Sonu F ile biten 4 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "f" olan 4 harfli toplam 80 adet kelime bulundu. Sonu f harfi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Ayrıca, başında f harfi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde f harfi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AYIF

Ayıp.

SÖRF

Özel kayma aracı ve yelkenlisi ile denizde yapılmış olan bir spor türü.

HÖRF

Korku.

KIRF

Buğday başağı : Kırflar sararmağa başladı. Çeşitli nedenlerle yere serilmiş, işe yaramayacak duruma gelmiş ekin, sebze ve meyve. Tahılın biçilmesinden sonra tarlada kalan artıkları toplama işlemi : Aptallar arpa kırfına gittiler, davul zurna bulmak çetinleşti. Gevrek yufka ekmeğin parçaları, kırıntıları.

ALEF

Alev. Sonsuz sayal sayıları göstermek için kullanılan im. N.

ULAF

Yulaf.

ZEİF

Zayıf.

RAUF

Esirgeyen, acıyan, çok merhametli. Tanrı adlarından.

ERİF

Herif. Herif, adam.

ABUF

Şaşma ve korku ünlemi.

ALAF

Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.

EGEF

Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Boyunduruğu sabana bağlayan, yaşken eğilerek yapılan ağaç halka. Okla boyunduruğu birbirine bağlayan çapraz ağaç. (Ulucak Eşme Uşak; Yenikent Aksaray Niğde; Sarıköy, Karacaviran, Doğanbey, Beyşehir Konya).

EĞEF

Arabaya yük yüklerken iplerin kolaylıkla geçmesini sağlayan ağaç halka. Kağnıya ekin yüklerken ince halatları sıkmak için kullanılan bir araç. Bez dokuma aygıtı. Beli bükülmüş ihtiyar. Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Boyunduruğu sabana bağlayan, yaşken eğilerek yapılan ağaç halka.

ESEF

Üzüntü, kaygı, tasa. Yerinme.

ZARF

Kap, kılıf, sarma. İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap. Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç. İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese.

AGOF

Boncuk oyununda, oyuncunun oyun sonuna kadar kullandığı yuvarlak, süslü meşe.

UCUF

Uğur.

AKİF

İbadet eden, ibadetle uğraşan kişi.

İRİF

Dolaşık ve yolsuz davramş.

HARF

Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük