HE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "he" olan, toplam 1380 adet kelime bulunmaktadır. he ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu he ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde he olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

HEMATOPORFİRİNÜRİ, HEYECANLANABİLMEK, HEYECANLANIVERMEK

16 harfli kelimeler

HEYECANLANDIRMAK, HEMANJİYOBLASTOM, HEMOGLOBİNOMETRE, HEMOGLOBİNOMETRİ, HEMOPERİKARDİYUM, HETEROSEKSÜELLİK, HETEROTRANSPLANT, HEYECANLANABİLME, HEYECANLANIVERME

15 harfli kelimeler

HEYECANLANDIRMA, HEYKELLEŞTİRMEK, HEDEFLEYEBİLMEK, HELALLEŞEBİLMEK, HEMAGLÜTİNASYON, HEMANJİYOSARKOM, HEMATOSİTOBLAST, HEMOGLOBİNOPATİ, HEMOPNÖMOTORAKS, HEPATNAVİRÜSLER, HEPATOSPLENİTİS, HESAPLAŞABİLMEK, HESAPLAYABİLMEK, HESAPLİYABİLMEK

14 harfli kelimeler

HEVESLENDİRMEK, HEYKELTIRAŞLIK, HEDEFLEYEBİLME, HELALLEŞEBİLME, HEMADZORPSİYON, HEMANJİYOBLAST, HEMATOPERİKART, HEMATOPORFİRİN, HEMATOSİTOPENİ, HEMİHİPERTROFİ, HEMOFLAGELLATA, HEMOKROMATOZİS, HEMOPERİTONEUM, HEPADNAVİRİDAE, HEPATOHÜCRESEL, HEPATOLİTYAZİS, HEPATOPANKREAS, HEPATOSELLÜLER, HEPATOVİRÜSLER, HEPATOZOONOZİS, HERMAFRODİSMUS, HERMAFRODİTİZM, HERPESVİRÜSLER, HESAPLAŞABİLME, HESAPLATTIRMAK, HESAPLAYABİLME, HESBETENLİLLAH, HETEROKROMATİN, HETEROZİGOTLUK, HEYKELLEŞTİRME

13 harfli kelimeler

HELECANLANMAK, HELMİNTOLOJİK, HETEROSEKSÜEL, HEVESLENDİRME, HEYECANSIZLIK, HECELETTİRMEK, HEKSAMİTİOZİS, HEKTOLİTRELİK, HELEOPLANKTON, HELEZONLAŞMAK, HELMİNTEMEZİS, HEMATOPORFİRİ, HEMATOSİTOZİS, HEMİKRİPTOFİT, HEMİPARALİZİS, HEMOFAGOSİTOZ, HEMOGLOBİNEMİ, HEMOGLOBİNÜRİ, HEMOPERFÜZYON, HEMOSİDEROZİS, HEMOSİTOBLAST, HEMOSİTOMETRE, HEMOSİTOMETRİ, HEPATOBLASTOM, HEPATOKUPREİN, HEPATOTOKSEMİ, HERPESVİRİDAE, HESAPLATTIRMA, HETERODİMERİK, HETERODİNAMİK, Devamını Oku »»

12 harfli kelimeler

HELECANLANMA, HELEZONLAŞMA, HELMİNTOLOJİ, HENTBOLCULUK, HERGELECİLİK, HEYECANLANIŞ, HEYECANLANMA, HEYECANLILIK, HECELETTİRME, HEFTİKLENMEK, HEİNZGRANÜLÜ, HEKZAMİTİYAZ, HELİCELLİDAE, HELİKOBAKTER, HEMAGLÜTİNİN, HEMATİDROZİS, HEMATOKSİLEN, HEMATOKSİLİN, HEMATOMİYELİ, HEMATOSEPSİS, HEMATOSİTÜRİ, HEMATOSPERMİ, HEMİDESMOZOM, HEMİHİDROZİS, HEMİPLANKTON, HEMİSELLÜLOZ, HEMİVERTEBRA, HEMOKROMATOZ, HEMOPERİKART, HEMOSİTOPOEZ, Devamını Oku »»

11 harfli kelimeler

HEDEFLENMEK, HELMELENMEK, HELVALAŞMAK, HELYOTERAPİ, HEMATOLOJİK, HEMFİKİRLİK, HEMODİYALİZ, HEMŞEHRİLİK, HEMŞİREZADE, HEPATOLOJİK, HERİFÇİOĞLU, HESAPLANMAK, HESAPLAŞMAK, HESAPLATMAK, HESAPSIZLIK, HETEROTROFİ, HEVESLENMEK, HEVESSİZLİK, HEYKELCİLİK, HEYKELTIRAŞ, HEBERSİZDEN, HECİLLENMEK, HEDERLENMEK, HEDERSİNMEK, HEFİLLENMEK, HEFTİKLEMEK, HELALLEŞMEK, HELETİNEZİR, HELİKLETMEK, HELİKOTREMA, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

HEDEFLEMEK, HEKTOLİTRE, HEKTOMETRE, HELİKOPTER, HEMATOLOJİ, HEMENCECİK, HEMOGLOBİN, HEMOROİTLİ, HEMŞİRELİK, HERGELELİK, HESAPÇILIK, HESAPLILIK, HESAPSIZCA, HETEROTROF, HEVESLİLİK, HEYBECİLİK, HEYBETLİCE, HEYECANSIZ, HERZEVEKİL, HECELETMEK, HECELİKSİZ, HECİMİLLET, HEDEFLENME, HEDERLEMEK, HEDİFLEMEK, HEDİLLEMEK, HEFİLEMEYH, HEHEYYENAM, HEKELENMEK, HEKSADESİL, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

