GUYA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "guya" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. guya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu guya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde guya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GUYA

Bodur ardıç ağacı. Güveyi, damat. Güya.

GUYAŞ

Güneş.

GUYALIK

Çalılık, ardıçlık.

  -   -   -  

Anlamında GUYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GUYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LEİSHMANİA

Trypanosomatidae ailesinde insanlar için patojenik olan kimi türleri içeren kamçılı protozoon cinsi. Bu cinste bulunan türlerin yaşam sikluslarında amastigot ve promastigot evreleri bulunmaktadır. Enzimatik çalışmalar sonucunda bu cins Leishmania Leishmania ve Leishmania Viannia olmak üzere iki alt cinse ayrılmıştır. Leishmania Leishmania alt cinsinde L. aethiopica, L. arabica, L. donovani, L. enrietti, L. gerbilli, L. hertigi, L. infantum, L. major, L. mexicana ve L. tropica, Leishmania Viannia alt cinsinde ise L. braziliensis, L. guyanensis, L. lainsoni, L. naiffi ve L. shawi türleri bulunmaktadır.

FENOMENAL

Şaşılacak, olağanüstü. Olguya ilişkin.

AGUTİ

Bazı kemirici hayvanların üzerinde koyu ve açık renkli kılların oluşturduğu bantların birbirini izlemesi ya da gri, siyah bantların arasında sarı renkli bantların oluşmasından sorumlu olan genlerin adı. Kemiriciler (Rodentia) takımının, agutigiller (Agoutidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, bacakları uzun ve kuyruğu küt, eti yenen, Guyana ve Brezilya'da yaşayan bir memeli türü. (Dasyprocta agouti), Kemiriciler (Rodentia) takımının agutigiller (Agoutidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 45 cm. Bacakları uzun ve kuyruğu küttür. Eti yenir. Guyana ve Brezilya'da yaşar.

BULGUSAL

Bulguyla ilgili, bulguya ait.

İSTİNTAK

Sorgu. Sorguya çekme.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

SİMGELEŞTİRME

Simgeleştirmek işi, sembolleştirme. Önermelerin tutarlılığını ya da çıkarımların geçerliliğini denetlemek amacıyla bunların kimi bölümleri yerine bu bölümlerin dizimsel türlerine uygun simgeler koyma işlemi. Bu işlem yapılırken aynı deyimler yerine aynı simge, ayrı deyimler yerine de ayrı simgeler konulmalıdır. Bir şeyi simgeler aracılığıyla anlatma ya da gösterme. Bir tutum, eylem ya da duyguya simge işlevinin verilmesi.

KANIT

Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.

OLGUSAL

Olguya ilişkin.

DİZİLEME

Dizilemek işi. Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme.

YENİLEYİCİ

Markaların yenilenmesini yapan ya da bulguya daha başka yenilikler ekleyerek onu geliştiren.

KARAÇ

Yuvguya emilen havanın içine, gereken nicelikte yakıt karıştırarak, yanıcı karışımı oluşturan aygıt.

İSTİNTAÇ

Sonuç çıkarma. Bir büyük önermeden küçüğe ve sonurguya, yasalardan olaylara, nedenden sonuca giderek sonuç çıkarma.

IŞINLAMAK

Bilim kurguya göre ışın gücüyle bir varlığı, atomlara ayırarak görünmez duruma getirmek veya atomlarını birleştirerek bir varlığı yeniden oluşturmak. Bir şeyi bir yerden başka bir yere hızla göndermek. Virüslerden başka mikroorganizmaların, özellikle mikropların bulaşmasını azaltmak amacıyla yiyecek maddelerini hafif iyonlaştırıcı ışınlara tutmak.

BULUŞ

Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük