İçinde ÖR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ör" olan, toplam 2338 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ör bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ör ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ör olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BAŞÖRENDOĞANCILAR, ELEKTROEJAKÜLATÖR, GÖREVLENDİREBİLME, GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK, KARACAÖRENYAYLASI, KARAMIKKARACAÖREN, NÖROENDOKRİNOLOJİ, PLÖROPERİKARDİTİS, YUKARIKIZILCAÖREN

16 harfli kelimeler

GÖREVLENDİRİLMEK, ÖRGÜTLENDİRİLMEK, AŞAĞIKIZILCAÖREN, BONKÖRLEŞEBİLMEK, BÜYÜKKONAKGÖRMEZ, ÇADIRLIKÖRMEHMET, GÖRÜNTÜLEYEBİLME, KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK, KERTMEKARACAÖREN, KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ, NÖROFİBROMATOZİS, NÖROŞİSTOSOMOZİS, PROPRİYORESEPTÖR, RADİKULONÖROPATİ, SAKARIKARACAÖREN, YÖRESELLEŞTİRMEK, YUKARIKARACAÖREN

15 harfli kelimeler

GÖREVLENDİRİLME, ÖRGÜTLENDİRİLME, AŞAĞIKARACAÖREN, BONKÖRLEŞEBİLME, BÜYÜKKARACAÖREN, DOMUZELİNİNKÖRÜ, DÖRTDİŞLİGİLLER, GANGLİYONÖRİTİS, GÖRÜŞTÜREBİLMEK, İMMÜNOMODÜLATÖR, KÖRÜKLEYEBİLMEK, KÜÇÜKKARACAÖREN, NÖROFARMAKOLOJİ, NÖROFİBROSARKOM, NÖROTRANSMİTTER, ÖRGÜTLENEBİLMEK, ÖRNEKLEYEBİLMEK, VAZOKONSTRİKTÖR, YENİKIZILCAÖREN, YÖRESELLEŞTİRME, YUKARIŞEHİRÖREN, YÜRÜKKARACAÖREN

14 harfli kelimeler

GÖREVLENDİRMEK, KOORDİNATÖRLÜK, NÖROŞİRÜRJİYEN, OPERATÖRLEŞMEK, ÖRGÜTLENDİRMEK, ÖRNEKLENDİRMEK, ÖRÜMCEĞİMSİLER, TÖRETANIMAZLIK, ANTRENÖRSÜZLÜK, BAŞANTRENÖRLÜK, DİSTRİBÜTÖRLÜK, GÖRÜŞTÜREBİLME, GÖRÜŞÜLEBİLMEK, KÖRAHMETHÜYÜĞÜ, KÖRÜKLEYEBİLME, KÖRÜKLEYİCİLİK, KUZÖRENEMİRLER, KÜÇÜKPÖRNEKLER, MEKANORESEPTÖR, NÖRODERMATİTİS, NÖRODİYAGNOZİS, NÖROFİLAMANLAR, NÖROTRANSMİTER, ÖRGÜTLENEBİLME, ÖRNEKLEYEBİLME, ÖRNEKSEMECİLİK, PLÖROHEPATİTİS, TAHTACIÖRENCİK, YALAKÇUKURÖREN, YILDIRIMELÖREN, Devamını Oku »»

13 harfli kelimeler

BAŞREJİSÖRLÜK, BİYOKATALİZÖR, FABRİKATÖRLÜK, GÖRENEKSİZLİK, GÖREVSELCİLİK, GÖRÜLMEMİŞLİK, GÖRÜNTÜLEYİCİ, GÖRÜŞTÜRÜLMEK, OPERATÖRLEŞME, ÖRGÜTLENDİRME, ÖRNEKLENDİRME, ÖRÜMCEKLENMEK, PASTÖRİZASYON, RADYATÖRCÜLÜK, SAĞGÖRÜSÜZLÜK, TRANSFORMATÖR, YÖRESELLEŞMEK, ALTMIŞDÖRTLÜK, DENİZÖRÜMCEĞİ, SITMAGÖRMEMİŞ, ADETGÖRMEZLİK, UMURGÖRMÜŞLÜK, AKÖRENSÖKÜLER, AŞAĞIİKİZÖREN, AŞAĞIKARAÖREN, BELKARACAÖREN, BİYOİNDİKATÖR, BRONKODİLATÖR, DEREÇETİNÖREN, DOĞUBELENÖREN, Devamını Oku »»

