Sonu GAŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gaş" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gaş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gaş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GAYRANGAŞ

8 harfli kelimeler

ÇEYANGAŞ, GARANGAŞ

6 harfli kelimeler

GISGAŞ, KANGAŞ, MANGAŞ

5 harfli kelimeler

ARGAŞ, AZGAŞ, ÖNGAŞ

4 harfli kelimeler

AGAŞ

3 harfli kelimeler

GAŞ

Bazı kelimelerin anlamları

GAŞ

Dik yamaç, uçurum. Kıyı. Duvar. Çatı. Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar: Semerin gaşı kırılmış. Yayla evi. Erkek ya da kız kardeş. Kaş: gaş gabahlarını töhmek: surat asmak. Kemerli ve çıkıntılı şey. Kaş, kemer; tandır gaşi, ocah gaşi. Kaç. Kaş. Semer tahtası. Kaş, bayır. Kemer. Kaç?. Düvenin önündeki kalkık kısım. (Çaltı Söğüt Bilecik; Oklubalı Eskişehir, Yukarıkaşıkara Isparta).

ARGAŞ

Sık, gelişkin, güçlü ekin.

GAYRANGAŞ

İlgisiz: Mehmet çok gayrangaştır o işe iyi bakmaz.

KANGAŞ

Zayıf, ince (insan ya da hayvan).

GARANGAŞ

Haylazlık.

MANGAŞ

Cımbız.

ÖNGAŞ

Eşek semerinin ön üst yanında bulunan çapraz iki ağaç. (Kamanlar Güdül Ankara).

AGAŞ

Kardeş, arkadaş.

AZGAŞ

Mücadele.

ÇEYANGAŞ

Yengeç.

GISGAŞ

Eski türkçe kısgaç: kıskaç.

  -   -   -  

Anlamında GAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KARGAŞACI

Kargaşa çıkaran kimse, anarşist.

ANARŞİ

Kargaşa.

MAHŞER

Kıyamet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. Büyük kalabalık. Kargaşa.

ÇALKANTI

Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.

FİTİLCİ

Fitil yapan veya satan kimse. Kargaşalık çıkaran kimse.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

FESAT

Bozukluk. Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk. Karıştırıcı, ara bozucu (kimse). Hile. Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse).

KARGAŞALIK

Kargaşa durumu, alavere.

FİTNE

Karışıklık, kargaşa. Fitneci, ara bozucu.

ANARŞİST

Kargaşacı.

İFSAT

Düzeni bozma, karışıklık çıkarma. Kargaşalık.

ANARŞİSTLİK

Kargaşacılık.

ANARŞİK

Kargaşalı.

ESRİMEK

Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak. Coşup kendinden geçmek, vecde gelmek. Mest olmak, sarhoş olmak.

CANGIL

Cengel. Karışıklık, kargaşa.

GAŞYOLMA

Gaşyolmak durumu.

İHTİLAL

Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılmış olan geniş halk hareketi, devrim. Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık. Köklü değişim.

KARIŞIK

Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

KAOS

Evrenin düzene girmeden önceki biçimden yoksun, uyumsuz ve karışık durumu. Kargaşa.

ANARŞİZM

Kargaşacılık.