ETE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ete" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. ete ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ete ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ete olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ETERLEŞTİRMEK

12 harfli kelimeler

ETERLEŞTİRME, ETEKÇUVALDIZ

11 harfli kelimeler

ETENELENMEK, ETENESİZLER

10 harfli kelimeler

ETERLEŞMEK, ETEKSERPEN, ETENELENME, ETENELİLER

9 harfli kelimeler

ETEKLEMEK, ETEKLEYİŞ, ETERLEMEK, ETERLEŞME, ETEKÇELİK, ETENLİLER, ETEŞLEMEK, ETEYHLEME

8 harfli kelimeler

ETEKLEME, ETENESİZ, ETERLEME, ETEKALTI, ETEVİNLİ, ETEYHLİH

7 harfli kelimeler

ETEKLİK, ETENELİ, ETEĞİKİ, ETEKCEK, ETEKÇEK, ETERLER

6 harfli kelimeler

ETEKCE, ETEKÇE, ETEKLİ, ETEMİN, ETERİK

5 harfli kelimeler

ETENE, ETEBE, ETEĞÜ, ETEKİ, ETENİ, ETESİ, ETEYH

4 harfli kelimeler

ETEK, ETEN, ETER, ETEC, ETEG, ETEĞ, ETEM, ETEŞ

3 harfli kelimeler

ETE

Bazı kelimelerin anlamları

ETE

Hala. Öte. Öte, uzak.

ETENLİLER

Memeliler (Mammalia) sınıfından, embriyoları gelişimlerini ana hayvanın uterusu içerisinde tamamlayan, embriyo gelişimi sırasında gerekli besin ve oksijeni ana hayvanın dolaşım sisteminden alan, sindirim sistemleri ve ürogenital sistemleri ayrı ayrı kanallarla dışarı açılan, tek delikliler (Monotremata) ve keseli memeliler (Marsupialia) dışta olmak üzere bütün memelileri içine alan bir alt sınıf ya da bazı sınıflandırmalara göre bir bölüm. Plâsentalılar. (karşıtlık, plasentalılar, Placentalia, adl. Monodelphia),olmak üzere hepsinde eten bulunan 16 takımı vardır.

ETENESİZLER

Etenesi bulunmayan basit yapılı memeli hayvanlar.

ETENELENME

Embriyo veya eklentileriyle ana arasında kimyasal değiş tokuşu sağlamak amacıyla ilgi kurma.

ETERLEŞMEK

Bir alkol veya bir asit eter durumuna dönüşmek.

ETEKÇUVALDIZ

Orta büyüklükte semerci çuvaldızı. (Senirkent Isparta).

ETEKLEYİŞ

Etekleme işi.

ETERLEŞME

Eterleşmek işi.

ETEKSERPEN

Kıyafeti toplu olmayan, pasaklı.

ETENELENMEK

Oğulcuk veya eklentileriyle ana arasında ilgi kurmak.

ETERLEŞTİRME

Eterleştirmek işi.

ETEKÇELİK

Eteklik.

ETENELİLER

Etenesi bulunan memeliler alt sınıfı.

ETEKLEMEK

Birinin eteğini saygı göstermek amacıyla öpmek veya öper gibi yapmak. Yaranmaya çalışmak, dalkavukluk etmek.

ETERLEMEK

Eter buharı koklatarak anestezi yapmak.

ETERLEŞTİRMEK

Eter durumuna getirmek.

  -   -   -  

Anlamında ETE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ETE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTERNATÖR

Dalgalı akım üreteci.

ASALETEN

Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.

APTALLAŞMAK

Zekâsını işletemez olmak, alıklaşmak, ahmaklaşmak.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

ADALETSİZLİK

Adalete aykırı olma durumu.

ARITICI

Arıtma özelliği olan (şey). Deterjan. Özleştirici, sadeleştirici kimse.

AFETZEDE

Afete uğramış, afet görmüş kimse.

ACINDIRMAK

Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.

ALIRLIK

Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

ARDİYECİ

Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

ALESTA

Harekete hazır, tetikte.

ARAŞTIRMACI

Araştırma yapan, inceleyen kimse, araştırıcı, araştırman, mütetebbi.

ADALETSİZ

Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).

ALEYHTARLIK

Bir işe, harekete veya düşünceye karşı olma, karşıtçılık.