ENİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eni" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. eni ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eni ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ENİŞKELENDİRMEK

10 harfli kelimeler

ENİZÇAKIRI

9 harfli kelimeler

ENİKLEMEK, ENİHLEMEK, ENİYİLEME

8 harfli kelimeler

ENİKLEME, ENİKLECİ, ENİKONUM, ENİSALKI, ENİŞİREK

7 harfli kelimeler

ENİKONU, ENİCEYH, ENİLEME, ENİPDİN

6 harfli kelimeler

ENİŞTE, ENİCEH, ENİHON, ENİKLİ, ENİMEÇ, ENİMEK, ENİPTA, ENİŞDE, ENİŞKE

5 harfli kelimeler

ENİRE, ENİSE, ENİYH, ENİZE

4 harfli kelimeler

ENİK, ENİR, ENİÇ, ENİG, ENİH, ENİL, ENİN, ENİS, ENİŞ, ENİT, ENİZ

Bazı kelimelerin anlamları

ENİ

Küçük kardeş. Ne, soru edatı. Aynı.

ENİŞTE

Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası.

ENİKONUM

Hısım akraba.

ENİPDİN

İlkönce.

ENİSALKI

Bir işi ağırdan almayı, geciktirmeyi anlatır.

ENİHLEMEK

Yavrulamak (kedi, köpek).

ENİLEME

İnceleme, derinden derine araştırma.

ENİYİLEME

Bir dizgenin ya da bir izlencenin, çalışma süresi, bellek sığası ve benzerleri değişkenlerle ilgili olarak verilen bir amaca göre en etkin biçimde çalışması için yapılan tasarım ve değiştirme çalışması.

ENİKLEME

Eniklemek işi.

ENİCEYH

Hemen; anında; o an.

ENİŞİREK

Meyil, iniş.

ENİKLEMEK

Kedi, köpek vb. doğurmak.

ENİKLECİ

Gebe kalmış köpek ve kedi.

ENİŞKELENDİRMEK

Alçaltmak, seviyeyi düşürmek.

ENİKONU

İyiden iyiye, iyice, oldukça.

ENİZÇAKIRI

Adana şehri, Tepecikören bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ENİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

AÇILAMA

Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

ACENTELİK

Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ACIPAYAM

Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük