GED ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ged" olan, toplam 102 adet kelime bulunmaktadır. ged ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ged ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ged olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GEDİKSATILMIŞ

12 harfli kelimeler

GEDİKHASANLI

11 harfli kelimeler

GEDEKLENMEK, GEDİKÇAYIRI, GEDİYORUMAK

10 harfli kelimeler

GEDİKBULAK, GEDİKLEMEK, GEDİKPINAR, GEDİKSARAY

9 harfli kelimeler

GEDAYIFÇİ, GEDEKILIÇ, GEDİKAĞZI, GEDİKALTI, GEDİKAŞAR, GEDİKBAŞI, GEDİKDERE, GEDİKDİBİ, GEDİKGEME, GEDİKÖREN, GEDİKTEPE, GEDİKYOLU, GEDİKYURT

8 harfli kelimeler

GEDİLMEK, GEDALBOÇ, GEDELOVA, GEDERMEK, GEDİKBAŞ, GEDİKBAY, GEDİKEVİ, GEDİKLER, GEDİKTAŞ, GEDİLCEN, GEDİLGEN, GEDİRGEN, GEDİŞMEK, GEDLEMEK

7 harfli kelimeler

GEDİKLİ, GEDİLME, GEDAKIL, GEDAVET, GEDAVLA, GEDAVLU, GEDAYIF, GEDDERE, GEDEBOT, GEDEBOZ, GEDEĞLE, GEDELEÇ, GEDELEK, GEDELLİ, GEDEMEÇ, GEDEVEK, GEDEVEL, GEDEVET, GEDEVLE, GEDEVÜL, GEDİĞEN, GEDİMEN, GEDİRGE, GEDÜĞÜŞ

6 harfli kelimeler

GEDMEK, GEDALİ, GEDDİN, GEDEĞİ, GEDELE, GEDELİ, GEDENE, GEDERE, GEDERİ, GEDEYH, GEDGÜD, GEDİFE, GEDİGE, GEDİME, GEDİMİ, GEDİNE, GEDİRİ

5 harfli kelimeler

GEDİK, GEDİZ, GEDME, GEDAL, GEDEH, GEDEK, GEDEL, GEDEM, GEDEN, GEDER, GEDEŞ, GEDEY, GEDİL, GEDİM, GEDİR, GEDİŞ, GEDNE, GEDUÇ, GEDUK, GEDÜG, GEDÜK

4 harfli kelimeler

GEDA, GEDE, GEDİ

3 harfli kelimeler

GED

Bazı kelimelerin anlamları

GED

Tarlada biçilen otları bir yere toplamak için kullanılan iki uzun sırık. Çukur, oyuk. Yarımada şeklinde çıkıntı. Kertik, gedik. Eksik, kısa: İşini bitir ged bırakma. Hayvanların kulaklarını yararak yapılan işaret. Yüksek yer, tepe. Otobüslerin dış lastiklerinde meydana gelen yarıkları kapamak için, yarığın iç kısmına konan lastik parçası. (Kümbet Eskişehir).

GEDEKILIÇ

Boyunduruğu sabana tutturmak için saban okunun ucundaki deliğe sokulan ağaç çivi.

GEDİKAŞAR

Siirt ilinde, Eruh belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

GEDİKLEMEK

Hafif kaynatmak.

GEDİYORUMAK

Gide durmak: Ahmet köyden gediyoru.

GEDİKPINAR

Bitlis ili, Güroymak ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bursa şehri, Tahtaköprü bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel şehrinde, Silifke belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

GEDİKSARAY

Amasya kenti, Gediksaray bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

GEDİKSATILMIŞ

Kars şehrinde, Arpaçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GEDİKHASANLI

Yozgat ilinde, Sorgun belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

GEDİKBULAK

Van şehrinde, Timar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

GEDİKALTI

Aydın kenti, Nazilli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GEDEKLENMEK

Kuvvetçe zayıf gördüğü kimseye haksız bir iş önermek.

GEDAYIFÇİ

Kadayıfçı.

GEDİKAĞZI

Malatya ili, Darende belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

GEDİKBAŞI

Antalya ili, Kaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır şehrinde, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ilinde, Gedikbaşı bucağına bağlı bir yer. Van şehri, Başkale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

GEDİKÇAYIRI

Sivas şehrinde, Hafik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında GED bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GED geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAROK

MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.

ÇIKIŞ

Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

HALİTA

Alaşım. Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün.

GEDİLME

Gedilmek durumu.

GEDMEK

Gedik açmak, çentmek, delmek.

GEDME

Gedmek işi.

GERGEDAN

Gergedangillerden, sıcak ülkelerde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus).

GEDİKLİ

Gediği olan. Astsubay. Müdavim.

DENDEN

Bir çizelgede alt alta gelen aynı söz veya söz gruplarının tekrar yazılmasını önleyerek kolaylık sağlamak amacıyla kullanılan noktalama işaretinin adı ("), denden işareti.

HALK

Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

ELEMEK

Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek. Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek.

ASTSUBAY

Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.

ENDEMİK

Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan). Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen (hastalık).

DİREY

Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü, fauna. Bu hayvanların tanımını yapan eser.

GEDİLMEK

Gedik olmak, gedik açılmak. Bıçak, keser vb.nin ağızları aşınmak.

GÖLGECİL

Gölgede yetişen veya gölgeyi seven.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

GERGEDANGİLLER

Tek parmaklılar takımına giren gergedanları içine alan bir familya.