HEBENNEKA, HECECİLİK, HECELEMEK, HECELETME, HEDEFLEME, HEDİYELİK, HEGEMONYA, HEKİMBAŞI, HEKTOGRAM, HELEZONLU, HELVAHANE, HELYOGRAF, HEMATOLOG, HENTBOLCU, HERCAİLİK, HERCÜMERÇ, HEREKLEME, HERGELECİ, HERKESLİK, HESAPLAMA, HESAPLICA, HETEROJEN, HEYECANLI, HEYETİYLE, HELALÜHOŞ, HELALZADE, HEADSTOCK, HEBCİRMEK, HECERİYYE, HEÇÇENİNE, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

HECELEME, HEDONİST, HEDONİZM, HEKİMHAN, HEKİMLİK, HELALLİK, HELENİST, HELENİZM, HELEZONİ, HELİKOİT, HELİPORT, HELVALIK, HELYODOR, HEMFİKİR, HEMHUDUT, HEMOFİLİ, HEMOROİT, HEMŞEHRİ, HEMZEMİN, HERCAİCE, HERHANGİ, HERİFLİK, HESAPSIZ, HEVESSİZ, HEYAMOLA, HEYBETLİ, HEYKELCİ, HEYKELLİ, HEZLİYAT, HEKİMEVİ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

HECELİK, HELALLİ, HELECAN, HELEZON, HELİKON, HELİSEL, HELVACI, HEMATİT, HEMAYAR, HEMCİNS, HEMDERT, HEMOFİL, HEMŞİRE, HENDESE, HENDESİ, HENTBOL, HEPATİT, HERGELE, HESAPÇA, HESAPÇI, HESAPLI, HEVESLİ, HEYBECİ, HEYECAN, HEYELAN, HEZAREN, HEZEYAN, HEZİMET, HEBELER, HEBEYLE, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

HECCAV, HECECİ, HECELİ, HEDİYE, HEKTAR, HELLİM, HELYUM, HEMATİ, HEMŞİN, HENDEK, HEPÇİL, HEPTEN, HEPYEK, HERCAİ, HERKES, HESABİ, HEVENK, HEYBET, HEYHAT, HEYHEY, HEYKEL, HEYULA, HEBENE, HEBENİ, HEBİGA, HEBİRE, HEBİSİ, HEBİYE, HEBLEM, HECRAN, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

HECİN, HEDEF, HEDER, HEDİK, HEKİM, HELAK, HELAL, HELEN, HELİK, HELİS, HELKE, HELME, HELVA, HEMEN, HEMPA, HEMZE, HENÜZ, HEPSİ, HEREK, HERİF, HERİK, HERTZ, HERZE, HESAP, HEVES, HEYBE, HEYET, HEZEL, HEBBE, HEBEP, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

HEBA, HECE, HELA, HELE, HERK, HEBE, HECİ, HEDE, HEDİ, HEES, HEGE, HEGİ, HEĞE, HEHE, HEKA, HEKE, HEKİ, HEKÜ, HELİ, HEMA, HEMD, HEME, HEMİ, HEMO, HENA, HENG, HENK, HENS, HENT, HEPİ, Devamını Oku »»

3 harfli kelimeler

HEM, HEP, HER, HEY, HEB, HEC, HEÇ, HED, HEE, HEG, HEĞ, HEH, HEJ, HEK, HEL, HEN, HES, HEŞ, HET, HEV, HEZ

2 harfli kelimeler

HE

Bazı kelimelerin anlamları

HE

Türk alfabesinin onuncu harfinin adı, okunuşu. Evet. Helyum elementinin simgesi.

HETEROSEKSÜELLİK

Heteroseksüel olma durumu.

HEMOGLOBİNOMETRE

Kandaki hemoglobin miktarını belirlemek için kullanılan bir alet.

HEYECANLANDIRMAK

Heyecan duymasına sebep olmak.

HEYKELLEŞTİRMEK

Heykel durumuna getirmek.

HEDEFLEYEBİLMEK

Hedefleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HEYECANLANIVERME

Heyecanlanıvermek durumu.

HEMOPERİKARDİYUM

Kalp kesesi içerisinde, yangıya bağlı olmaksızın, pıhtılaşmış hâlde kan toplanması, hemoperikart, hematoperikart.

HEYECANLANDIRMA

Heyecanlandırmak işi.

HEYECANLANABİLME

Heyecanlanabilmek işi.

HEMATOPORFİRİNÜRİ

Eritropoetik protoporfiri.

HETEROTRANSPLANT

Farklı bireyler arasında yapılan doku aşısı. Heterogreft.

HEMOGLOBİNOMETRİ

Kandaki hemoglobin miktarının belirlenmesi işlemi.

HEYECANLANABİLMEK

Heyecanlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HEYECANLANIVERMEK

Çabucak heyecanlanmak.

HEMANJİYOBLASTOM

Beyinde özellikle meninks kılcal damarlarındaki anjiyoblastlardan köken alan damar tümörü.

  -   -   -  

Anlamında HE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

ADİSYON

Hesap.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AÇIKAĞIZ

Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ADAŞ

Adları aynı olanlardan her biri.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇMALIK

Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ACABA

Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük