İçinde ÖT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öt" olan, toplam 410 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KÖTÜMSERLEŞMEK, BİYOFARMASÖTİK, DÖTEROSEREBRUM, KÖTÜLEYEBİLMEK

13 harfli kelimeler

KÖTÜLEŞTİRMEK, KÖTÜRÜMLEŞMEK, NÖTRLEŞTİRMEK, ÖTLEĞENGİLLER, ÖTÜMSÜZLEŞMEK, HİPERFÖTASYON, KÖTÜLEYEBİLME, KÖTÜMSERLEŞME, KUZYAKAÖTEKÖY, NÖTRALİZASYON, ÖTELEYEBİLMEK, SÜPERFÖTASYON

12 harfli kelimeler

KÖTÜLEŞTİRİŞ, KÖTÜLEŞTİRME, KÖTÜLÜKÇÜLÜK, KÖTÜRÜMLEŞME, NÖTRLEŞTİRME, ÖTÜMLÜLEŞMEK, ÖTÜMSÜZLEŞME, GÖTÜREBİLMEK, GÖTÜRÜNÜLMEK, KÖTÜRÜMLEMEK, ÖTEĞENGİLLER, ÖTEKTOİDALTI, ÖTEKTOİDÜSTÜ, ÖTELEYEBİLME, ÖTROFİKASYON, UZBİLİMÖTESİ, ZOOTERAPÖTİK

11 harfli kelimeler

KÖTÜMSERLİK, ÖTÜMLÜLEŞME, SÖZGÖTÜRMEZ, GÖTÜREBİLME, HACIGÖTÜRET, HÖTTÜKLEMEK, KÖTEYHLEMEK, KÖTEZLENMEK, ÖTEKİLEŞMEK, ÖTEKTİKALTI, ÖTEKTİKÜSTÜ, PÖTÜRDETMEK, PÖTÜRLEŞMEK, RÖTUŞLATMAK

10 harfli kelimeler

GÖTÜRÜLMEK, GÖTÜRÜMSÜZ, KÖSKÖTÜRÜM, KÖTÜLENMEK, KÖTÜLEŞMEK, KÖTÜRÜMLÜK, NÖTRLEŞMEK, ÖTÜMSÜZLÜK, RÖTUŞLAMAK, FİZİKÖTESİ, SUGÖTÜRMEZ, KIZILÖTESİ, BAŞGÖTÜREN, DÖTEROTOKİ, FARMASÖTİK, FOTONÖTRON, GÖTÜRMEMEK, HAPGÖTÜREN, KÖTEKLEMEK, KÖTERLEMEK, KÖTEZİTMEK, KÖTEZLEMEK, KÖTÜCÜLLÜK, KÖTÜMSEMEK, KÖTÜPARMAK, NÖTROFİLİK, ÖTÇETAVASI, ÖTEKİLEŞME, ÖTRÜKÇÜLÜK, RÖTUŞÇULUK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

GÖTÜRTMEK, GÖTÜRÜLME, GÖTÜRÜMLÜ, KÖTÜLEMEK, KÖTÜLENİŞ, KÖTÜLENME, KÖTÜLEŞME, KÖTÜLEYİŞ, KÖTÜLÜKÇÜ, NÖTRLEMEK, NÖTRLEŞME, ÖTÜMLÜLÜK, RÖTUŞLAMA, TAVUKGÖTÜ, DOĞAÖTESİ, ULUSÖTESİ, BÖTTÜRMEK, GÖSGÖTÜRÜ, GÖTEŞMECE, GÖTRÜLMEK, GÖTTİRMAK, GÖTÜGIZIL, GÖTÜGÖMBE, GÖTÜGÖMME, GÖTÜNGERİ, GÖTÜRÜNGÜ, HAKGÖTÜRE, HÖTTÜLDEK, HÖTÜRÜKLÜ, KÖTELEMEK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

DÖTERYUM, FONDÖTEN, GÖTÜRMEK, GÖTÜRTME, KÖTÜLEME, KÖTÜMSER, NÖTRLEME, ÖTELEMEK, ÖTTÜRMEK, ÖTÜCÜLÜK, ÖTÜRÜKLÜ, PÖTİKARE, MORÖTESİ, RUHÖTESİ, DÖTONİMF, ESKİÇÖTE, GÖTDUVAR, GÖTİRMEK, GÖTLEMEK, GÖTLESEN, GÖTRÜMLÜ, GÖTÜKMEK, GÖTÜRÜCÜ, HALOGÖTÜ, HÖTLEMEK, HÖTTEMEN, HÖTÜRMEK, KÖTELMEK, KÖTÜBÖCÜ, KÖTÜDERT, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

