İÇER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "içer" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. içer ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu içer ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde içer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

İÇERİKLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

İÇERDEKİLER, İÇEREBİLMEK, İÇERİKÖLÇER

10 harfli kelimeler

İÇEREBİLME, İÇERİÇUMRA, İÇERLENMEK

9 harfli kelimeler

İÇERLEMEK, İÇERLEYİŞ, İÇERİBÜKÜ, İÇERİKSİZ, İÇERTİLER

8 harfli kelimeler

İÇERİKLİ, İÇERLEME, İÇERİDEN

7 harfli kelimeler

İÇERLEK, İÇERMEK, İÇERİLİ, İÇERİSU, İÇERLEG

6 harfli kelimeler

İÇERİK, İÇERME, İÇERDA, İÇERİM, İÇERKE

5 harfli kelimeler

İÇERİ, İÇERE

4 harfli kelimeler

İÇER

Bazı kelimelerin anlamları

İÇER

Oda, oturma odası.

İÇERLEME

İçerlemek işi.

İÇERİKÖLÇER

İyonlaştırıcı ışınım kaynağı içeren ve bir maddede bulunan element miktarını belirlemeye yarayan ölçüm aygıtı.

İÇERİKLEŞTİRME

Başka bir kişinin ya da toplumun bilgi, inanç ve davranışlarını benimseyerek kendine mal etme.

İÇERTİLER

Aile, akraba.

İÇERİDEN

Bizden anlamında kullanılır: Bu çocuk içeriden.

İÇERİÇUMRA

Konya ili, Çumra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

İÇERDEKİLER

Çalışmakta olan ve bu nedenle ücret pazarlıklarını doğrudan etkileyen işgücü. karşılığı dışardakiler, içerdekiler-dışardakiler kuramı, yedek işsizler ordusu. Bir firmadaki karar verme konumunda bulunan üst düzeydeki yöneticiler ve iç paydaşlar.

İÇEREBİLMEK

İçerme imkânı veya olasılığı bulunmak.

İÇERLENMEK

içer gibi görünmek.

İÇERİBÜKÜ

Ordu ili, Çaybaşı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

İÇERİKSİZ

İçeriği olmayan.

İÇEREBİLME

İçerebilmek işi.

İÇERİKLİ

Herhangi bir niteliği, özelliği içeren, muhtevalı.

İÇERLEYİŞ

İçerleme işi.

İÇERLEMEK

İçin için öfkelenmek. Kırılmak, alınmak.

  -   -   -  

Anlamında İÇER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İÇER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASESBAŞI

Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

BAŞÇAVUŞ

Astsubay başçavuş. Yeniçeri Ocağının çavuşu.

AZI

Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.

BELASIZ

Bela içermeyen.

BİNİŞ

Binme işi. Üniversite öğretim üyelerinin giydikleri cübbe. Atlı alay. Yüksek aşamalı bilginlerin ve yeniçeri subaylarının giydikleri cübbe. Atlı alayda giyilen giysi.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

BALSAMLI

Balsam içeren, antiseptik ve besleyici özelliği olan (ilaç, merhem vb.).

BALLI

İçerisinde bal bulunan. Şanslı.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

BAŞESKİ

En kıdemli kimse. Yeniçeri bölüklerinde erlerin en kıdemlisi. Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı.

ASES

Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.

BAKIRLI

Bakır içeren (maddeler).

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

AZAP

Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.

BELİRLENİM

Belirli duruma gelme işi. Bir kavramın anlamının, içeriğinin, yapısının veya sınırlarının tam olarak belirlenmesi işi, gerektirim, determinasyon.

ANLAMLI

Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük