EM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "em" olan, toplam 396 adet kelime bulunmaktadır. em ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu em ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde em olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

EMİRLERYENİCESİ, EMÜLSİYONLAYICI

14 harfli kelimeler

EMBRİYOGENEZİS

13 harfli kelimeler

EMNİYETSİZLİK, EMBRİYOLOJİST, EMEKLENDİRMEK, EMPROVİZASYON, EMZÜYHLENMEYH

12 harfli kelimeler

EMBRİYOLOJİK, EMPRESYONİST, EMPRESYONİZM, EMBOLİFORMİS, EMBRİYOBLAST, EMBRİYOGENEZ, EMBRİYONELİS, EMDİREBİLMEK, EMERBOŞALTIM, EMPRENYELEME, EMREDEBİLMEK, EMZİREBİLMEK

11 harfli kelimeler

EMANETÇİLİK, EMBRİYOLOJİ, EMPERYALİST, EMPERYALİZM, EMSALSİZLİK, EMASKÜLATÖR, EMBRİYOGENİ, EMBRİYOPATİ, EMBRİYOTOMİ, EMDİREBİLME, EMEKÇİLEŞME, EMENKÖMENCİ, EMİRÜLÜMERA, EMİLEBİLMEK, EMİRAŞIKLAR, EMİRDASTARI, EMREDEBİLME, EMREMSULTAN, EMÜLSİFİYER, EMZİREBİLME

10 harfli kelimeler

EMBRİYOLOG, EMEKTARLIK, EMİŞTİRMEK, EMNİYETSİZ, EMPERMEABL, EMPREZARYO, EMREYLEMEK, EMZİRİLMEK, EMASİASYON, EMBELLEMEK, EMBRİYOFOR, EMBRİYONEL, EMBRİYOTOM, EMENDİRMEG, EMENDİRMEK, EMİLEBİLME, EMİNEFENDİ, EMİNENSİYA, EMİNPINARI, EMİRAZİZLİ, EMİRBERLİK, EMİRCEOĞLU, EMİRFAKILI, EMİRHACILI, EMİRHAYDAR, EMİRİNKÖYÜ, EMİRSULTAN, EMİSSARYUM, EMİŞBELENİ, EMİŞDİRMEK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

EMAYLAMAK, EMDİRTMEK, EMEKÇİLİK, EMEKLEMEK, EMEKLİLİK, EMİŞTİRME, EMNİYETLİ, EMREYLEME, EMZİRİLME, EMZİRTMEK, EMANASYON, EMANULLAH, EMAYELEME, EMBELEŞİK, EMEBİLMEK, EMEDENNEN, EMEKLİLER, EMENEŞGEN, EMENEŞKEN, EMERETSİZ, EMERGİNAT, EMETULLAH, EMİCEKLİK, EMİCİKILI, EMİLGATİL, EMİNCELER, EMİNELLER, EMİRBENİM, EMİRDOĞAN, EMİRHALİL, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

EMANETÇİ, EMANETEN, EMARECİK, EMAYLAMA, EMDİRMEK, EMDİRTME, EMEKLEME, EMİRGAZİ, EMİRNAME, EMRETMEK, EMRİVAKİ, EMSALSİZ, EMZİKSİZ, EMZİRMEK, EMZİRTME, EMALİKEN, EMBEDİNG, EMBOLİZM, EMBRİYON, EMCEKLİĞ, EMEBİLME, EMEKÜLÜS, EMELİYET, EMERBORU, EMERETLİ, EMERGENS, EMERTROP, EMİCİKÖK, EMİNAÇMA, EMİNEKİN, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

EMBESİL, EMBRİYO, EMDİRME, EMEKSİZ, EMEKTAR, EMİLMEK, EMİNÖNÜ, EMİRBER, EMİRCİK, EMİRDAĞ, EMİSYON, EMİŞMEK, EMLAKÇI, EMLEMEK, EMNİYET, EMPRİME, EMRETME, EMRİHAK, EMZİKLİ, EMZİRİŞ, EMZİRME, EMAYELİ, EMBATES, EMBELEK, EMBİLAĞ, EMBOLİK, EMBOLUS, EMBOLÜS, EMCELLİ, EMDİRİK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

EMANET, EMARET, EMEKÇİ, EMEKLİ, EMİLME, EMİŞME, EMLEME, EMPATİ, EMPOZE, EMAÇER, EMBELİ, EMBİCİ, EMBİLE, EMBOLİ, EMECAN, EMECEN, EMECİK, EMECÜK, EMEÇER, EMEGAN, EMEGEN, EMEGÜL, EMEĞEN, EMEĞİL, EMEĞRA, EMELEK, EMELLİ, EMELYA, EMENCE, EMENET, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

EMARE, EMAYE, EMCEK, EMCİK, EMİCİ, EMLAK, EMLİK, EMMEÇ, EMMEK, EMRAZ, EMSAL, EMTİA, EMVAL, EMZİK, EMAME, EMBEL, EMBER, EMCET, EMCİN, EMÇEK, EMECİ, EMELE, EMEME, EMERE, EMESE, EMEŞE, EMETE, EMETİ, EMEZE, EMGEÇ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

EMAN, EMAY, EMEÇ, EMEK, EMEL, EMEN, EMET, EMİK, EMİN, EMİR, EMİŞ, EMME, EMMİ, EMBE, EMCE, EMCİ, EMÇE, EMÇİ, EMER, EMGE, EMİM, EMİT, EMİZ, EMLİ, EMRE, EMRİ, EMTİ, EMUM, EMZE

3 harfli kelimeler

EMA, EME, EMİ, EMO, EMS, EMÜ

2 harfli kelimeler

EM

Bazı kelimelerin anlamları

EM

İlaç, merhem.

EMNİYETSİZLİK

Güvensizlik.

EMZÜYHLENMEYH

Bulutların, yağmur yağacak biçimde olması.

EMİRLERYENİCESİ

Bursa şehrinde, Zeytinbağı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

EMBOLİFORMİS

Tıkaç biçiminde olan.

EMÜLSİYONLAYICI

Emülsifiyer.

EMBRİYOBLAST

Ektoderm hücrelerinin oluşturduğu iç hücre kitlesi.

EMPROVİZASYON

Doğaçlama.

EMBRİYONELİS

Embriyoyla ilgili olan.

EMBRİYOGENEZ

Embriyonun oluşma ve gelişme süreci. Embriyogeni. Embriyonun oluşma ve gelişme süreci, embriyogeni.

EMBRİYOGENEZİS

Embriyoda organogenezis ve farklılaşmanın biçimlendiği dönem. Bu dönemde embriyo döl yatağına implante olur.

EMPRESYONİZM

İzlenimcilik.

EMBRİYOLOJİST

Yumurtanın döllenmesi için gerekli olan koşulları sağlayan, ileri derecede laboratuvarlarda eğitilmiş, aynı zamanda embriyonun büyümesi, gelişmesi, olgunlaşması ve korunması hususunda uzmanlaşmış kişi.

EMEKLENDİRMEK

Yormak, zahmete sokmak.

EMBRİYOLOJİK

Embriyoloji ile ilgili.

EMPRESYONİST

İzlenimci.

  -   -   -  

Anlamında EM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ACEMİCE

Toyca, beceriksizce, acemicesine.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

ABASIZ

Aba giymemiş olan.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ACEMLEŞTİRMEK

Acemleşme işini yaptırmak.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ACEMİLEŞME

Acemileşmek durumu.

ACEMLEŞME

Acemleşmek durumu.

ACEMLEŞTİRME

Acemleştirmek işi.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük