İçinde ŞURA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şura" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şura bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şura ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şura olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ŞURALLAMAK, ŞURARLAMAK

9 harfli kelimeler

ŞURACIKTA

8 harfli kelimeler

ŞARAŞURA

7 harfli kelimeler

ŞURACIK, HAŞURAN, HOŞURAN, HOŞURAT, ŞURATAN

6 harfli kelimeler

ŞURADA, ŞURALI, ŞURASI, HAŞURA, HOŞURA, TAŞURA

5 harfli kelimeler

EŞURA, ŞURAL

4 harfli kelimeler

ŞURA

Bazı kelimelerin anlamları

ŞURA

Anlatana veya söyleyene göre biraz uzakta olan yer, şu yer. Bir alanla ilgili olarak oluşturulan danışma kurulu. Şuraya. Arapça kökenli şûrâ: şûra.

ŞURACIK

Yakın ve belirli bir yer.

ŞURARLAMAK

Teyellemek.

ŞURADA

Şu yerde.

ŞURACIKTA

Yakın ve belirli bir yerde.

TAŞURA

Yüznumara, ayakyolu.

ŞURASI

Şu yer. Şu.

HAŞURAN

Bahçelerde kendi kendine çıkan ıspanağa benzer, yenen bir çeşit ot.

HOŞURAN

Tarlalarda kendiliğinden yetişen, geniş yapraklı bir çeşit ot.

ŞURALI

Şu yerin halkından olan, şu yöreden olan.

ŞARAŞURA

Domatesli, soğanlı pirinç lapası.

ŞURALLAMAK

Teyellemek. Teğellemek. Teğellemek; iri aralıklarla dikmek.

ŞURATAN

Oluk.

HOŞURAT

Yaprakları yenebilen bir çeşit ot.

HOŞURA

Yaramaz, kötü (her şey için).

HAŞURA

Kapalı havalarda ara ara güneş açarak havanın ısınması: Bir haşura olsa da tarlayı biçsek.

  -   -   -  

Anlamında ŞURA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHACIKA

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AĞACIK

Ağabey, büyük erkek kardeş. İşte, şurada. Balıkesir şehri, Burhaniye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sakarya şehri, Ferizli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

AHABAH

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHAHAH

İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem.

AHANA

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHACIM

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHACUH

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHAN

İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem. Bir şeyi hatırlamak istendiği zaman söylenir: Ahan, adın ne idi ki?. İşte. İşaret edatı (işte!). İşaret manasına bir söz, bk. âha.

AHACIĞINA

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHACANA

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHANAK

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHACINA

İşte, orada, hemen şurada, bu.

ABIŞ

Bacağın diz kapağından yukarısı. Adım: Şurayı abışla bakalım. Ahmak, budala, sersem, aptal.

AHANAKA

İşte, orada, hemen şurada, bu.

HEM

Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için "özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki" anlamlarında kullanılan bir söz. Açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan bir söz.

AHAM

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHAH

İşte, orada, hemen şurada, bu. Hayret, korku, keder, sevinç, kızgınlık, alay bildiren ünlem. Akak, su yatağı. Suyun akış yönü.

AHAHAN

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHACA

İşte, orada, hemen şurada, bu.

AHACUK

İşte, orada, hemen şurada, bu. İşte şurada.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük