İçinde ÖLÇÜM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ölçüm" olan, toplam 38 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ölçüm bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ölçüm ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ölçüm olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ISILAĞIRLIKÖLÇÜM

15 harfli kelimeler

BULANIKLIKÖLÇÜM, İLETKENLİKÖLÇÜM, ÖLÇÜMLEYEBİLMEK, POTANSİYELÖLÇÜM

14 harfli kelimeler

DUYARLIKÖLÇÜMÜ, ÖLÇÜMLEYEBİLME, YOĞUNLUKÖLÇÜMÜ

13 harfli kelimeler

SICAKLIKÖLÇÜM

12 harfli kelimeler

KIRILIMÖLÇÜM

11 harfli kelimeler

BASINÇÖLÇÜM, ÖLÇÜMLENMEK

10 harfli kelimeler

ÖLÇÜMLEMEK, ALKOLÖLÇÜM, DİZİLÖLÇÜM, GEÇİMÖLÇÜM, IŞIKÖLÇÜMÜ, RENKÖLÇÜMÜ, TAYFÖLÇÜMÜ

9 harfli kelimeler

ÖLÇÜMLEME, ASİTÖLÇÜM, GÖKÖLÇÜMÜ, ISILÖLÇÜM, ISINÖLÇÜM, IŞILÖLÇÜM, IŞIMÖLÇÜM, İZGEÖLÇÜM, KÜMEÖLÇÜM, ODAKÖLÇÜM, RENKÖLÇÜM, RUHÖLÇÜMÜ, UCAYÖLÇÜM, YÜZÖLÇÜMÜ

8 harfli kelimeler

BAZÖLÇÜM, ISIÖLÇÜM, NEMÖLÇÜM

7 harfli kelimeler

ÖLÇÜMLÜ

5 harfli kelimeler

ÖLÇÜM

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLÇÜM

Ölçme işi. Ölçülerek elde edilen sonuç. Ölçümleme sonucu, takdir. Eli işe yatkın, becerikli, usta. Doktor. Fal. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Bir kümenin altkümelerinden oluşan bir dolam üzerinde artı değerler alan sayılabilir toplamsal küme işlevi, Anlamdaş. sayılabilir toplamsal ölçüm. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Şekil, biçim, tarz. Acemi, beceriksiz. Şımarık.

KIRILIMÖLÇÜM

Özdeklerin kırılım indislerinin belirlenmesi.

BASINÇÖLÇÜM

Açık hava basınç ölçülerini değerlendiren etkinlikler.

DİZİLÖLÇÜM

Salt yandaş, yansız, karşıt gibi geniş konumları saptamakla kalmayarak aynı zamanda arada yer alan alt bölümlenmeleri de belirleyebilen ölçüm.

POTANSİYELÖLÇÜM

Özdek niceliği, denge durganı değerlik gibi büyüklüklerin belirlenmesi amacıyla, bir elektrot potansiyelinin ya da eşdeğerleyim sırasında potansiyel değişiminin ölçümü.

DUYARLIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir duyarkatta, ışıklama ile yoğunluk arasındaki bağı kesinlikle saptama, duyarkatın ışıktan etkilenme ve açındırma sırasındaki tepkisini ölçme bilimi.

İLETKENLİKÖLÇÜM

Elektrolit çözeltilerinin iletkenliklerini ölçerek çeşitli yollardan özdek niceliğini belirleme.

ÖLÇÜMLEYEBİLME

Ölçümleyebilmek işi.

YOĞUNLUKÖLÇÜMÜ

Alıcıdaki ışıklamanın, basım ışığının, açındırma işlemlerinin denetlemesinde yararlanmak üzere, görüntünün yoğunluğunu ölçme işi.

SICAKLIKÖLÇÜM

Sıcaklık derecesini ölçme yöntemleri. Dizge, özdek ve olayların sıcaklıklarını ölçme yöntemleri.

ÖLÇÜMLEYEBİLMEK

Ölçümleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALKOLÖLÇÜM

Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi.

BULANIKLIKÖLÇÜM

Bir sıvıda, asılı bulunan taneciklerin niteliğini, ışık geçiriminin sıvıdaki katıların niceliğiyle değişmesine dayanarak belirleme.

ISILAĞIRLIKÖLÇÜM

Isıtılan özdeklerin ağırlık değişimlerini saptayarak evre geçişlerini, bileşik oluşum ya da bozunumlarını belirleme yöntemi.

ÖLÇÜMLEMEK

Muhakeme etmek. Akıl süzgecinden geçirmek, sonuç almak, takdir etmek.

ÖLÇÜMLENMEK

Tasarlanmak. Heveslenmek, niyet etmek, hazırlanmak, kakışmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖLÇÜM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLÇÜM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PSİKOMETRİ

Ruh ölçümü.

FOTOMETRİ

Işık ölçümü.

HIZÖLÇER

Motorlu araçlarda hız ölçüm aygıtı, takograf, takometre, takigraf.

KUMPAS

Dizicilerin harfleri satır durumuna getirirken içine yerleştirdikleri ayarlanabilir demir yuva. Sanayide kalınlık ve incelikleri ölçmede kullanılan ölçüm aleti. Hile, düzen.

METRİK

Ölçümlü.

KALİBRASYON

Ölçümleme. Ölçülüleme.

İZOMETRİ

Eş ölçüm.

EKVATOR

Fındık, ceviz vb. meyvelerin ölçümünde kullanılan bir birim. Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı.

BAĞINTI

Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.

RÖNTGEN

Gama veya x ışınlarının miktar ölçümü birimi. Herhangi bir organın durumunu tespit etmek için çekilen film.

BATİMETRİ

Derinlik ölçümü.

GEOMETRİ

Nokta, çizgi, açı, yüzey ve cisimlerin birbirleriyle ilişkilerini, ölçümlerini, özelliklerini inceleyen matematik dalı, hendese. Bu konu ile ilgili olan kitap veya ders.

KALORİMETRİ

Isı ölçümü.

GAZOMETRİ

Gaz ölçümü.

RADYOMETRİ

Işıma şiddetinin ölçümü.

GÖSTERGE

Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret. Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste, icmal. Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke. Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir, indikatör. Bir gelişimi gösteren nicelikler veya değerler arasındaki ilişki, endeks, indeks.

JEODEZİ

Yer ölçümü.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

BASINÇ

Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

MESAHA

Yüz ölçümü.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük