EF ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ef" olan, toplam 156 adet kelime bulunmaktadır. ef ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ef ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

EFSANELEŞTİRİLMEK

16 harfli kelimeler

EFSANELEŞTİRİLME

15 harfli kelimeler

EFSANELEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

EFSANELEŞTİRME

13 harfli kelimeler

EFENDİBABACIK, EFENDİKÖPRÜSÜ, EFKARIUMUMİYE

12 harfli kelimeler

EFSANELEŞMEK, EFENDİCESİNE, EFLATUNCULUK

11 harfli kelimeler

EFLATUNUMSU, EFSANELEŞME, EFKARLANMAK, EFSANEBİLİM, EFTİKLENMEK

10 harfli kelimeler

EFENDİBABA, EFSUNLAMAK, EFDİKLEMEK, EFENÇUKURU, EFFEYLEMEK, EFİLLENMEK, EFİRAĞIZLI, EFKARLANIŞ, EFKARLANMA, EFSUNCULUK, EFTİKLEMEK

9 harfli kelimeler

EFELENMEK, EFELEŞMEK, EFENDİLİK, EFSUNLAMA, EFANNAMAK, EFELEKOTU, EFENDİCİK, EFENDİKÖY, EFİLDEMEK, EFİNDEFİN, EFİNTEFİN, EFİRDEMEK, EFKELEMEK, EFRASİYAP, EFSANESİZ, EFSELEMEK

8 harfli kelimeler

EFELENİŞ, EFELENME, EFELEŞME, EFENDİCE, EFLATUNİ, EFSANELİ, EFSANEVİ, EFEAĞILI, EFELEKLİ, EFELEMEK, EFEMERAL, EFENDİLİ, EFFECTOR, EFFEKTÖR, EFFERENS, EFFERENT, EFİLDEME, EFİLEMEK, EFİRİKLİ, EFLAKLAR, EFSERMEK, EFSUNKAR, EFTİLEME

7 harfli kelimeler

EFEKTİF, EFEMİNE, EFENDİM, EFLATUN, EFEDRİN, EFEKOTU, EFEKTÖR, EFETUFA, EFGENDE, EFİLEME, EFİSMEK, EFKARLI, EFRİKLİ, EFSECEK, EFSEMEK, EFSİMEK, EFSİNTİ, EFSUNCU, EFSUNLU, EFÜZYON

6 harfli kelimeler

EFELEK, EFELİK, EFENDİ, EFSANE, EFEDİK, EFEKAN, EFEKÖY, EFELER, EFENEK, EFERİM, EFESEK, EFEYİK, EFFECT, EFFERE, EFİCİK, EFİLTİ, EFİRGE, EFİRLİ, EFİRTİ, EFİYEN, EFİYET, EFKERE, EFLANİ, EFSENE, EFSMEK

5 harfli kelimeler

EFDAL, EFECE, EFEKT, EFLAK, EFRAT, EFRİZ, EFSUN, EFSUS, EFDİK, EFEDİ, EFELİ, EFENG, EFENK, EFGAF, EFGAN, EFGEN, EFĞAR, EFİRA, EFİYE, EFKAR, EFKER, EFLEK, EFNAN, EFRUZ, EFSEL, EFSER, EFSİN, EFSÜN, EFŞÜN, EFTEF, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

EFOR, EFAM, EFCİ, EFEK, EFEN, EFİK, EFİL, EFİN, EFİR, EFSA, EFÜZ, EFZA

3 harfli kelimeler

EFE, EFİ

2 harfli kelimeler

EF

Bazı kelimelerin anlamları

EF

Af. Hava. Uzama faktörleri.

EFLATUNUMSU

Rengi eflatunu andıran, eflatuna benzeyen, eflatunsu.

EFSANEBİLİM

Efsanelerin tümünü içine alan ve onları dizgesel bir biçimde inceleyen bilim dalı.

EFSANELEŞTİRİLMEK

Efsane niteliği kazandırılmak.

EFSANELEŞTİRİLME

Efsaneleştirilmek işi.

EFLATUNCULUK

Eski Yunan Filozofu Eflatun'un ülkücülüğünü örnek alan güzellik anlayışı (XV-XVI. yüzyılda Avrupa'da belirmiştir).

EFENDİBABACIK

Efendibaba sözünün sevgiyle dolu söylenen biçimi.

EFKARIUMUMİYE

Kamuoyu.

EFSANELEŞMEK

Efsane durumuna gelmek.

EFENDİKÖPRÜSÜ

Kütahya şehrinde, Çavdarhisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

EFTİKLENMEK

Zaman geçirmek, oyalanmak, eğlenmek.

EFSANELEŞTİRMEK

Efsane durumuna getirmek.

EFENDİCESİNE

Efendice.

EFSANELEŞME

Efsaneleşmek işi.

EFKARLANMAK

Tasalanmak, kaygılanmak, üzülmek.

EFSANELEŞTİRME

Efsaneleştirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında EF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALBÜM

Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

AGEL

Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AKŞAMSEFASI

İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).

ALTIŞAR

Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında altısı bir arada olan, her birine altı.

AMAÇ

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

AKAÇLAMA

Akaçlamak işi, tefcir, drenaj.

ALİCENAP

Cömert. Onurlu, şerefli. Onurlu, şerefli bir biçimde.

AHİZE

Telefonda seslerin duyulduğu ve iletildiği parça.

ALTMIŞAR

Altmış sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine altmış, her defasında altmışı bir arada olan.

ALÇAKÇA

Oldukça alçak. (alça'kça) Alçak, aşağılık kimselere yaraşırcasına, sefihane.

ALTES

Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.

AJANDA

Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.

ALO

Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.