İçinde ÇABUK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çabuk" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çabuk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çabuk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çabuk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRABİLME

16 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRILMA, ÇABUKLAŞABİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRMAK, ÇABUKLAŞABİLME

13 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞMAK

10 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞMA

8 harfli kelimeler

ÇABUKLUK, ÇARÇABUK

7 harfli kelimeler

ÇABUKÇA, ÇABUKEL

5 harfli kelimeler

ÇABUK

Bazı kelimelerin anlamları

ÇABUK

Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

ÇABUKLAŞABİLME

Çabuklaşabilmek işi.

ÇABUKLUK

Çabuk olma durumu, hız, sürat.

ÇABUKÇA

Çabucak.

ÇABUKLAŞMA

Çabuklaşmak işi, aceleleşme.

ÇABUKLAŞTIRABİLME

Çabuklaştırabilmek işi.

ÇABUKLAŞTIRILMAK

Çabuklaşma işi yaptırılmak.

ÇABUKLAŞTIRMAK

Bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek.

ÇARÇABUK

Çabucak.

ÇABUKLAŞMAK

Çabukluk kazanmak, hızlanmak, aceleleşmek.

ÇABUKLAŞTIRMA

Çabuklaştırmak işi, tacil, aceleleştirme.

ÇABUKLAŞABİLMEK

Çabuklaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇABUKEL

Nesneleri kaşla göz arasında kaybedip ortaya çıkarma becerisi olan sanatçı.

ÇABUKLAŞTIRILMA

Çabuklaştırılmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇABUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇABUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARYUM

Atom sayısı 56, yoğunluğu 3,78 olan, doğada en çok baryum sülfat ve baryum karbonat olarak bulunan, havada çabuk oksitlenen, gümüş renginde, katı ve basit bir element (simgesi Ba).

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

CİLASUN

Yiğit kimse. Eli çabuk, becerikli kimse.

BÜYÜCÜ

Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz. Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse.

BİRAHANE

Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer.

ALINGAN

Çabuk gücenen, kırılan.

BANDIRMAK

Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

CEVVAL

Davranışları çabuk ve kesin olan.

ALAMİNÜT

Acele, çabuk.

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

AZGIN

Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ACUL

Aceleci. Hızlı, çabuk.

CEVVALİYET

Çabukluk, hareketlilik.

ACELELEŞTİRMEK

Çabuklaştırmak.

ATİKLİK

Çabukluk, çeviklik.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

ALDANÇ

Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).

ACELELEŞTİRME

Çabuklaştırma.