GÖTÜRME, GÖTÜRÜM, GÖTÜRÜŞ, KÖTÜCÜL, KÖTÜLÜK, KÖTÜRÜM, NÖTRLÜK, ÖTANAZİ, ÖTEBERİ, ÖTEKİSİ, ÖTELEME, ÖTLEĞEN, ÖTTÜRME, ÖTÜMSÜZ, ÖTÜRMEK, ÖTÜŞMEK, PÖTİBÖR, PÖTİFUR, RÖTARLI, RÖTUŞÇU, RÖTUŞLU, AMMOSÖT, BİRÖTEK, BÖTDENE, DÖTERON, DÖTOVUM, GÖTLEĞE, GÖTSELE, GÖTÜMEK, GÖTÜRGE, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

GÖTÜRÜ, GÜNÖTE, NÖTRON, ÖTLEĞİ, ÖTÜMLÜ, ÖTÜRME, ÖTÜRÜK, ÖTÜŞME, YERÖTE, ALAĞÖT, BÖTEGE, DÖTRON, DÖTYÜZ, FASGÖT, GÖTCEZ, GÖTÇEK, GÖTDAŞ, GÖTDEŞ, GÖTEĞİ, GÖTLEK, GÖTLEZ, GÖTLÜK, GÖTMEK, HOSGÖT, HÖTÇED, HÖTLEK, HÖTMÜR, HÖTTÜK, KÖTAYA, KÖTENE, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ENÖTE, KÖTEK, ÖTEKİ, ÖTMEK, ÖTÜCÜ, ÖTÜRÜ, RÖTAR, RÖTUŞ, GÖTÜR, HÖTTE, HÖTÜK, HÖTÜM, KÖTAN, KÖTAV, KÖTAY, KÖTEÇ, KÖTEH, KÖTEL, KÖTEN, KÖTEŞ, KÖTEV, KÖTEY, KÖTEZ, KÖTLÜ, KÖTÖŞ, KÖTÜK, MÖTİŞ, NÖTÜR, ÖKÖTÜ, ÖTCEN, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

FÖTR, KÖTÜ, NÖTR, ÖTME, ÖTRE, ÖTÜŞ, DÜÖT, HÖTE, KÖTE, KÖTİ, ÖTAN, ÖTEÇ, ÖTEK, ÖTEL, ÖTEN, ÖTEV, ÖTGÜ, ÖTKÜ, ÖTNÜ, ÖTON, ÖTÖN, ÖTRÜ, ÖTÜK, ÖTÜM, ÖTÜN, ÖTÜR, ŞÖTE

3 harfli kelimeler

GÖT, HÖT, ÖTE, DÖT, KÖT, ÖTA, ÖTÜ, SÖT

2 harfli kelimeler

ÖT

Bazı kelimelerin anlamları

ÖT

Ateş. Yürek, kalp. Halk dilinde Acılık, öd kesesi, safra kesesi. Ses, sada.

BİYOFARMASÖTİK

Hazırlanan ilaç biçiminin vücuttaki farmakokinetiği ve etkisi arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı.

NÖTRLEŞTİRMEK

Nötr duruma gelmesini sağlamak.

KUZYAKAÖTEKÖY

Karabük ilinde, Safranbolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KÖTÜLEYEBİLMEK

Kötüleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖTÜRÜMLEŞMEK

Kötürüm duruma gelmek. Algılama özelliğini kaybetmek.

HİPERFÖTASYON

Türe özgü sayıdan çok fazla sayıda yavruya gebe kalma.

ÖTLEĞENGİLLER

Örnek hayvanı ötleğen olan ötücü kuşlar familyası.

ÖTÜMSÜZLEŞMEK

Sert duruma gelmek.

NÖTRALİZASYON

Yansızlaştırma. Özgül antikorlar aracılığıyla virüslerin konak hücrelere bağlanmasının engellenmesi ve virüs üremesinin durdurulması. Bir eriyiğin asit veya alkali niteliğini ortadan kaldırma, nötr yapma.

KÖTÜLEŞTİRMEK

Kötü duruma gelmesine yol açmak.

KÖTÜLEYEBİLME

Kötüleyebilmek işi.

ÖTELEYEBİLMEK

Öteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖTÜMSERLEŞMEK

Kötümser duruma gelmek, karamsarlaşmak.

KÖTÜMSERLEŞME

Kötümserleşmek işi.

DÖTEROSEREBRUM

Kabuklularda antene giden sinirlerin oluştuğu beyin bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında ÖT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

AHİRET

Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ADLANMAK

Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.

AHLAKSIZ

Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.

ADİ

Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.

ALAKARGA

Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.

ANÜS

Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

ALÇAK

Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.

AHLAKLILIK

Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.