İçinde AMELE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "amele" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde amele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu amele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında amele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

MUAMELECİ

8 harfli kelimeler

AMELELİK, ALAMELEK

7 harfli kelimeler

MAMELEK, MUAMELE

6 harfli kelimeler

HAMELE, MAMELE

5 harfli kelimeler

AMELE

Bazı kelimelerin anlamları

AMELE

Gündelikle çalışan işçi.

AMELELİK

Amele olma durumu.

MAMELE

Arapça kökenli muâmele: muamele. Muamele.

MUAMELE

Davranma, davranış. Yol, yöntem. İşlem. İşlem. Alışveriş.

HAMELE

Egzama skoamozum.

ALAMELEK

Bir yanı kırmızı bir yanı sarı, iri taneli kiraz. Hafif kızarık sarıya meyyal meyvesi olan bir kiraz çeşidi.

MUAMELECİ

Sarraflık işleriyle uğraşan kimse.

MAMELEK

Mal varlığı.

  -   -   -  

Anlamında AMELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AMELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIRGAT

Amele.

DAYIBAŞI

Amele başı. Fındık toplamaya amele götüren kişi.

FEHLE

Amele, işçi.

BİÇİMLEYİCİ

inşâi. ~aranç (dilem): inşâi da'vâ. ~hak: inşâi hak. -işlem: inşâi muamele. -yargı: inşâi hüküm.

HARDUN

Baytarnamelerde kuyruk tümörlerine verilen ortak ad. (Agama stellio) Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının agamagiller (Agamidae) familyasından bir sürüngen türü. Uzunluğu 28 cm. Türkiye ve Mısırda yaşar.

ENAR

Orak biçerken kılavuzluk eden adam, amelebaşı.

BAŞCIL

Başkan, amele başı. Çocuk oyunlarında baş olan ve oyuna ilk başlayan. Aşıkla oynanan bir çocuk oyununda, çizgiye en yakın atılan aşık.

EMELE

Amele, işçi.

AMİLOİD

Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.

ENACI

Orak biçerken kılavuzluk eden adam, amelebaşı.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

İŞLEM

Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

BANDİKUT

Keseli memeliler (Marsupialia) takımının, keseli porsukgiller (Peramelidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, eti yenen, Tazmanya ve Avustralya'da toprak altında yaşayan bir tür. (Perameles obesula), Keseliler (Marsupialia) takımının keseli-porsukgiller (Peramelidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 50 cm. Kül-kahverengidir. Yenir. Tasmanya ve Avustralyada toprak altında yaşar.

AMALE

Amele, bk. amali.

DAVRANIŞ

Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

HİBRİDASYON

İki tür arasında yapılan birleştirme. İki farklı türe ait DNA tek sarmallarının birbiriyle kısmi çift sarmallar oluşturması. Monoklonal antikor tekniğinde, miyeloma hücreleriyle dalak hücrelerinin kaynaştırılması işlemi. Destek tabakadaki nükleik asitlerin işaretli problarla muamele edilmesi işlemi.

IRGAL

Amele, ırgat.

EMELİYE

Arapça kökenli amele: amele.

GIRİBCİ

Amele, ırgat.

BECEN

Tavşan yavrusu. İşçi, amele. Sebze bahçesinde tohum ekmek için açılan küçük çukur. Yeni doğmuş tavşan yavrusu.