12 harfli kelimeler

AKOMPANYATÖR, AMPLİFİKATÖR, ASANSÖRCÜLÜK, DEKORATÖRLÜK, DESİNATÖRLÜK, GLADYATÖRLÜK, GÖRENEKÇİLİK, GÖRÜNGÜCÜLÜK, GÖRÜNTÜLEMEK, GÖRÜNÜRLERDE, GÖRÜŞMECİLİK, GÖRÜŞTÜRÜLME, GÜNGÖRMÜŞLÜK, KONDÜKTÖRLÜK, KONTROLÖRLÜK, KÖRLEŞTİRMEK, NANKÖRLEŞMEK, NÖROŞİRÜRJİK, ÖRÜMCEKLENME, PRODÜKTÖRLÜK, PÜLVERİZATÖR, STABİLİZATÖR, TRAKTÖRCÜLÜK, YÖRESELLEŞME, AKÖRENÇARŞAK, APONÖROTİKUS, APONÖROZİTİS, AŞAĞICANÖREN, AŞAĞIDALÖREN, AŞAĞIKÖRÜCEK, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

ANTRENÖRLÜK, ANTRENÖRSÜZ, BAŞAKTÖRLÜK, BEŞİKÖRTÜSÜ, ÇÖREKLENMEK, DİKTATÖRLÜK, DİREKTÖRLÜK, DİSTRİBÜTÖR, DÖRDÜNCÜLÜK, GÖRECECİLİK, GÖREVDAŞLIK, GÖREVLENMEK, GÖREVSİZLİK, GÖRGÜLENMEK, GÖRGÜSÜZLÜK, GÖRMEMEZLİK, GÖRMEMİŞLİK, GÖRÜNMEZLİK, GÖRÜNTÜLEME, GÖRÜŞTÜRMEK, HOPARLÖRSÜZ, HOŞGÖRÜRLÜK, KONDANSATÖR, KONSERVATÖR, KONVERTİSÖR, KOORDİNATÖR, KÖRLEŞTİRİŞ, KÖRLEŞTİRME, KÖRÜKLENMEK, KÖRÜKLEYİCİ, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

AGRANDİSÖR, AKÜMÜLATÖR, ALTERNATÖR, ANKETÖRLÜK, ANTRENÖRLÜ, ARMATÖRLÜK, BAŞREJİSÖR, BAYRAMÖREN, BÖRTTÜRMEK, DEFİBRATÖR, DİKDÖRTGEN, DÖRDÜZLEME, EKSKAVATÖR, FABRİKATÖR, GÖRDÜRTMEK, GÖRENEKSEL, GÖREVCİLİK, GÖRGÜCÜLÜK, GÖRÜLMEMİŞ, GÖRÜMCELİK, GÖRÜMSETME, GÖRÜNTÜLÜK, GÖRÜŞLÜLÜK, GÖRÜŞÜLMEK, KARBÜRATÖR, KIZILYÖRÜK, KOMPOZİTÖR, KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

AMATÖRLÜK, AMORTİSÖR, ASANSÖRCÜ, ASPİRATÖR, BAŞÖRTÜLÜ, BOKSÖRLÜK, BONKÖRLÜK, BÖRTTÜRME, BÖRTÜLMEK, DANSÖRLÜK, DEKLANŞÖR, DEKORATÖR, DESİKATÖR, DESİNATÖR, DÖRTCİHAR, DÖRTDİVAN, DÖRTKENAR, DÖRTLEMEK, DUBLÖRLÜK, EDİTÖRLÜK, FORSMAJÖR, GLADYATÖR, GÖRDÜRMEK, GÖRDÜRTME, GÖRECELİK, GÖRELİLİK, GÖRENEKÇİ, GÖRENEKLİ, GÖRESİMEK, GÖRGÜLÜCE, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

