Kelimeler arşivi içinde; başında "ehdi" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. ehdi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ehdi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ehdi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EHDİYARIRAK
EHDİBAREN, EHDİYAŞLİ
EHDİBAR, EHDİYAT, EHDİYAŞ, EHDİYAR, EHDİYAC, EHDİŞAM, EHDİRAZ, EHDİMAM, EHDİMAL, EHDİLAL, EHDİLAF, EHDİKAR, EHDİDAR
EHDİDA, EHDİZA
EHDİ
EHDİ
Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).
EHDİYARIRAK
İhtiyarca, az ihtiyar.
EHDİYAŞ
Arapça kökenli ihtiyâç: ihtiyaç.
EHDİLAL
Arapça kökenli ihtilâl: ihtilal.
EHDİYAR
Arapça kökenli ihtiyar: ihtiyar.
EHDİBAREN
Arapça kökenli i'tibâren: itibaren.
EHDİKAR
Arapça kökenli ihtikâr: ihtikar.
EHDİYAŞLİ
İhtiyaçlı; yoksul.
EHDİYAT
Arapça kökenli ihtiyat: ihtiyat. Sakıntı, tedbir, ihtiyat.
EHDİLAF
Arapça kökenli ihtilâf: ihtilaf.
EHDİBAR
Arapça kökenli i'itibâr: itibar.
EHDİMAM
Arapça kökenli ihtimâm: ihtimam.
EHDİYAC
İhtiyaç.
EHDİRAZ
Arapça kökenli i'tirâz: itiraz.
EHDİMAL
Arapça kökenli ihtimâl: ihtimal; olabilir ki; mümkündür ki.
EHDİŞAM
Arapça kökenli ihtişâm: ihtişam; eğlence.
Bu bölümde tanımı içerisinde EHDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEHDİTLİ
Tehdidi bulunan.
TEHDİTKAR
Tehdit dolu, tehdit edici.
CELALİ
İlkin Yavuz Sultan Selim zamanında Turhal'da Mehdilik savı ile ortaya çıkan Bozok'lu Derviş Celâl'ın adamlarına ve ondan yana olanlara, sonraları da türeyen tüm eşkiyaya verilen ad. İlk olarak Yavuz Sultan Selim döneminde ortaya çıkıp devlete isyan eden Bozoklu Derviş Celâl'in adamlarına ve ondan yana olanlara, sonraları da ortaya çıkan bütün eşkıyaya verilen ad. Yüceliğe mensup.
ZARFÇI
Tenha bir yolda yere içi doluymuş gibi görünen zarf veya cüzdan bırakan, sonra da bunları bulup alan kimseyi suçlayarak, tehdit ederek para sızdıran dolandırıcı, papelci. Sokaklarda iskambil kâğıtlarıyla halkı dolandıran bir tür dolandırıcı, papelci.
TEHDET
Arapça kökenli tehdid: tehdit.
GÖZDAĞI
Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma, tehdit.
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
ŞANTAJ
Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma.
RUAT
Bulut, gök gürültüsü. Konuşkan. Tehdit eden.
AVKALAMAK
Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
AVURLAMAK
Tehdit etmek.
TEHDİTSİZ
Tehdidi bulunmayan, tehditten uzak.