Sonu DALGIN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dalgın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dalgın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dalgın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dalgın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DALGIN

Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.

  -   -   -  

Anlamında DALGIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DALGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DALGINCA

Dalgın bir biçimde, dalgın olarak.

DİKKATSİZLİK

Dikkatsiz olma durumu, dalgınlık, savrukluk, özensizlik.

MAHMUR

Sarhoşluğun sebep olduğu sersemlik içinde olan. Süzgün, dalgın bakışlı (göz). Uykudan sonra üzerinde sersemlik, ağırlık bulunan.

ZÜHUL

İş çokluğu veya dalgınlık sebebiyle yanılma, geciktirme, ihmal etme.

AŞĞAL

Gaflet, dalgınlık.

DALGA

Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

ALĞUN

Renksiz, cılız, zayıf, hastalıklı, yılgın. Lâğım, su yolu. Dalgın.

DALGINLAŞMA

Dalgınlaşmak işi.

DALGINLIK

Dalgın olma durumu. Dalgınca davranış. Derin uyku durumu.

AFYONLU

İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.

SAYIKLAMAK

Uykuda veya bir hastalığın verdiği dalgınlık sırasında anlamsız, tutarsız sözler söylemek. İstediği, özlediği bir şeyden sürekli söz etmek.

SARHOŞLUK

Sarhoş olma durumu, esriklik, mestlik, sermestlik, sermesti. Dalgınlık, şaşkınlık.

UNUTMAK

Aklında kalmamak, hatırlamamak. Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak. Bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak. Bir şeyi yapamaz duruma gelmek. Bağışlamak. Hatırdan, gönülden çıkarmak.

SÜRÇMEK

Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek. Dalgınlıkla yanlış bir iş yapmak, yanılmak.

FALCILIK

Falcının yaptığı iş, bakıcılık. Falın daha iyi çıkması için kişinin mücevherlerini kullanmak isteyip, dalgınlıktan yararlanarak çalma işi.

BUĞULU

Üzerinde buğu bulunan, buğulanmış. Yaşlı, nemli. Süzgün, dalgın bakışlı olan (göz). Dokunaklı, pes (ses).

DALGINLAŞTIRMAK

Dalgın duruma getirmek.

DALGINLAŞMAK

Dalgın duruma gelmek.

SEHVEN

Dalgınlık veya unutkanlık sonucunda oluşan yanlışlıkla.

DİKKATSİZ

İşinde dikkatli davranmayan, dalgın, savruk, özensiz.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük