İçinde ÖR geçen 3 harfli kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ör" olan 3 harfli toplam 20 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde ör bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Bunun yanında sonu ör ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ör olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖRD

Nem, az ıslaklık.

ÖRT

Tam öğle zamanı. Ateş.

ÖRİ

Kendir kıvratma aleti.

ÖRF

Yasalarla belirlenmeyen, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek.

DÖR

Köyün dışında koyun sağılan düzlük yer. Eski evlerde büyük odanın oturulan kısmı. Konuk odası.

ÖRS

Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli, demir araç. Üzerine çivi çakılacak ayakkabı geçirilen kunduracı gereci.

TÖR

Başköşe. Evde ya da odada saygıdeğer kişilerin oturduğu baş köşe. Ön, orun, şeref yeri. Evin veya odanın en önemli, en iyi yeri. Evde veya odada saygıdeğer kişilerin oturduğu başköşe.

SÖR

Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın. Katolik mezhebinde dinle ilgili bir yükümlülük almayan ancak din uğruna hemşirelik, hasta bakıcılık vb. işlerde çalışan kadın. İngiliz soyluluk unvanı.

ÖRE

Güç, erke. Çevre, dolay. Makarna. Üç yaşında dişi tay. Yün, iplik eğirme aracı, kirmen. Ora bura, kıyı köşe. Örek; bina. Gazete, dergi veya kitap gibi yazılı şeylerde sayfanın yukarıdan aşağıya doğru bölünmüş olduğu kısımlardan her biri.

ÖRÜ

Örme işi. Tarlalarda sele karşı taştan yapılmış set. Yama olarak yapılmış olan örgü. Otlak.

ÖRÇ

Kavgaya dönüşen tartışma. Bahis tutuşma.

HÖR

Kalın pamuk ipliği. Kıl iplik.

BÖR

Böğür, göğüs - börüne: böğrüne. Böğür, bağır.

GÖR

Mezar, mezarlık. Tahıl hastalığı. Ocakta yakılan büyük kütüklerin yanmasını kolaylaştırmak için altına konulan destek.

ÇÖR

Bir çeşit hayvan hastalığı, sığır vebası. Tuzlu. Küçük yara, bere. Mısır sapı. Şeytan. Yabani ahlatın dikeni. Mısırın biçildikten sonra toprakta kalan kısmı.

PÖR

Değirmenin dönmesini sağlayan aygıt.

KÖR

Görme engelli. Keskinliği yeterli olmayan. Az aydınlık veren. Kötü. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan. 7. mec. Duyarlığını yitirmiş. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Sin, gömüt. Kullanılmış, eski pamuk. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Mezar, kabir.

ÖRG

Sap.

ÖRK

Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip, örük.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük