İçinde AĞIT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ağıt" olan, toplam 63 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ağıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KAĞITBALIĞIGİLLER

15 harfli kelimeler

BAĞITLANABİLMEK, BAĞITLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

BAĞITLANABİLME, BAĞITLAYABİLME, DAĞITILABİLMEK, DAĞITILIVERMEK

13 harfli kelimeler

DAĞITILABİLME, DAĞITILIVERME

12 harfli kelimeler

DAĞITIMCILIK, DAĞITABİLMEK, ÜÇKAĞITÇILIK

11 harfli kelimeler

BAĞITLANMAK, BAĞITLAŞMAK, DAĞITICILIK, DAĞITABİLME, KAĞITBALIĞI, KAĞITLANMAK, KAĞITÖRNEĞİ

10 harfli kelimeler

DAĞITILMAK, DAĞITIMEVİ, BAĞITÇILAR, BAĞITLAMAK, BAĞITLANIŞ, BAĞITLANMA, BAĞITLAŞMA, BAĞITLAYIŞ, KAĞITARASI, KAĞITÇILIK, KAĞITLAMAK, KAĞITLANMA

9 harfli kelimeler

AĞITÇILIK, DAĞITILMA, DAĞITIMCI, BAĞITLAMA, KAĞITBEZİ, KAĞITHANE, KAĞITKUŞU, KAĞITLAMA, ÜÇKAĞITÇI

8 harfli kelimeler

AĞITLAMA, DAĞITICI, DAĞITMAK, BAĞITLAK, BAĞITSIZ, KAĞITLIK, SAĞITMAK

7 harfli kelimeler

BAĞITÇI, BAĞITLI, DAĞITIK, DAĞITIM, DAĞITIŞ, DAĞITMA, BEYAĞIT, KAĞITÇI, KAĞITLI, KAĞITSI, ÜÇKAĞIT

6 harfli kelimeler

AĞITÇI

5 harfli kelimeler

BAĞIT, KAĞIT, SAĞIT

4 harfli kelimeler

AĞIT

Bazı kelimelerin anlamları

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

DAĞITIMCILIK

Dağıtımcının yaptığı iş.

DAĞITILIVERMEK

Çabucak dağıtılmak.

BAĞITLANMAK

Sözleşme ile sonuçlanmak.

BAĞITLAŞMAK

Aralarında sözleşme yapmak.

BAĞITLANABİLMEK

Bağıtlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞITICILIK

Dağıtıcının yaptığı iş, distribütörlük.

BAĞITLAYABİLME

Bağıtlayabilmek işi.

DAĞITILIVERME

Dağıtılıvermek işi.

BAĞITLANABİLME

Bağıtlanabilmek işi.

DAĞITILABİLMEK

Dağıtılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÜÇKAĞITÇILIK

Üçkâğıtçının işi. Yalancılık, düzencilik, dolandırıcılık.

DAĞITILABİLME

Dağıtılabilmek işi.

BAĞITLAYABİLMEK

Bağıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAĞITABİLMEK

Dağıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAĞITBALIĞIGİLLER

(Trachypterida), kayış balığı (Regalecus glesne) iyi bilinirler.

  -   -   -  

Anlamında AĞIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAĞITMA

Dağıtmak işi, tevzi.

DAĞITICI

Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi. Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt, distribütör. Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

DAĞITIMCI

Dağıtım işiyle uğraşan kimse veya kuruluş.

AĞITÇILIK

Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.

AĞITÇI

Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.

DAĞITIM

Dağıtma işi, tevzi. Bir merkezden çeşitli yerlere gönderme işi.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

DAĞILIM

Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

AĞLAYICI

Ağıtçı.

DAĞITIŞ

Dağıtma işi.

DENET

Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

AĞLAYICILIK

Ağıtçılık.

DENGE

Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

DAĞITILMA

Dağıtılmak işi.

AŞURELİK

Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.

BAŞBAYİ

Bir dağıtım işinde bütün bayilerin bağlı bulunduğu ana bayi.

DEME

Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.

DAĞITILMAK

Dağıtma işi yapılmak, tevzi edilmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük