DUVA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "duva" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. duva ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu duva ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde duva olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DUVAKLANMAK, DUVARSEDEFİ

10 harfli kelimeler

DUVAKLAMAK, DUVAKLANMA, DUVARCILIK, DUVAKCILIK, DUVAKÇILIK, DUVARAYAĞI

9 harfli kelimeler

DUVAKLAMA, DUVAKLICA, DUVARGÖZÜ

8 harfli kelimeler

DUVAKSIZ

7 harfli kelimeler

DUVAKÇI, DUVAKLI, DUVARCI, DUVADAK, DUVAHLI, DUVAHLİ, DUVARLI

6 harfli kelimeler

DUVAGI, DUVAĞI

5 harfli kelimeler

DUVAK, DUVAR, DUVAÇ, DUVAG, DUVAĞ, DUVAH, DUVAN

Bazı kelimelerin anlamları

DUVA

Dua.

DUVAKSIZ

Duvağı olmayan.

DUVAKLAMAK

Başını ve yüzünü duvakla örtmek.

DUVARCI

Duvar ören nitelikli işçi.

DUVARSEDEFİ

Dalak otu.

DUVAKLANMA

Duvak örtünme.

DUVAKCILIK

Tandır üzerine sert ve yassı taştan kapak yapma sanatı.

DUVAKLANMAK

Duvak örtünmek. Gelin olmak.

DUVAKÇI

Duvak yapan veya satan kimse.

DUVAKLICA

Yenilebilen, lezzetli bir çeşit mantar.

DUVAKÇILIK

Duvakçının yaptığı iş.

DUVAKLI

Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.

DUVARAYAĞI

(Mimarlık) Yapılarda süs öğesi olmaktan başka görevi olmayan, duvara yapışık, üzerinde yukarıdan aşağı yivler bulunan yarım ayak.

DUVARGÖZÜ

Raf olarak kullanılmak üzere duvar içine açılmış oyuk. İçine heykel yerleştirilen, üstü küçük yarım kubbeli ya da düz olan duvar oyuğu.

DUVAKLAMA

Duvaklamak işi.

DUVARCILIK

Duvarcının yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında DUVA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DUVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

BARBATA

Kalelerde mazgal ve mazgal siperlerinin oluşturduğu girintili çıkıntılı dış duvarların üst bölümü, kale korkuluğu.

BALKON

Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.

BURÇ

Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

BAĞDADİ

Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

BEZEKÇİ

Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

ALÇICI

Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.

BARBAKAN

Kale duvarlarında düşmana ok atmak için açılmış delik.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

APLİK

Duvar şamdanı, duvar lambası.

BALYOZ

Taş kırma, kazık çakma, duvar yıkma vb. işlerde kullanılan, çok iri, ağır çekiç, varyos.

AVLU

Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.

BEDEN

Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Giysilerde ölçü. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Kale duvarı.

BAĞLAMA

Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.