EY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ey" olan, toplam 308 adet kelime bulunmaktadır. ey ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ey ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

EYNEHANKUZVİRAN

13 harfli kelimeler

EYKOSANOİTLER, EYLEMESEYDİNE

12 harfli kelimeler

EYİLEŞTIRMEK, EYİLEŞTİRMEK, EYLEYEBİLMEK, EYLEYİGÖRMEK

11 harfli kelimeler

EYLEMSİZLİK, EYETİKERİME, EYLENDİRMEK, EYLEYEBİLME, EYLÜKLENMEK

10 harfli kelimeler

EYERLENMEK, EYLEMCİLİK, EYLEMLİLİK, EYTİŞİMSEL, EYYAMCILIK, EYDİNİLMEK, EYERLETMEK, EYLEKSİMEK, EYNEKARACA, EYRENDOĞUM

9 harfli kelimeler

EYERCİLİK, EYERLEMEK, EYERLENME, EYERALMAZ, EYERLETME, EYEŞLENME, EYEVİRMEK, EYHLEŞMEK, EYİLATMEK, EYİLENMEK, EYİLEŞMEK, EYİLETMEK, EYİMSEMEK, EYİTLEMEK, EYRİDEMİR, EYRİKEPÇE, EYSİREMEK, EYSİSİRAN, EYSÜKETEK, EYTİLEMEK, EYTTİRMEK, EYYÜPNEBİ

8 harfli kelimeler

EYERLEME, EYLEMLİK, EYLEMSİZ, EYVALLAH, EYAKKABİ, EYCEBABA, EYDEMİRİ, EYDİRMEK, EYDİŞMEK, EYERCİLİ, EYERTMEK, EYGİTMEK, EYİCEMEN, EYİDEMÜR, EYİLECEN, EYİLEMEK, EYİRDEYH, EYİRTMEÇ, EYİYATLI, EYLANMAK, EYLATMAK, EYLECENE, EYLENMEK, EYLESİNE, EYLEŞMEK, EYLETMEK, EYLEYİCİ, EYMENMEK, EYNEAĞZI, EYNEGAZİ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

EYERSİZ, EYİTMEK, EYLEMCİ, EYLEMEK, EYLEMLİ, EYLEMSİ, EYNESİL, EYTİŞİM, EYYAMCI, EYAKCAK, EYAKTAŞ, EYATLAK, EYBEKLİ, EYCAMİN, EYCELLİ, EYCEMEN, EYDEMİR, EYDİRME, EYELMİŞ, EYENMEK, EYEŞMEK, EYİCEME, EYİCENE, EYİGİNE, EYİKMEK, EYİLCEN, EYİNBAŞ, EYİNNİK, EYİRDEK, EYİRMEK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

EYALET, EYERCİ, EYERLİ, EYLEME, EYAHLİ, EYAKLI, EYATLI, EYCANA, EYCEME, EYCENE, EYDİCİ, EYECEN, EYELCE, EYENGİ, EYERCE, EYEŞİK, EYİDEN, EYİLCE, EYİLIH, EYİLİK, EYİTİM, EYİTME, EYLECE, EYLERİ, EYLESE, EYLİYH, EYMECE, EYMELİ, EYMENÇ, EYNİYH, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

EYLEM, EYLÜL, EYTAM, EYVAH, EYVAN, EYYAM, EYDİN, EYDÜK, EYEĞİ, EYEĞÜ, EYELE, EYENK, EYFEL, EYFEN, EYGEF, EYGİN, EYHTİ, EYİCE, EYİNK, EYİSİ, EYLAM, EYLAN, EYLEK, EYLEN, EYLİK, EYLİM, EYLOH, EYLUL, EYLÜK, EYMEÇ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

EYER, EYÜP, EYAH, EYAK, EYAL, EYCA, EYCE, EYDE, EYDİ, EYEÇ, EYEF, EYEK, EYEM, EYEN, EYES, EYEŞ, EYET, EYEY, EYGÜ, EYHA, EYİB, EYİH, EYİM, EYİN, EYİP, EYİR, EYİS, EYİŞ, EYLA, EYLE, Devamını Oku »»

3 harfli kelimeler

EYA, EYE, EYİ, EYN, EYO, EYÜ

2 harfli kelimeler

EY

Bazı kelimelerin anlamları

EY

Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü. Usanç anlatan bir seslenme sözü.

EYLEMSİZLİK

Eylemsiz olma durumu.

EYNEHANKUZVİRAN

Afyon ili, İhsaniye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

EYLÜKLENMEK

Menfaat görmek, faydalanmak.

EYİLEŞTIRMEK

İyileştirmek.

EYİLEŞTİRMEK

İyileştirmek.

EYLEMCİLİK

Eylemci olma durumu.

EYETİKERİME

Arapça kökenli ayetikerime: ayet.

EYERLENMEK

Eyer vurulmak.

EYLEYEBİLMEK

Eyleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EYLEMLİLİK

Eylemli olma durumu.

EYLEYEBİLME

Eyleyebilmek işi.

EYLEMESEYDİNE

Yapmasaydın, olmasaydı anlamına.

EYLENDİRMEK

Eğlendirmek.

EYKOSANOİTLER

Arakidonik asit ve bundan türeyen prostaglandin, tromboksan, lökotrienler gibi maddelere verilen genel ad.

EYLEYİGÖRMEK

Etmeğe bakmak, yapmağa çalışmak.

  -   -   -  

Anlamında EY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABAJURCU

Abajur yapan veya satan kimse.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.