Kelimeler arşivinde; içinde "öd" olan, toplam 272 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öd bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu öd ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öd olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖDÜLLENDİREBİLMEK
ÖDÜLLENDİREBİLME, PSÖDOHİPERTROFİK, PSÖDOPİTYALİSMUS, PSÖDOPOLİGLOBULİ
ÖDEVLENDİRİLMEK, ÖDÜLLENDİRİLMEK, PSÖDOHEMOPTİZİS, PSÖDOHİPERTROFİ, PSÖDOOLİGODONTİ, PSÖDOPOLİODONTİ, PSÖDOTÜBERKÜLOZ
ÖDEVLENDİRİLME, GÖDÜRSÜZLENMEK, ÖDÜLLENDİRİLİŞ, ÖDÜLLENDİRİLME, PSÖDOAPOPLEKSİ, PSÖDOEOZİNOFİL, PSÖDOMELANOZİS, PSÖDOMEMBRANLI, PSÖDOMEMBRANÖZ, PSÖDOPARAFİLYA, PSÖDOPARALİZİS, PSÖDOPREGNANSİ, PSÖDOSKLEROZİS
ÖDEVLENDİRMEK, ÖDÜLLENDİRMEK, EKECİKGÖDELER, MİKSÖDEMATOİT, ÖDEYEBİLİRLİK, PSÖDOANODONTİ, PSÖDOARTROZİS, PSÖDOHEMOFİLİ, PSÖDOSÖLOMATA, SALARIGÖDELER
ÖDENEKSİZLİK, ÖDEVLENDİRME, ÖDÜLLENDİRME, ÖDÜLLENDİRİM, PSÖDARTROZİS, PSÖDOEFEDRİN, PSÖDOMEMBRAN, PSÖDOPAREZİS, PSÖDOPOLİTİK, PSÖDOPOLİZİS, PSÖDOSKOLEKS
HÖDÜKLEŞMEK, BÖDRESLEMEK, ÖDETEBİLMEK, ÖDEYEBİLMEK, ÖDEYEMEZLİK, ÖDEYİVERMEK, ÖDÜNÇLENMEK, ÖDÜNÇLERİNE, ÖDÜNÇLEŞMEK, ÖDÜRÜKLEMEK, PSÖDOATAKSİ, PSÖDOLABİYA, PSÖDOLENFOM, PSÖDOPODYUM, PSÖDORABİES, PSÖDOVAKUOL
HÖDÜKLEŞME, ÖDÜNÇLEŞME, ÖDÜNSÜZLÜK, ANJİYOÖDEM, GÖDEKLEMEK, GÖDELLEMEK, HÖDÜKLEMEK, ÖDENEBİLİR, ÖDEŞTİRMEK, ÖDETEBİLME, ÖDETTİRMEK, ÖDEYEBİLME, ÖDEYİVERME, ÖDÜLLENMEK, ÖDÜNÇLEMEK, ÖDÜNÇLENME, ÖDÜRLENMEK, PÖDÜKLEMEK, PSÖDOANEMİ, PSÖDOFARSİ
ÖDENEKSİZ, ÖDÜNÇLEME, ÖDÜNLEMEK, GÖDEKLEME, GÖDEMİLİZ, GÖDESEPEK, ÖDEMEZLİK, ÖDENEKLİK, ÖDEŞTİRME, ÖDETİLMEK, ÖDETTİRME, ÖDEVBİLİM, ÖDÜKLEMEK, ÖDÜNCÜLÜK, ÖDÜNLÜLÜK, ÖDÜNSÜZCE, ÖDÜTLEMEK, ÖDYOMETRE, PAPİLÖDEM, PSÖDOKİST, PSÖDORAFE
HÖDÜKLÜK, ÖDENEKLİ, ÖDLEKLİK, ÖDÜNLEME, SIĞIRÖDÜ, CÖDDÜRÜK, CÖDÜRMEK, GÖDELMEK, GÖDENBEL, GÖDENSİZ, GÖDERMEK, GÖDEŞMEN, GÖDRENLİ, GÖDÜREDİ, HÖDDÜRÜK, LENFÖDEM, MİKSÖDEM, NEFRÖDEM, ÖDALACAK, ÖDEMELİK, ÖDEMİŞLİ, ÖDENMEME, ÖDETİLME, ÖDETİMCİ, ÖDEYEMEZ, ÖDÜÇLEME, ÖDÜRTMEK, ÖNÖDENCE, PSÖDOHİF, PSÖDOPOD, Devamını Oku »»
HÖDÜKÇE, ÖDEMELİ, ÖDENMEK, ÖDEŞMEK, ÖDETMEK, ÖDEVCİL, ÖDLEKÇE, ÖDÜNSÜZ, ADAGÖDE, BÖDELEK, BÖDENEK, BÖDÜLEK, BÖDÜRUK, BÖDÜRÜK, DÖDÜLLÜ, DÖDÜREK, GÖDEKLİ, GÖDELEÇ, GÖDELEK, GÖDELEŞ, GÖDELEZ, GÖDEMEK, GÖDEMEN, GÖDENCE, GÖDENEK, GÖDENLİ, GÖDÜMEN, GÖDÜREÇ, GÖDÜRGE, HÖDELEK, Devamını Oku »»
ÖDEMEK, ÖDEMİŞ, ÖDEMLİ, ÖDENCE, ÖDENEK, ÖDENİŞ, ÖDENME, ÖDENTİ, ÖDEŞME, ÖDETME, ÖDEVLİ, ÖDÜNLÜ, ÖDEGEÇ, BÖDENE, BÖDENK, BÖDRÜK, CÖDELE, GÖDELE, GÖDENİ, GÖDEYH, GÖDLEK, HÖDDEM, HÖDEME, HÖDÜME, LÖDVEN, ÖDDEYH, ÖDEBİK, ÖDEKCİ, ÖDEKLİ, ÖDEKLÜ, Devamını Oku »»
GÖDEN, GÖDEŞ, HÖDÜK, ÖDEME, ÖDLEK, ÖDÜNÇ, BÖDEK, BÖDET, BÖDÖY, BÖDÜÇ, BÖDÜK, CÖDDE, CÖDDÜ, DÖDEN, DÖDÜL, GÖDEÇ, GÖDEK, GÖDEL, GÖDRÜ, GÖDÜK, HÖDDÜ, HÖDEK, HÖDUT, HÖDÜŞ, KÖDEK, KÖDÜK, KÖDÜN, LÖDÜK, ÖDDEK, ÖDGEL, Devamını Oku »»
ÖDEM, ÖDEV, ÖDÜL, BÖDÜ, CÖDE, CÖDÜ, DÜÖD, GÖDE, KÖDE, LÖDE, ÖDDE, ÖDEK, ÖDEN, ÖDEŞ, ÖDÜÇ, ÖDÜK, ÖDÜN, SÖÖD
ÖDÜ
ÖD
ÖD
Safra. Öd ağacı. Bu ağacın kıyılmış parçalarından yapılan tütsü. Zaman. Asmanın budanan, işe yaramayan çubukları. Yüreklilik. Halk dilinde Safra Kesesi. Sığır. Karaciğerden salınan ve oniki-parmak bağırsağına gelerek sindirime yardım eden bir salgı.
PSÖDOPOLİODONTİ
Süt dişlerinin, kalıcı dişlerin çıkmasından sonra düşmemesinden kaynaklanan diş sayısında görülen fazlalık.
PSÖDOOLİGODONTİ
Yalancı az dişlilik.
PSÖDOHEMOPTİZİS
Ağızdan akciğer kaynaklı olmayan kan gelmesi.
PSÖDOPOLİGLOBULİ
Semptomatik poliglobuli.
ÖDÜLLENDİREBİLME
Ödüllendirebilmek işi.
GÖDÜRSÜZLENMEK
Arsızlanmak.
PSÖDOTÜBERKÜLOZ
Yersinia pseudotuberculosis'in, mezenteriyal lenf yumrularında, akciğerlerde, dalak ve karaciğerde oluşturduğu peynirleşme nekrozu ve embolik apselerle, toksemi, ateş ve yüksek ölüm oranıyla belirgin evcil türlerde, laboratuvar ve hayvanat bahçesi hayvanlarında tek tük olgular hâlinde görülen bakteri enfeksiyonu, yersiniozis. Koyunlarda piyemik karaciğer yangısı olarak da adlandırılır.
PSÖDOHİPERTROFİ
Yalancı hipertrofi.
PSÖDOPİTYALİSMUS
Siyalore.
ÖDÜLLENDİRİLMEK
Ödüllendirme işi yapılmak.
ÖDÜLLENDİRİLİŞ
Ödüllendirilme işi.
ÖDÜLLENDİREBİLMEK
Ödüllendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖDEVLENDİRİLMEK
Ödevlendirme işine konu olmak.
ÖDEVLENDİRİLME
Ödevlendirilmek işi.
PSÖDOHİPERTROFİK
Psödohipertrofiyle ilgili olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AVİSTO
Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
ARİYETEN
Eğreti olarak, ödünç olarak.
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.
ARMAĞAN
Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.
APEL
Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılmış olan ödeme çağrısı.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
BAĞIŞIK
Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.
ARDİYE
Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
AYLIK
Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş. Bir ay içinde olan. Bir ay için. Ayda bir kez yapılmış olan veya çıkan. Belirli aydan beri var olan. Bir ay süren, mahiye.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
AYLIKLI
Aylık alan (kimse), maaşlı. Karşılığı aylıkla ödenen.
AMORTİSMAN
Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ARİYET
Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).