Sonu HAVUZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "havuz" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu havuz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında havuz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde havuz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HAVUZ

Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genel olarak üstü açık yer. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer.

ÇAHAVUZ

Akbaba.

  -   -   -  

Anlamında HAVUZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAVUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

JAKUZİ

Sağlık havuzu.

PİSİN

Yüzme havuzu.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

LOK

Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz.

HAVUZLANMAK

Gemi, onarılmak için havuza çekilmek.

HAVUZCU

Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli. Havuz yapan kimse.

GÖLET

Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet. İçinde ham deri ıslatılan taş havuz.

HAVUZSUZ

Havuzu olmayan.

NİLÜFER

Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi (Nymphea). Bursa iline bağlı ilçelerden biri.

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.

SULUK

Öğrencilerin okula su götürdükleri kap. Oda içinde yıkanmak için ayrılmış küçük yer, gusülhane. Yarışçıların su, glikozlu su, çay veya meyve suyu koymalarına yarayan kap. Tavukların su gereksinimlerini karşılamak üzere uzun, yuvarlak, küçük çanak veya damlalıklı biçimlerde değişik malzemeden yapılmış yarı otomatik veya otomatik düzen. Büyükbaş hayvanların barındığı yerlerde su içmelerini kolaylaştıran küçük tekne veya havuz. Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. Kuş kafeslerinde su konan kap.

BİKİNİ

Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi.

HAVUZLAMA

Havuzlamak işi.

HAVUZLU

Havuzu olan.

LİVAR

Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet. İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz.

KABANA

Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.

KEVSER

Cennette bulunduğuna inanılan kutsal ırmak, havuz veya çeşme.

ŞADIRVAN

Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz.

ASLANAĞZI

Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.

CANKURTARAN

Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük