İçinde KAYNAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kaynak" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kaynak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kaynak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kaynak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KAYNAKLANABİLİR

12 harfli kelimeler

KAYNAKLANMAK, BUĞULUKAYNAK

11 harfli kelimeler

KAYNAKÇILIK, KAYNAKLANMA, DEMİRKAYNAK, GÖKÇEKAYNAK, GÜMÜŞKAYNAK, TATLIKAYNAK

10 harfli kelimeler

KAYNAKÇACI, KAYNAKHANE, AKÇAKAYNAK, DURUKAYNAK, KAYNAKBAŞI, KAYNAKDÜZÜ, KAYNAKKAYA

9 harfli kelimeler

ADIKAYNAK, BALKAYNAK, BAŞKAYNAK, BEŞKAYNAK, BEYKAYNAK, GÖLKAYNAK, GÜRKAYNAK, ILIKAYNAK, KAYNAKKÖY, KAYNAKLAR, TAŞKAYNAK, TOPKAYNAK

8 harfli kelimeler

KAYNAKÇA, KAYNAKÇI, AKKAYNAK, KAYNAKLI, KAYNAKMA, ÖZKAYNAK

6 harfli kelimeler

KAYNAK

Bazı kelimelerin anlamları

KAYNAK

Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

KAYNAKLANMAK

Kaynak durumunu almak.

KAYNAKDÜZÜ

Bingöl kenti, Adaklı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÜMÜŞKAYNAK

Elâzığ şehri, Palu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BUĞULUKAYNAK

Van kenti, Çaldıran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KAYNAKBAŞI

Erzurum ili, İspir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane ilinde, Şiran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TATLIKAYNAK

Bitlis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÖKÇEKAYNAK

Ağrı şehrinde, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

AKÇAKAYNAK

Muş ili, Karaağıl bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

DEMİRKAYNAK

Gümüşhane ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DURUKAYNAK

Adıyaman şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

KAYNAKLANMA

Kaynaklanmak işi.

KAYNAKHANE

Kaynak işleri yapılmış olan yer.

KAYNAKÇILIK

Kaynakçının yaptığı iş.

KAYNAKÇACI

Kaynakça hazırlayan kimse.

KAYNAKLANABİLİR

Kaynakla tutturulabilme durumunda olan.

  -   -   -  

Anlamında KAYNAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAYNAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİLANÇO

Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

DİPNOT

Metin içinde geçen herhangi bir bilgi ile ilgili olarak sayfa altına, çalışmanın sonuna konulan açıklama veya kaynak bilgisi, haşiye.

ÇAYKARA

Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar. Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.

DEVLETÇİLİK

Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi, erkincilik karşıtı. Genellikle devleti töre, kültür, hukuk vb.nin kaynak ve taşıyıcısı olarak görme eğilimi.

EFEKT

Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.

ÇAĞLAYIK

Yerden ses çıkararak, gürültüyle kaynayarak çıkan genellikle sıcak su, kaynak.

AYDINLANMA

Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BULAK

Kaynak, pınar.

BİBLİYOGRAFİK

Kaynakçayla ilgili.

BİBLİYOGRAF

Bibliyografya uzmanı, kaynakları bilen uzman.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AYAZMA

Rumların kutsal saydıkları kaynak veya pınar.

FIKIH

Bir şeyi, gereği gibi, iyice anlayıp bilme. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü.

BİBLİYOGRAFİ

Kaynakça.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

BİBLİYOGRAFYA

Kaynakça.

ÇOKRAĞAN

Gür kaynak.