GOS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gos" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. gos ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gos ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

GOSPODARLIK, GOSSAHLAMAH, GOSGALANMAK

10 harfli kelimeler

GOSGOCAMAN

9 harfli kelimeler

GOSTARMAK

8 harfli kelimeler

GOSGODUR, GOSPODAR, GOSSİPOL, GOSTAKLI, GOSTEMEK, GOSBADİN, GOSALMAK

7 harfli kelimeler

GOSGOCA, GOSGOUK, GOSİPOL, GOSALAK

6 harfli kelimeler

GOSTÜL, GOSTAK, GOSTAH, GOSSAK, GOSTİL, GOSSAH, GOSPAK, GOSNAK, GOSLAK, GOSGOS, GOSGOK, GOSDİL, GOSDAK

5 harfli kelimeler

GOSOR, GOSKA, GOSSÜ, GOSGA, GOSBA

3 harfli kelimeler

GOS

Bazı kelimelerin anlamları

GOS

Ceviz. Göğüs - gosünde göğsünde.

GOSGALANMAK

Gururlanmak, böbürlenmek.

GOSALMAK

Gururlanmak, böbürlenmek.

GOSPODAR

(İslavca'dan) Eskiden Rumeli'de büyük toprak sahiplerine verilen san.

GOSGOUK

Atmaca büyüklüğünde boz renkli bir kuş.

GOSGODUR

Çok büyük, iri.

GOSGOCA

Çok büyük, iri. Çok büyük.

GOSTEMEK

Göstermek.

GOSGOCAMAN

Çok büyük, iri.

GOSBADİN

Çekirdek.

GOSSİPOL

Pamuk çiğitinin zararlı bileşiği, doğal polifenol.

GOSTAKLI

Süslü ve temiz gezen (adam).

GOSPODARLIK

Eskiden Rumeli'de bir çeşit ağalık.

GOSTARMAK

Göstermek.

GOSİPOL

Pamuk tohumunda bulunan aromatik aldehitlerden, yağda ve alkolde çözünen, koyu renkli polifenolik yapıda ve değişik türevleri bulunan, düşük dozda, uzun süre alınması durumunda erkeklerde sperm kalitesinde azalmaya ve kansere neden olan, serbest formu zehirli bir polifenolik pigment.

GOSSAHLAMAH

Koyunun çiftleşme istemesi.

  -   -   -  

Anlamında GOS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FAGOZOM

Fagositozla alınan maddenin oluşturduğu vakuol. Bir partikülün yutulmasından sonra meydana gelen ve duvarı hücre zarından oluşan hücre içi vakuol. Fagosite edilen materyal ve hücre zarının invaginasyonuyla bir fagositik hücrede oluşan zar kaynaklı vezikül, fagositik vakuol, stoplazmik vakuol.

DEYİ

Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.

BENİÇİNCİ

Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.

YUGOSLAV

Yugoslavya halkından olan kimse.

DALMAÇYALI

Eski Yugoslavya'dan köken aldığı düşünülen, rengi siyah beyaz, benekli ve neşeli, orta büyüklükte, dayanıklı, kısa ve sert tüyleri rastgele dağılan, siyah veya kahverengi birbiriyle birleşmeyen beneklerle süslü, beneklerin belirginliği ve dağılımı arttıkça daha değerli kabul edilen, yavruları tamamen beyaz doğan ve benekleri sonra ortaya çıkan, oyuncu, neşeli fakat kindar, zeki ve inatçı bir karakterde, aşırı derecede duyarlı ve sadık, orta çağlarda av köpeği, 1800'lerde popüler bir at arabası köpeği, askeri bekçi, sirklerde gösteri, kemirgen avcısı, av, çoban ve koruma gibi pek çok alanda kullanılan, çok yönlü, günümüzde ise ev köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı.

APOPTOZ

Programlanmış hücre ölümü; etraftaki hücrelere zarar vermeden bir hücrenin ölmesi ya da fagositik hücreler tarafından yok edilmesi. Apoptozis. Programlanmış hücre ölümü, etraftaki hücrelere zarar vermedan bir hücrenin ölmesi veya fagositik hücreler tarafından yok edilmesi, apoptoz. Apoptozis.

ÇAVEŞİR

Prangos Umbelliferae.

FAGOSİTİK

Fagositoz veya fagositlerle ilgili olan.

LAHOS

Lagos.

ANTİFAGOSİTİK

Fagositozu önleyici.

DÜKKAN

Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer. Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri. Kumarhane. (Doğaçlama ve Ortaoyunu). Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı. Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur. Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi. Tiyatro yapısı.

PAMUK

Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium). Bu tellerin işlenmiş biçimi. Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri, hav. Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı.

YUGOSLAVYALI

Yugoslavya'da yaşayan kimse.

FAGOSİTİN

Lökositlerde fagositoz sırasında meydana gelen sıcağa dayanıklı protein yapısında bir bakterisidal. Nötrofil granüllerinden salınan bakteri öldürücü bir protein.

ENDOSİTOZ

Ökaryot hücrelerin plazma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının içeri çökerek kese oluşturması suretiyle büyük moleküllerin hücre içine alınması ve hücresel sindirimi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak sitoplazma içine alınması olayı, viropeksis. Endositoz; hücrelere sıvıların alınması olan pinositozla katı maddelerin alınması olan fagositozu içerir. Virüslerin hücre içerisine girmelerinde kullandıkları bir yoldur.

ERGOSTERİN

Ergosterol.

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

TEFARİK

Genellikle kırmızı, beyaz ve mor kumaştan dikilen, gömlek ve şalvardan oluşan, kol ağızları, paça kenarları ile şalvarın yanları işlenmiş kadın giysisi. Yüksekliği 60-100 santimetre olan, büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki (Pogostemon patchouly).

ATRİYUM

Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.

DİNAR

Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi. Eski Yugoslavya'da kullanılan para birimi. Altın liranın yaklaşık dörtte biri değerinde olan eski bir para. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.