Sonu ERECEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "erecek" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu erecek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında erecek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde erecek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ERECEK

Çanakkale şehrinde, Ayvacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan kenti, Cengerli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya şehrinde, Yazıhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ili, Şehitnusretbey bucağına bağlı bir bölge.

VERECEK

Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

  -   -   -  

Anlamında ERECEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERECEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

KOLTUKLAMAK

Koltuğu altına almak. Kıvanç verecek biçimde övmek, koltuklarını kabartacak sözler söylemek, pohpohlamak. Koltuğa girmek.

ALACAK

Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

MEDYUN

Verecekli, borçlu.

BORÇLU

Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.

KORUGAN

Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan, korunmaya elverişli, kare biçimindeki ev. Ateş etmeye imkân verecek biçimde hazırlanmış delik ve mazgalları bulunan yer.

KREŞENDO

Çalgıların giderek daha yüksek ses verecek biçimde çalınma durumu.

KIŞKIRTMA

Kışkırtmak işi, tahrik. Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.

HAKLAŞMAK

İki taraf birbirine hakkını verip alacak verecekleri kalmamak, ödeşmek.

HİJYEN

Sağlık bilgisi. Sağlık koruma, hıfzıssıhha. Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü.

KİRLETMEK

Kirli duruma getirmek, pisletmek. Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek. Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

LİKİDE

Alacak ve verecekleri hesaplayarak sonucu belirlenmiş.

İŞLERLİK

Gereken sonucu verecek nitelikte çalışma durumu.

KÖTÜLÜK

Kötü olma durumu, kemlik, şer. Zarar verecek davranış ya da söz.

HUKUK

Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.

DIRDIR

Bezginlik verecek biçimde söylenen söz.

ALACAKLI

Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.

İSLİ

İsi olan, islenmiş, is bulaşmış. İs verecek bir biçimde (yanmak).