASIZLIK, TURBELARİA, TURBELARYA, TÜRBELALAR

9 harfli kelimeler

BELAGATLİ, BELAĞEYRU, TABELASIZ

8 harfli kelimeler

TABELACI, DEFİBELA, BELABUKİ, BELANARI, KALUBELA, TABELALI

7 harfli kelimeler

BELAGAT, BELASIZ, BELADAN, BELAHET, BELALAN

6 harfli kelimeler

BELALI, TABELA, HABELA

5 harfli kelimeler

ABELA, BELAK, BELAN, BELAŞ

Bazı kelimelerin anlamları

BELA

İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.

BELABUKİ

Halbuki.

TÜRBELARLAR

İlkel solucanlar (Scolecida) dalının, yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfından, yaprak biçiminde olan vücutları yumuşak ve kirpikli derili, ağızları karın bölgesinde bulunan, etçil, gözleri, dokunaçları ve statosistleri bulunan, deniz, tatlı su ve nemli yerlerde yaşayan, plânarya (Planaria) cinsi iyi bilinen bir takım. (Turbellaria),iyi bilinen cinsidir.

BELAĞEYRU

Lüzumsuz, faydasız, boşuboşuna.

BELAGATSİZ

Belagati olmayan.

TABELACI

Tabela yazan kimse.

TURBELARYA

Yassı solucanlar (Platyhelminthes) şubesinden, yaprak biçiminde olan vücutları yumuşak ve kirpikli derili, ağızları karın bölgesinde bulunan, etçil, gözleri, dokunaçları ve statosistleri bulunan, deniz, tatlı su ve nemli yerlerde yaşayan bir sınıf.

TABELASIZ

Tabelası olmayan.

BELASIZLIK

Belasız olma durumu.

DEFİBELA

Başa gelen belayı savma.

BELANARI

Şöyle böyle, az çok, oldukça, biraz, üstünkörü.

TÜRBELALAR

İlkel solucanlar (Scolecida) dalının, yassı solucanlar (Platyhelminthes) grubundan, yaprak biçiminde olan vücutlar kirpikli ve derili, ağızları karın bölgesinde bulunan etçil, gözleri dokunaçları ve statositleri bulunan, deniz, tatlı su ve nemli yerlerde yaşayan, planarya (Planaria) cinsi iyi bilinen bir takım.

BELAGATLİ

Belagati olan.

TURBELARİA

Turbelarya.

KALUBELA

İslam inancına göre, ruhlar yaratıldığında Allah'ın "Ben sizin Tanrı'nız değil miyim?" sorusuna ruhların verdikleri "evet" cevabı. Çok eski zaman.

TABELACILIK

Tabelacının işi.

  -   -   -  

Anlamında BELA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BELA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELASIZ

Bela içermeyen.

ONMADIK

Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan. Bereketsiz.

MEKİR

Umacı, hortlak. Şeytan. İnatçı. Tedirgin edecek denli birinin üstüne düşen, yapışkan. Belâ. Pislik, bela.

ŞERGİL

Askıntı, baş belası.

ALIKLIK

Alık olma durumu, belahet.

MIRMIR

Bir tür kedi. Sularımızda yaşayan bir yılan balığı türü (Echelus myrus).. Çok konuşan, dır dır eden kimse. Burnundan konuşan. Belalı. Altın gerdanlık.

ANDIR

Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Ölüden kalan eşya, sahipsiz kalan eşya, soyka. İnsan ve hayvanlara ilenç yerine, sahipsiz kal anlamında kullanılır. Pis, iğrenç, hantal, kötü, uğursuz, çirkin, miskin, tembel. Erkeklik organı. Kadının cinsiyet organı. Akrep. Uğursuz. Bela, kötülük. Kötü yürekli. Sahipsiz.

LEVHA

Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Tabela. Tablo, resim.

BELİĞ

Belagati olan, belagatli. Anlaşılır.

KARTELA

Tombala vb. oyunlarda sayıların yazılı olduğu kart. Boya, kumaş, halı vb. ürünlerin çeşitlerini küçük parçalar hâlinde gösteren liste. Tuluat tiyatrosunun kapısına asılan tabela.

RETORİK

Güzel söz söyleme, hitabet sanatı. Söz sanatlarını inceleyen bilim dalı, belagat.

ASCETOSPORA

Türbelalar, annelidler, yumuşakçalar ve kabuklularda parazitlenen Haplosporea ve Paramyxea olmak üzere iki sınıfı bulunan, polar kapsülleri ve polar iplikçikleri bulunmayan hücre içi protozoonların bir bölümü.

FELAKET

Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.

GAİLE

Sıkıntı, dert, keder, üzüntü. İstenmeyen durum, baş belası. Uğraştırıcı iş, çekilmesi zor yük.

KÜNERE

Eski: Evin küneresi başa bela.

GADA

Dert, hastalık. Belâ. Kardeş. Teyze. Ağabey. Kaza, bela. Dert, keder, üzüntü. Eski türkçe kadaş: Arkadaş. "Yunus gadam annadur.". Eski türkçe kadaş: kardeş; arkadaş. Kadar. Bela. Erkek kardeş (Çayağzı). Kaza, dert (Gadan alım şeklinde kullanılır.). Kadar (Kuşu). Kadar (bk. kada, kadar, kadan).

GÜÇLÜKLE

Kolay olmayan bir biçimde, zar zor, zor bela.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

ABELA

Böyle, bu şekilde: Abela oyna.

KELBAY

Kerbelai, Kerbelâ'yı ziyaret eden.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük