Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bulaşmak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bulaşmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bulaşmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bulaşmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BULAŞMAK
Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek. Hastalık geçmek, sirayet etmek. İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak. İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek. Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek.
ZOBULAŞMAK
İrileşmek. Zorbalaşmak.
TABULAŞMAK
Tabu kabul edilmek, tabu gibi görünmek, tabu değeri kazanmak, tabu durumuna getirilmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BULAŞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KANLANMAK
Kan bulaşmak. Bir organda kan birikmek. Kanı çoğalmak.
BULAŞIVERMEK
Çabucak bulaşmak.
OHMAK
Bulaşıcı hastalığı olanın hastalığı başkasına geçmek, bulaşmak.
PİSLENMEK
Pis olmak, pisliğe bulaşmak.
SIVAŞMAK
Bulaşmak, üstüne sürülmek. Sıvık veya sıvışık bir duruma gelmek.
KİREÇLENMEK
Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.
YAYILMAK
Yayma işine konu olmak veya yayma işi yapılmak. Genelleşmek. Genişlemek, büyümek. Rahat bir biçimde, sere serpe oturmak. Serilmek, döşenmek. Ayrıntıya girmek, açılmak. Koyun, inek vb. otlamak. Kaynağından çıkan ışık, doğru çizgiler hâlinde türlü yönlere dağılmak. Hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak. Herkes tarafından duyulmak.
BULAŞMA
Bulaşmak işi.
ÇOKMAK
Köpek havlamak. Davar sürüsü bir yere toplanarak yayılmak. Geçmek, bulaşmak: Ahmet'in yanına oturma, hastalığı sana çokar. Tokmak. Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek. 1.Çökmek, göçmek, yıkılmak. Örtmek. Toplanmak, üşüşmek, hücum etmek, çullanmak.
SIVIŞMAK
Bulaşmak, yayılmak, sıvaşmak. Haber vermeden sessizce gidivermek, kaçmak.
ÇAMURLANMAK
Üzerine çamur sıçramak, bulaşmak. Kötülenmek, sataşılmak.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
GİRMEK
Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.
GİARDİYOZİS
Kedi ve köpeklerde Giardia türlerinin neden olduğu, iştahsızlık, depresyon, yumuşak, parlak renkli, yulaf ezmesi kıvamında ve mukuslu bir ishalle belirgin, zamanla gelişme geriliği ve kaşeksiye neden olan bir hastalık. İnsanlarda ise enfeksiyona Giardia lamblia neden olmakta ve hastalık kontamine gıda ve suyla doğrudan insandan-insana temasla bulaşmaktadır, lambliyazis, lambliyozis.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
AĞDALANMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.
BALLANMAK
Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.
ÖĞMEK
Kılmak (namaz): Bacı kuşluk namazını öğer. Birisini izlemek, gözlemek. Karıştırmak. Emmek (toprağın su emmesi için). Yağ ve benzerleri şeyler döküldüğü yer ya da kumaşın içine geçmek, yayılmak. Yağ, boya ve benzerleri şeyler bulaşmak. Kömür yavaş yavaş yanarak kor durumuna gelmek. Meşe kümesi. Aksırıp tıksırmak. Kusmak. Etkilemek, duygulandırmak : Güzel ses adamın içini öğer. Yağlı nesneler döküldüğü yere yayılmak, geçmek. Gelini uğurlama töreni yapmak (genellikle gece): Gelini öğdük. Kusar gibi ses çıkarmak. Yayıktan biriken yağları çıkarmak.
BELENMEK
Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.
TABULAŞMA
Tabulaşmak durumu.