İçinde ANF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "anf" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde anf bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu anf ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında anf olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TAVŞANFASULYASI

14 harfli kelimeler

KARANFİLGİLLER, SÜLEYMANFAKILI

13 harfli kelimeler

KARANFİLCİLİK

12 harfli kelimeler

SALMANFAKILI

11 harfli kelimeler

FANFANLAMAK, KARANFİLKÖY, KARANFİLLER, RANFORSATÖR

10 harfli kelimeler

KARANFİLCİ

9 harfli kelimeler

CANFERLİK, HASANFAKI, OĞLANFESİ

8 harfli kelimeler

KARANFİL, CANFİDAN, CİHANFER, GAZANFER

7 harfli kelimeler

CANFEZA, ANFERİM, CANFEDA, CANFİDE, KANFALA, YANFİRİ

6 harfli kelimeler

CANFES, FANFAN, FANFAR, FANFİN, CANFAS, CANFER, CANFUR, ÇANFIR, GANFET, TANFER

Bazı kelimelerin anlamları

ANF

Atriyal natriüretik faktör.

KARANFİLCİLİK

Karanfilcinin yaptığı iş.

RANFORSATÖR

Film kasetlerinin ön ve arka yüzünde bulunan ve üzerinde floresans yapma özelliğinde maddeler bulunan yapı. Organizmayı geçen ışınların filmleri daha fazla etkilemesi için yapılmışlardır.

OĞLANFESİ

Şapka. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).

SÜLEYMANFAKILI

Kayseri kenti, Yahyalı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

CANFİDAN

Özü fidan gibi düzgün olan kimse.

KARANFİLKÖY

Gaziantep ili, Karkamış belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SALMANFAKILI

Yozgat ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TAVŞANFASULYASI

Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye.

CANFERLİK

Yakacak konulan büyük gömme dolap.

KARANFİLLER

Aydın şehri, Çine ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KARANFİLCİ

Karanfil yetiştiricisi.

FANFANLAMAK

İhtiyarlamak.

KARANFİLGİLLER

İki çeneklilerden, örnek bitkisi karanfil olan, çöven, karamuk ve benzerleri cinsleri içine alan bir familya.

KARANFİL

Karanfilgillerden, güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi (Dianthus caryophyllus). Mersingillerden, Molük Adaları'nda, Filipinler'de ve Hindistan'da yetişen ve yaprakları sürekli yeşil kalan bir ağaç (Caryophyllus aromaticus). Bu ağacın karanfil yağı elde edilen ve baharat olarak kullanılan, ağız kokusunu gideren, acımsı, koyu renkli, küçük çivi biçimindeki tomurcuğu.

HASANFAKI

Sakarya ilinde, Söğütlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında ANF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIRIZMAN

Türkmen gelin ve kızlarının burunlarını delerek taktıkları karanfil ve benzerleri şeyler. Gerdek gecesinden bir gün evvel yapılan gelin hamamı.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

GALEFİR

Arapça kökenli karanful: Karanfil.

ALAT

Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.

GALENFİL

Karanfil.

DUDUYA

Yaylalarda, akarsu kenarlarında yetişen karanfilgillerden, ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği.

FANFİN

"Anlaşılmayan bir dille konuşmak" anlamında kullanılan fanfin etmek sözünde geçer.

MANTİN

Canfese benzeyen bir tür ipekli kumaş.

İNDOL

Parfüm ve tıpta kullanılan yasemin yağında ve karanfil baharatı yağında bulunan beyazdan sarıya değişen renklerde olan, kötü aromalı, (seyreltik çözeltileri hoş kokulu) kansere sebep olan ve 2,3-benzopirol olarak bilinen bileşik. Triptofanın kalın bağırsaklarda bakterilerin etkisiyle yıkımından oluşan ve dışkının kokusunu veren madde, skatol.

BAHARAT

Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).

KARAMUK

Karanfilgillerden, ekin tarlalarında biten, yaprakları karşılıklı, çiçeği pembe mor renkte, zararlı bir bitki (Agrostemmagithago). Vücutta kara renkli kabarcıklara sebep olan bir hastalık. Koyunlarda görülen bir hastalık türü.

KARAHAN

Fırça gibi kullanılan sert tüylü bir bitki. Yaban karanfili. Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san. Adana şehri, Aladağ ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Adana ilinde, Seyhan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ağrı ilinde, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum kenti, Kırık bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kars şehrinde, Akyaka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Van ilinde, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BAHARATLI

İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı.

HÜSNÜYUSUF

Karanfilgillerden, bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen bir bitki, gugu çiçeği (Dianthus barbatus).

IHNAZ

Ekin tarlalarında biten, karanfilgillerden, çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki.

GANFET

Şekerleme: Şeherden biraz ganfet geti, Kirva'lara gidejem. Akide şekeri.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

EUGENOL

Karanfil ve bazı baharatlarda bulunanyem, diş macunu ve bazı kozmetik ürünlere tatlandırıcı olarak katılan, antiseptik, anestetik ve antioksidan etkili bir bileşik.

MERSİNGİLLER

İki çeneklilerden, mersin, karanfil, okaliptus gibi yaprakları almaşık, çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan, güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.

DUDİYE

Yaylalarda, akarsu kenarlarında yetişen karanfilgillerden, ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük