İçinde ÜCE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "üce" olan, toplam 216 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üce bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu üce ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üce olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

EKLEMKÜFLÜCESİ, KASIKKÜFLÜCESİ

13 harfli kelimeler

MÜCEVHERCİLİK, ALAPLIBÖLÜCEK, SALKIMKÜFLÜCE, YUKARIGÖZLÜCE, YUKARIGÜLLÜCE, YÜCELTEBİLMEK

12 harfli kelimeler

MÜCELLİTHANE, RUHUMÜCERRET, AŞAGIGÖZLÜCE, AŞAĞIGÜLLÜCE, AŞAĞIKÖRÜCEK, BÜYÜKGÜLÜCEK, FİLİZKÜFLÜCE, KILKÜFLÜCESİ, KÜÇÜKGÜLÜCEK, KÜÇÜKSÜTLÜCE, ÖĞÜCEKLENMEK, TÜYLÜCEYUMRU, YUKARIÖZLÜCE, YÜCELEBİLMEK, YÜCELTEBİLME

11 harfli kelimeler

GÜCENDİRMEK, MÜCELLİTLİK, YÜCELTİLMEK, BÖLÜCEKKAYA, BÜCEKLENMEK, DİLKÜCEKLİK, GÜCELENBERİ, IŞILKÜFLÜCE, YÜCELEBİLME

10 harfli kelimeler

CÜCELEŞMEK, GÜCENİKLİK, GÜCENİLMEK, MÜCEVHERAT, MÜCEVHERCİ, YÜCELTİLME, ALTCÜCELER, BÖLÜCEKOVA, BÜCELENMEK, GÜCENDİRME, KARKÜRÜCEK, MÜCEFLEMEK, SÖBÜCEALAN, TELKÜFLÜCE, YÖRÜCEKLER, YÜCELENMEK, YÜRÜCEKLER

9 harfli kelimeler

CÜCELEŞME, GÖĞÜSLÜCE, GÖNÜLLÜCE, GÖRGÜLÜCE, GÜCENİLME, YÜCELTMEK, AÇGÖZLÜCE, DEREYÜCEK, GERMÜCEYH, GÜCELTMEK, KARACÜCEN, MÜCEDDERE, MÜCEVVEZE, YERCEGÜCE, YÜCEBELEN, YÜCEHİSAR, YÜCEKONAK, YÜCEPINAR, YÜCETEKİN

8 harfli kelimeler

GÖYNÜCEK, GÜCENMEK, MÜCEHHEZ, MÜCELLİT, MÜCERREP, MÜCERRET, MÜCESSEM, MÜCEVHER, YÜCELMEK, YÜCELTME, BÖRTLÜCE, CÜMÜCESİ, GERMÜCEK, GOPRÜCEK, GÜCCÜCEK, GÜCELMEK, GÜCETMEK, KÖPRÜCEK, MENGÜCEK, MÜCEDDET, MÜCELLİD, ÖRTÜLÜCE, SÜTLÜCEK, SÜTLÜCEN, TANYÜCEL, YÜCEBABA, YÜCEKAPI, YÜCELTEN, YÜCEOTAK, YÜCETEPE, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

BÜYÜCEK, CÜCELİK, GÜCENİK, GÜCENİŞ, GÜCENME, GÜRCÜCE, KÜFLÜCE, MÜCELLA, SÜTLÜCE, YÜCELİK, YÜCELİM, YÜCELİŞ, YÜCELME, YÜKLÜCE, BİTÜCEK, BÖĞRÜCE, BÖLÜCEK, BÖRGÜCE, BÖRÜCEK, BÜLÜCEK, BÜRÜCEK, ÇÖPLÜCE, ÇÜKLÜCE, DÖVÜCEK, DÜĞÜCEK, DÜLLÜCE, DÜVÜCEK, DÜZLÜCE, EKSÜCEK, GOLLÜCE, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AYYÜCE, BÖBÜCE, BÖRÜCE, BÜRÜCE, DELÜCE, GÜCELE, HÜCERE, KÖTÜCE, MÜCENE, ÖĞÜCEK, ÖNÜCEK, ÖYSÜCE, ÖZLÜCE, TÜLÜCE, ÜÇLÜCE, ÜĞÜCEK, ÜNLÜCE, ÜYÜCEK, YÜCEER, YÜCELİ, YÜCELT, YÜLÜCE

5 harfli kelimeler

ALÜCE, BÜCEK, GÜCEK, GÜCEM, GÜCEN, GÜCER, KÜCEK, ÖLÜCE, ÖNÜCE, TÜCER, YÜCEK, YÜCEL

4 harfli kelimeler

CÜCE, GÜCE, YÜCE, KÜCE, SÜCE, ÜCEK, ÜCEY

3 harfli kelimeler

ÜCE

Bazı kelimelerin anlamları

ÜCE

Yüce. Yüce, yüksek, en üst.

MÜCELLİTHANE

Ciltevi.

RUHUMÜCERRET

Katışık ve karışık olmayan ruh.

EKLEMKÜFLÜCESİ

Küflerin, eklem bölgelerinde gelişmesinden doğan hastalık.

FİLİZKÜFLÜCE

Filizküflerden ileri gelen ve vücudun hemen her bölgesinde görülebilen mantar hastalığı.

ALAPLIBÖLÜCEK

Zonguldak ilinde, Alaplı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

AŞAĞIGÜLLÜCE

Manisa şehrinde, Selendi belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YUKARIGÖZLÜCE

Ağrı ili, Hamur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BÜYÜKGÜLÜCEK

Çorum ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KASIKKÜFLÜCESİ

Asalak mantarların, üreme örgenleri çevresine yerleşmesinden doğan deri hastalığı.

MÜCEVHERCİLİK

Mücevhercinin işi, kuyumculuk.

SALKIMKÜFLÜCE

Atların, seyrek olarak develerle sığırların deri ve iç örgenlerinde irinli urlar yapan bulaşıcı mantar hastalığı.

YÜCELTEBİLMEK

Yüceltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

AŞAĞIKÖRÜCEK

Çorum kenti, Mecitözü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

AŞAGIGÖZLÜCE

Ağrı ilinde, Hamur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YUKARIGÜLLÜCE

Manisa şehri, Selendi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında ÜCE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALINGAN

Çabuk gücenen, kırılan.

CÜCELEŞME

Cüceleşmek durumu.

CİLTÇİLİK

Ciltçinin yaptığı iş, mücellitlik.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

CEVHER

Bir şeyin özü, maya, gevher. İyi yetenek. Töz. Değerli süs taşı, mücevher.

BURUKLUK

Buruk olma durumu, kekrelik. Küskünlük, gücenmişlik.

CİVANMERT

Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit.

BEDESTEN

Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı.

BURULMAK

Ekseni çevresinde döndürülmek. Sancımak, ağrımak. Alınarak küskünlük göstermek, gücenmek.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

CEVAHİR

Elmas, yakut vb. değerli taşlar, mücevher.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

BEBERUHİ

Sevimsiz, budala, bücür erkek. Karagöz oyunundaki kambur cücenin adı.

CÜCELİK

Cüce olma durumu.

BURUK

Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).

CÜCELEŞMEK

Cüce durumuna gelmek.

CİLTÇİ

Kitapları ciltleyen kimse, mücellit. Ciltevi.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

COŞKU

Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.