Sonu ER ile biten 3 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "er" olan 3 harfli toplam 20 adet kelime bulundu. Sonu er ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Ayrıca, başında er olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde er olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GER

Kene. Kahverengi inek. Karnı, bacağı, burnu ya da kulakları beyaz ile siyah arası renkte olan keçi, eşek vb.hayvanlar (için)-.Bizim ger keçi gelmedi. Keçi ve benzerleri hayvanlarda tam siyah olmayan, siyahla beyaz arası bir renk. Açık maviye yakın, gök renginde (keçi): Ger keçi gitti. Kestane renginde (eşek). Kahve rengi ile sarı arası renk (keçi için): Ger keçiyi satalım önce. Başı beyaz olan keçi: Bu keçinin oğlağı ger. Güzel ve kuvvetli (inek için): Bizim ger ineği tren ezmiş. Dut ağacının budanmayıp seneye kalan dallan: Senin ağaçlar ger bana yaramaz. Çengelli iğlerin ucundaki tel çengel: İğin geri eğrildi. Leke: Bu ger çıkmıyor. Meyvelerin özsuyu: Almanın geri çıkmış. Tek tük ağaç bulunan kayalık yer. Dağ ve tepelerin üzerindeki yüksek burun. Dişi ördek: Bugün çayda iki ger gördüm. Ekşi. Uyuz hastalığı. Eski türkçe kermek: 'teşi'nin tepesinde bulunan ipliğin geçirildiği çengel. Mısır, kabak ve benzerleri bitkilerin saydamsı görünüşlü olan gövde ve dallarına verilen isim. Granüllü endoplazmik retikulum.

BER

Davar sağılan yer, ağıl. Davarın sağılma zamanı. Koyunların sıra halinde sağılması.

ÇER

Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Yaramaz (çocuklar hakkında). Zehirli küçük böcek. Hayvan anlamında kullanılır: Çer gelmiyor ki. Hastalık (daha çok hayvanlar hakkında): Çer değmiş at kaçtı. İlenç olarak söylenir: Çer deye. Kayısı kurusu.

YER

Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

VER

Çapalama, ayıklama: Ver zamanı geçiyor, bostana bakamadım.

CER

Çekme, sürükleyerek götürme.

ZER

Altın.

MER

Meğer.

PER

Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Dişlerde, dilde hastalık, açlık nedeniyle olan sarı tortu, pas. Çark, değirmen ve vapurun pervanesi. Değirmen çarkının kepçeleri. Davarların sağıldığı yer, ağıl. Zar, ince tabaka. Sulu yiyeceklerin üstünde oluşan ince zar. Diş kökü. Dokumacılıkta, dokunan bezin selmi denilen direğe bir kez sarılması. Ark suyunu tarlaya çevirerek yapılan sulama işlemi. Küçük çivi, ayakkabı çivisi. Değirmen çarkının iç bölümünü oluşturan parçalar. Pervane. Kuş kanadı. Değerli ev araçları. Koyun ağılı. Kapıların iç tarafındaki ağaç sürgünün hareketsiz kalmasını sağlayan ağaç parçaları. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta). Su değirmeni çarkındaki ağaç parmaklar. (Köprü Şarkikaraağaç Isparta). Protein etkinlik derecesi.

KER

Kuvvet, kudret.

FER

Parlaklık, aydınlık. Canlılık. Güç, kuvvet.

ŞER

Kötülük, fenalık. Kötü, fena. Yaramaz. Söz. Şehir. Arapça kökenli şerr: kötülük; sataşmayı huy edinmiş kötü tabiatlı kimse; şerli' de denir. Kent.

NER

Nehir - neri: nehri.

TER

Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).

EER

Eğer. Eyer.

RER

Granüllü endoplazmik retikulum.

DER

Diğer. Ter. Granülsüz endoplazmik retikulum.

HER

Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

AER

Granülsüz endoplazmik retikulum.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük