Sonu EHDİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ehdi" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ehdi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ehdi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ehdi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EHDİ

Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).

MEHDİ

Doğru yolda olan, hidayete ermiş olan.

YEHDİ

Yaramaz, haylaz, terbiyesiz. Yetim, öksüz.

  -   -   -  

Anlamında EHDİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EHDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

RUAT

Bulut, gök gürültüsü. Konuşkan. Tehdit eden.

GÖZDAĞI

Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma, tehdit.

AVKALAMAK

Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

TEHDİTKAR

Tehdit dolu, tehdit edici.

CELALİ

İlkin Yavuz Sultan Selim zamanında Turhal'da Mehdilik savı ile ortaya çıkan Bozok'lu Derviş Celâl'ın adamlarına ve ondan yana olanlara, sonraları da türeyen tüm eşkiyaya verilen ad. İlk olarak Yavuz Sultan Selim döneminde ortaya çıkıp devlete isyan eden Bozoklu Derviş Celâl'in adamlarına ve ondan yana olanlara, sonraları da ortaya çıkan bütün eşkıyaya verilen ad. Yüceliğe mensup.

TEHDET

Arapça kökenli tehdid: tehdit.

ZARFÇI

Tenha bir yolda yere içi doluymuş gibi görünen zarf veya cüzdan bırakan, sonra da bunları bulup alan kimseyi suçlayarak, tehdit ederek para sızdıran dolandırıcı, papelci. Sokaklarda iskambil kâğıtlarıyla halkı dolandıran bir tür dolandırıcı, papelci.

ŞANTAJ

Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma.

AVURLAMAK

Tehdit etmek.

YAPMAK

Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.

TEHDİTSİZ

Tehdidi bulunmayan, tehditten uzak.

TEHDİTLİ

Tehdidi bulunan.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük