İçinde ÖR geçen 4 harfli kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ör" olan 4 harfli toplam 52 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde ör bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Bunun yanında sonu ör ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ör olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HÖRÇ

Piramit biçimindeki toprak ya da taş yığını. Kayanın ya da tepenin yüksek yeri. Karısını şart ederek boşayan bir kimsenin tekrar karısını alabilmesi için kadının bir başkası ile evlenmesi.

ÖRKE

Döveni boyunduruğa bağlayan ağaç parçası. Öfke, sinir. Öfke.

TÖRE

Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet. Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap.

ÖRÜK

Örülmüş olan yer. Saç örgüsü.

BÖRG

Dağ yamacı. Eski türkçe böğür: Böğür.

PÖRK

Erkeklerin giydiği bir çeşit başlık, takke, külah. Düğünde gelinin baba evinden yola çıktığını bildiren haber : Ahmet'in toyunda pörkü ben getirdim. Yünden örülmüş başörtüsü. Takke. Direk üstlüğü.

HÖRE

Onbeş yirmi santimetre boyundaki sopalarla oynanan bir çeşit oyun. Küçük.

TÖRÜ

Yol, düzen. Töre.

BÖRT

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Çürük. Yarı kurumuş meyve, zerdali. Yarı hazırlanmış pekmez.

ÇÖÖR

Buğday ve mısır anızı. Eski bir çeşit nefesli saz. Çalıların ve ağaçların, kesildikten sonra yerde kalan kökü. Ahlat fidanı.

ÖREK

Duvar.

KÖRS

Kütahya ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KÖRE

Karınca yuvası. Demirci körüğünün, kömürlerin yandığı bölüme açılan deliği. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Karınca kümesi. Kuru egzama, temriye. Yuva: Karınca köresi. Üzüm türü.

GÖRE

Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

ÖRTİ

Örtü.

ÖRÜN

Sürünün gece otlaması. Yağ, yoğurt, süt ve benzerleri yiyecekler. Saç örgüsü, belik. Açık renkli, beyazımsı. Gökyüzünün açık, aydınlık durumu. Çadırın tepesinde, aydınlanma için bırakılan açıklık. Pencere.

ÖRSÜ

Ucu yanmış odun parçası.

ÖREÇ

Sac üstünde pişirilen ekmeği çevirmeye yarayan tahta araç.

MÖRE

Yabanördeği tutmak için av yerine konulan keklik, ördek ve benzerleri hayvanlar.

DÖRT

Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük