Sonu GİRDİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "girdi" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu girdi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında girdi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde girdi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GİRDİ

Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı.

ÇİLGİRDİ

Pamuk atılan el yayının çubuğu. Pamuk atmağa yarar değnek.

  -   -   -  

Anlamında GİRDİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GİRDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖLENMEK

Değirmene girdim una belendim. Boyanıp süslenmek.

CURUN

Taş veya tahtadan yapılmış oluk, kurna. Şıra yapılırken şıranın aktığı yer. Taş, çimento veya tahtadan yapılmış üzüm ezmeğe yarıyan kazan. Curun, kurna, hamam kurnası. Suyun tabakhaneye ilk girdiği yer. (Bor Niğde). Musluk. (Yenikent Aksaray Niğde).

ÇAĞRIŞIM

Bir düşünce, görüntü vb.nin bir başkasını hatırlatması. Davranışlar, düşünceler ve kavramlar arasında yer ve zaman birliğinin etkisiyle kurulan bağlantılar sonucu, bilinç alanına bunlardan birisi girdiğinde ötekini de bilince çekmesi olayı, tedai.

ÇARKDEMİRİ

Araba makasını ok'un girdiği kısma bağlayan demir yay. (Aksaray Niğde).

HULUL

Gelme, gelip çatma. Tanrı ruhunun herhangi bir bedene girdiğine inanma. Girme, sinme. Geçişim. Geçişme.

AVSUT

Kağnı tekerleğini meydana getiren üç parça ağaç, kağnı tekerleğinin demirsiz, ağaç kısmı. Tekerleklerde, genel olarak kağnı tekerleklerinde mazının girdiği delik.

BASINÇLANMA

Dalgıcın dipten yukarı çıkarken vurgun yemesini önlemek amacıyla uymak ve beklemek zorunda olduğu çıkış zamanı, aksuna. Vurgun yiyen bir dalgıcı iyileştirmek için içine girdiği basınç odasında yapay olarak daldığı derinliğe indirme ve uymak zorunda olduğu çıkış zamanını aynen uygulama, aksuna.

KAYIŞKIRAN

Baklagillerden, kökleri toprağa derince girdiği için tarlalar sürülürken sabanı tutan, çiçekleri kırmızı bir bitki, sabankıran (Onosis spinosa).

ASETABULUM

Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. Böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. S.Arachnida'da koksanın cebi. Şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. Sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. Trematodların arka çekmeni. Böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. Arachnida'da koksanın cebi. Sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar.

ÇENGİR

Haşarı: Şu hayvan çok çengirdir. Geçici, eğreti kurulan çadır. Küçük göçebe çadırı.

BÖLENMAH

Değirmene girdim una belendim.

ÇIKTI

Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış. Mezuniyet belgesi. Artık.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ZEHİR

Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem. Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı.

ARSLIK

Gerdeğe girdiği gece kocası ile cinsi münasebette bulunduğu halde kızlığını kaybetmiyen kız.

AGON

Antik Yunan komedyasında düşünceleri birbirine karşıt olan iki oyun kişisinin tartışmaya girdiği bölüm. Sanatçılar, ezgiciler, yazar ve oyuncular arasında değerlendirme ile sonuçlanan yarışma. Sporcular arasında olduğu gibi, sanatçılar, ezgiciler, dansçılar, yazar ve oyuncular arasındaki dereceleme ile sonuçlanan yarışma. Dram sanatında olaylar dizisi içindeki çatışma (aşama yarışması).

ALAGÜN

Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava: Alagünde koyun iyi otlar. Yarı açık yarı bulutlu hava. Yazın, güneş bulut arkasında kaldığında oluşan gölgeli durum. Ağrı şehrinde, Eleşkirt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muş ili, Mercimekkale bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ilinde, Karakeçi bucağına bağlı bir yer.

ABALAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.

TRANS

Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme.

BALIKETİ

Balıketinde. Kolun üst kısmında şişkince duran kas kitlesi, pazı. Kas. Sırt kasları: Balıketime yel girdi, sızlayıp duruyor.