AĞAÇÖREN, AJİTATÖR, AKTÖRLÜK, AMATÖRCE, ANALİZÖR, ANİMATÖR, ANTRENÖR, BAŞAKTÖR, BOZÖRDEK, BÖREKLİK, BÖRKENEK, ÇÖREKLİK, DEDANTÖR, DEDEKTÖR, DİKTATÖR, DİREKTÖR, DÖRDÜNCÜ, DÖRTLEME, DÖRTNALA, ENJEKTÖR, GARANTÖR, GÖRDÜRME, GÖRECELİ, GÖRESİME, GÖREVDAŞ, GÖREVSEL, GÖREVSİZ, GÖRGÜSÜZ, GÖRKEMLİ, GÖRMEMİŞ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ADAPTÖR, ANKETÖR, ANONSÖR, ARANJÖR, ARMATÖR, ASANSÖR, BAŞÖRTÜ, BÖREKÇİ, BÖRTMEK, BÖRÜLCE, ÇÖREKÇİ, DÖRTGEN, DÖRTLÜK, DÖRTNAL, DÖRTTEK, EJEKTÖR, GÖRELİK, GÖRENEK, GÖREVLİ, GÖRGÜLÜ, GÖRMECE, GÖRÜLME, GÖRÜMCE, GÖRÜNGE, GÖRÜNGÜ, GÖRÜNME, GÖRÜNTÜ, GÖRÜNÜM, GÖRÜNÜR, GÖRÜNÜŞ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AKÖREN, AKTÖRE, AMATÖR, BOKSÖR, BONKÖR, BÖRTME, BÖRTÜK, BRÜLÖR, ÇÖRDEK, ÇÖRTEN, DANSÖR, DÖRDER, DÖRDÜL, DÖRDÜN, DÖRDÜZ, DÖRTLÜ, DUBLÖR, EDİTÖR, FAKTÖR, FLAŞÖR, GÖRDEK, GÖRDES, GÖRECE, GÖRECİ, GÖRELE, GÖRELİ, GÖRKEM, GÖRKLÜ, GÖRMEK, GÖRMEZ, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

AKTÖR, BÖREK, ÇÖREK, ÇÖRKÜ, ÇÖRTÜ, FLÖRE, FLÖRT, GÖREV, GÖRGÜ, GÖRME, GÖRÜM, GÖRÜŞ, KÖRPE, LİKÖR, MAJÖR, MASÖR, MİNÖR, NÖRON, ÖRCİN, ÖRDEK, ÖREKE, ÖRGEN, ÖRGÜN, ÖRGÜT, ÖRMEK, ÖRNEK, ÖRTME, ÖRTÜK, ÖRTÜŞ, ÖRÜCÜ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

BÖRK, DÖRT, GÖRE, GÖRK, GÖRÜ, ÖREK, ÖREN, ÖRFİ, ÖRGE, ÖRGÜ, ÖRME, ÖRTÜ, ÖRÜK, ÖRÜM, ÖRÜŞ, SÖRF, TÖRE, YÖRE, BÖRG, BÖRT, BÖRÜ, ÇÖÖR, DÖRD, DÖRÜ, HÖRÇ, HÖRE, HÖRF, KÖRE, KÖRK, KÖRS, Devamını Oku »»

3 harfli kelimeler

ÖRF, ÖRK, ÖRS, ÖRÜ, SÖR, BÖR, ÇÖR, DÖR, GÖR, HÖR, KÖR, ÖRÇ, ÖRD, ÖRE, ÖRG, ÖRİ, ÖRÖ, ÖRT, PÖR, TÖR

2 harfli kelimeler

ÖR

Bazı kelimelerin anlamları

ÖR

Bir şeyin özü, kökü. Ufalanmış, çürümüş, toz durumuna gelmiş şey. İçinde ateş kırıntıları olan kül, köz. Tohum. Ateş kırıntılariyle dolu kül, kömür tozu ateşi.

GÖREVLENDİREBİLME

Görevlendirebilmek işi.

KARACAÖRENYAYLASI

Eskişehir kenti, Kaymaz nahiyesine bağlı bir bölge.

ELEKTROEJAKÜLATÖR

Spermanın elektrik akımı kullanarak ejakülasyonunu sağlayan alet.

BÜYÜKKONAKGÖRMEZ

Ankara şehrinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KARAMIKKARACAÖREN

Afyon ili, Çay ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

AŞAĞIKIZILCAÖREN

Karabük ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÖRGÜTLENDİRİLMEK

Örgütlendirme işi yapılmak, teşkilatlandırılmak.

GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK

Görüntüleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇADIRLIKÖRMEHMET

Kırşehir şehri, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BONKÖRLEŞEBİLMEK

Bonkörleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖREVLENDİRİLMEK

Görev verilmek, tavzif edilmek.

BAŞÖRENDOĞANCILAR

Zonguldak ilinde, Ormanlı nahiyesine bağlı bir bölge.

YUKARIKIZILCAÖREN

Karabük şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

PLÖROPERİKARDİTİS

Göğüs ve kalp zarının bir arada yangısı.

NÖROENDOKRİNOLOJİ

Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.

  -   -   -  

Anlamında ÖR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ADAYLIK

Aday olma durumu, namzetlik. Bir görevde yetiştirilme.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

ADABIMUAŞERET

Görgü kuralları.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ADLİYE

Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

ADAP

Töre. Yol yordam.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük