Kelimeler arşivi içinde; başında "gözene" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. gözene ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gözene ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gözene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖZENEKSİZLİK
GÖZENEKLİLİK, GÖZENEKÖLÇER
GÖZENEKSİZ
GÖZENEKLİ
GÖZENERK
GÖZENEK
GÖZENE
GÖZENE
Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük.
GÖZENEKLİLİK
Gözenekli olma durumu.
GÖZENEKSİZLİK
Gözeneksiz olma durumu.
GÖZENEKSİZ
Gözeneği olmayan.
GÖZENERK
Raf, dolap ya da duvarlarda oyularak yapılan eşya koyacak delik.
GÖZENEKÖLÇER
Katı özdeklerin gözenekliliğini, başka bir deyimle akışkanlarla ilgili geçirgenliğini ölçen aygıt.
GÖZENEK
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
GÖZENEKLİ
Gözeneği olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖZENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÜNGERSİ
Sünger gibi gözenekleri olan, süngere benzeyen, süngerimsi.
MESAMAT
Gözenekler.
KARACEVİZ
Odunu iri gözenekli, belirsiz yılhalkalı, kırmızı kahverengi olan, en çok kaplama üretiminde kullanılan ceviz türü.
ELEKTRODİYALİZ
Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.
KARBOJEL
Kömürden yapılan, 1000 °C'de yeniden etkin olabilen, gözenekli, katı taneli, kurutucu maddenin ticari adı.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.
PONZA
Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya, sünger taşı, ponza taşı.
AJUR
Delikli örgü, gözenek.
MESAME
Gözenek.
DEPOLARİZÖR
Elektrik polarizasyonunu önleyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi.
TÜF
Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı.
SIZMAK
İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.
TERLEME
Terlemek işi. Yaprakların gözeneklerinden buhar biçiminde su kaybetmeleri.
GÖZLÜK
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.
ÇALHAR
İri gözenekli kalbur. Poyraz yeli.
GUGUL
Ot bağlamaya yarayan küçük bağ. Tomurcuk. Ekmek. Dürülmüş yağlı ekmek. Barabot denilen balık ağı torbasının tepesine konan işaret mantarı. Balık ağının en çok balık toplanan sık gözenekli yeri. Yığılmış iş. "Zibilinen gugulunan urğaşacahsan.". Bir cins tuzlu lokum.
AJURLU
Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.
GÜMEÇ
Bal peteğini oluşturan altı köşeli gözeneklerden her biri.
TER
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).