FİL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fil" olan, toplam 168 adet kelime bulunmaktadır. fil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

FİLEBOVİRÜSLER, FİLİZLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

FİLMLEŞTİRMEK, FİLOZOFLAŞMAK, FİLİZLENDİRME, FİLMEGİDERLİK

12 harfli kelimeler

FİLOZOFLAŞMA, FİLARİZLEMEK, FİLAROİDİDAE, FİLİZKURUTAN, FİLİZKÜFLÜCE, FİLLOERİTRİN, FİLMLEŞTİRME, FİLOVİRÜSLER

11 harfli kelimeler

FİLİZLENMEK, FİLARİOİDEA, FİLARİSİDAL, FİLARİZLEME, FİLÇİKLEMEK, FİLDİRDEMEK, FİLİKACILIK, FİLİZKÜFLER, FİLOERİTRİN, FİLOGENETİK, FİLOVİRİDAE

10 harfli kelimeler

FİLARMONİK, FİLATELİST, FİLİSTİNLİ, FİLİZKIRAN, FİLİZLEMEK, FİLİZLENME, FİLOZOFLUK, FİLARİFORM, FİLAROİDES, FİLARYOZİS, FİLİFORMİS, FİLİGRANLI, FİLMEGİDER, FİLOBIÇAĞI, FİLOMETROZ, FİLOMORFOZ, FİLOPODYUM, FİLTELEMEK, FİLTRASYON

9 harfli kelimeler

FİLANTROP, FİLARMONİ, FİLGİLLER, FİLHAKİKA, FİLİPİNLİ, FİLİZLEME, FİLKULAĞI, FİLMCİLİK, FİLOKSERA, FİLOLOJİK, FİLOTİLLA, FİLOZOFÇA, FİLOZOFİK, FİLTRESİZ, FİLARİSİT, FİLDİRFİŞ, FİLDİRMEK, FİLİNTALI, FİLİPİNCE, FİLİZÖREN, FİLMBİLİM, FİLOGENEZ, FİLONEMOZ, FİLOPLUME, FİLOPODYA, FİLOTAKSİ, FİLTERİNG

8 harfli kelimeler

FİLATELİ, FİLDEKOZ, FİLİGRAN, FİLİKACI, FİLİSKİN, FİLİZCİK, FİLOLOJİ, FİLTRELİ, FİLAKSİS, FİLAMENT, FİLANKES, FİLARSIZ, FİLARYAL, FİLBAHAR, FİLBAHRİ, FİLBAKAN, FİLDİRİK, FİLFİRİK, FİLİFORM, FİLİSTOP, FİLLEMEK, FİLOGENİ, FİLOKLAT, FİLORCİN, FİLYAKES

7 harfli kelimeler

FİLAMAN, FİLARİZ, FİLİNTA, FİLİZLİ, FİLOLOG, FİLOZOF, FİLVAKİ, FİLAGOZ, FİLARİA, FİLARLI, FİLARYA, FİLBAĞI, FİLDİŞİ, FİLENCE, FİLETİK, FİLİBİT, FİLİTRE, FİLİZER, FİLLEKE, FİLLİCE, FİLMLİK, FİLMSEL, FİLOFAJ, FİLOİDİ, FİLTRAT, FİLTRUM

6 harfli kelimeler

FİLENK, FİLETO, FİLİKA, FİLMCİ, FİLTRE, FİLARİ, FİLASE, FİLATO, FİLCAN, FİLÇİK, FİLEKE, FİLELİ, FİLFİL, FİLİKE, FİLİKİ, FİLİYH, FİLİZE, FİLİZİ, FİLLİK, FİLTER, FİLTİH, FİLYOS

5 harfli kelimeler

FİLAN, FİLAR, FİLET, FİLİZ, FİLOZ, FİLUM, FİLAL, FİLER, FİLİÇ, FİLİK, FİLİM, FİLİT, FİLKE, FİLKİ, FİLLE, FİLSİ, FİLTE, FİLYE

4 harfli kelimeler

FİLE, FİLM, FİLO, FİLA, FİLİ

3 harfli kelimeler

FİL

Bazı kelimelerin anlamları

FİL

Filgillerin hortumlular takımından, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan (Elephas). Satrançta çapraz hareket ettirilen taş.

FİLMLEŞTİRMEK

Film durumuna getirmek.

FİLİZLENDİRMEK

Filizlenme işini yaptırmak.

FİLİZLENMEK

Bitki filiz vermek. Gelişmeye, büyümeye başlamak.

FİLOZOFLAŞMA

Filozoflaşmak durumu.

FİLİZKURUTAN

Fındık filizlerinin öz bölgesinde gelişen ve konakçının kısa zamanda kurumasına yol açan sarı bacaklı tekeböceği.

FİLİZLENDİRME

Filizlendirmek işi.

FİLEBOVİRÜSLER

Bunyaviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi, Phlebovirus.

FİLMLEŞTİRME

Filmleştirmek işi.

FİLLOERİTRİN

Klorofil metabolizmasının safrayla atılan son ürünü. Fotodinamik etkisi nedeniyle fotosensitizasyona neden olur.

FİLARİZLEMEK

Keteni döverek tel durumuna getirmek.

FİLİZKÜFLÜCE

Filizküflerden ileri gelen ve vücudun hemen her bölgesinde görülebilen mantar hastalığı.

FİLMEGİDERLİK

Filmegider olma durumu.

FİLAROİDİDAE

Memelilerde solunum yolu enfeksiyonuna neden olan önemli nematod ailesi. Bu aile içerisinde bulunan Filaroides cinsi veteriner hekimlik açısından önem arz etmektedir.

FİLOVİRÜSLER

Marburg ve Ebola virüsleri gibi yapılarında negatif anlamlı ve tek iplikli RNA genomu bulunduran, şerit benzeri morfolojiye sahip virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Filoviridae.

FİLOZOFLAŞMAK

Filozof özelliği kazanmak.

  -   -   -  

Anlamında FİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

AYMAZLIK

Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ALMANSEVER

Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

ANİME

Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AYRIM

Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AYMAZ

Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz.

BAHARATLI

İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

BAKIMLIK

Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

BAHARAT

Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük