GULA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gula" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. gula ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gula ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gula olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GULAĞASMAMAK

10 harfli kelimeler

GULAÇLAMAH, GULASMAMAK

9 harfli kelimeler

GULABENİZ

8 harfli kelimeler

GULAŞMAK, GULATÖZÜ

7 harfli kelimeler

GULAKLI

5 harfli kelimeler

GULAŞ, GULAÇ, GULAH, GULAK, GULAN

4 harfli kelimeler

GULA

Bazı kelimelerin anlamları

GULA

Sarı ile kızıl renkli beygir. Kulak arkasındaki tüyleri kahverengi olan keçi. Krem rengi, açık sarı. Kahverengi boyunlu keçi.

GULAN

Mayıs ayı. Üç, dört yaşındaki dişi tay.

GULAH

Kulak.

GULAŞMAK

Güreşmek.

GULATÖZÜ

Kulak arkası.

GULASMAMAK

Önemsememek, boşvermek.

GULAÇLAMAH

Kulaçlamak.

GULAĞASMAMAK

Önemsememek, boşvermek. Önem vermemek.

GULAK

Sabanın iki kenarına çiziyi açmak için konan ağaç parçası. Bir cins mantar. Kulak. Sürülen toprağı yana yatırmaya yarayan pulluk ya da saban demiri. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta; Kartal Eskişehir). Toprağı yana yatırmak için okla ökçe arasına takılan çatal ağaç. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç, Akdağ Gelendost Isparta). Yan kayışların hamuta takıldığı kısım. (Senirkent Isparta).

GULAŞ

Etli, salçalı bir Macar yemeği.

GULAKLI

İki tarafında tutamakları bulunan tahta rende.

GULABENİZ

Kansız, renksiz yüz.

GULAÇ

Kulaç.

  -   -   -  

Anlamında GULA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GULA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMELİYAT

Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.

ANTİSEMİTİZM

Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.

AKSONA

Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

AMELİYE

Uygulama.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

AGULAMA

Agulamak işi.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

ALGORİTMA

Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.

AŞILAMAK

Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ARINMA

Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük